Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2019/1486 · K. 2020/1542
11. Hukuk Dairesi 2019/1486 E. , 2020/1542 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11/04/2013 gün ve 2010/125 - 2013/214 sayılı kararı bozan Daire'nin 15/11/2018 gün ve 2016/13808 - 2018/7111 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket temsilcilerinin parasını istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kâr verileceği vaadi nedeniyle 26.01.1999 tarihinde 90.090,00 DM ödeme yaptığını, davalıların yasalara aykırı şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 Euroluk kısmını fiili ödeme günündeki kur üzerinden faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, ıslahla 90.090,00 DM karşılığı 106.216,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, bir kısım hisselerini sonradan devrettiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını, savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Davalılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığından bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41. maddesinde 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ''31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır. Bu durum karşısında, mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu'nun 16. maddesi ve anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerektiğinden davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.11.2018 tarih 2016/13808 Esas, 2018/7111 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak, mahkeme kararın yukarıda açıklanan değişik gerekçeyle re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15.11.2018 tarih 2016/13808 Esas, 2018/7111 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın değişik gerekçeyle re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri karar düzeltme harcının istekleri halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, 17/02/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.