Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2019/2363 · K. 2019/16911
9. Hukuk Dairesi 2019/2363 E. , 2019/16911 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait ... Mağazasında mağaza ikinci müdürü unvanı ile 01/06/2015 tarihinden iş akdinin hiçbir sebep gösterilmeksizin haksız olarak feshedildiği 04/11/2016 tarihine kadar çalıştığını, çalıştığı süre içerisinde akdin ne haklı ne de geçerli sebeple feshine sebep olabilecek herhangi bir davranışının olmadığını, davacıya geçerli bir sebep gösterilmediği gibi herhangi bir ihtar veya uyarı yazısı tebliğ edilmediğini, iş akdinin davalı işveren tarafından davacının başka şehirde çalışmak için tarafına sunulan mağazalardan seçim yapmaması nedeniyle feshedildiğini, davalının feshin son çare olması ilkesini ihlal ettiğini iddia ederek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının hizmet akdine dayalı olarak 01/06/2015 tarihinden beri İstanbul ... mağazasında mağaza 2. müdürü olarak çalışmakta iken iş akdinin 04/11/2016 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi gereğince ihbar ve kıdem tazminatı ödenerek feshedildiğini, davacının pilot bölgesel mağaza 1. müdürlüğü terfi sürecinde atamaya hak kazandığını, terfi sürecine başvuru koşullarında A Bölgesindeki tüm illerde görev alabileceğini taahhütname ile taahhüt etmiş olmasına karşın atama süreci netleşince atama yapılacağı davacıya bildirildiğinde davacının İstanbul dışında görev almayı reddettiğini, yazılı savunması alındığında haklı ve geçerli bir neden sunamadığını, davacının belirsiz süreli iş sözleşmesini imzalamakla müvekkil şirketin atama yapacağı her mağazada çalışacağını kabul ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davalı işyerinde çalışan davacının davalı işverenin Pilot Bölgesel Mağaza 1. Müdürü terfi sürecinde atanmaya hak kazandığı ve terfi sürecinde başvuru koşullarından olan A bölgesindeki tüm illerde görev yapabileceğini taahhütname ile taahhüt ettiği, atama süreci sonunda da buna uygun atama yapılınca atamayı kabul etmeyerek İstanbul dışında çalışmayı reddettiği, ancak dosyada davacının imzaladığı taahhütname incelendiğinde açıkça A bölgesindeki yerlere gitmeyi kabul ettiği, buna göre bu süreç boyunca atamaya kadar hiç bir evrede bu konuda bir çekince koymadığı, davacının 4. olarak bu sınavı kazandığı ve İstanbul'da bulunan sadece 3 yer olup, bunların da ilk 3 sıradakiler tarafından tercih edildiği, davacıya da İstanbul'da boş kadro kalmayınca Yalova, Manisa, Antalya'daki mağazaların önerildiği, davacının 2 aylık program sürecinde programdan çıkma imkanı varken bunu kullanmadığı, ayrıca taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 12.6 maddesi gereğince davacının davalı işverenin yurt içi ve yurt dışındaki tüm mağazalarında çalışmayı da kabul ettiği, neticede gerek iş sözleşmesindeki hüküm, gerekse davacının taahhütnamedeki açık taahhüdü karşısında işverenin yönetim yetkisini objektif kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. D) İstinaf başvurusu : İlk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti: Bölge adliye mahkemesince, davacının 11/08/2016 tarihinde atama taahhütnamesi imzaladığı, imzalanan atama taahhütnamesinde adaylık süreci sonunda başarılı olanların tercih ettiği bölge kapsamında atamasının yapılacağı, süreç sonunda başarılı olunmaz ise 2. müdür olarak çalışmaya devam edileceğinin belirtildiği, davacının bu durumu bildiği, davacının mağaza 1. müdürlüğü programını kazandığı, adaylık sürecinde başarılı olduğu, programı bitirdiği, davacının ailevi nedenlerden dolayı İstanbul’da kalmak istediğini bildirerek işyeri uygulamasından dönülmesini işverenden talep ettiği, davalı işverenin bu talebi kabul etmeyerek sözleşmesini sona erdirdiği, davalı işverenin almış olduğu işletmesel karar nedeniyle işyerinde terfi usulü getirildiği, davacının imzaladığı iş sözleşmesinde ve atama taahhütnamesinde de işveren tarafından yapılan atamayı kabul ettiği, davacının adaylık döneminde programdan ayrılma hakkı olduğu halde programa devam ettiği, talep dilekçesinde 2. müdür olarak çalışmaya devam edebileceği konusunda talebinin olmadığı, davacıdan Yalova, Manisa ve Antalya’daki mağazalardan birini seçmesinin istendiği ancak davacının kabul etmediği, işverenin yönetim hakkı kapsamında işyerindeki iç işleyişi belirleme yetkisi olduğu, davalı işverenin yönetim hakkına dayanarak davacının iş sözleşmesini sona erdirdiği, yönetim hakkının kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığı, yapılan feshin geçerli olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. F) Temyiz başvurusu : Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur. G) Gerekçe: Davalı şirkete ait İstanbul ... mağazasında ikinci müdür olarak çalışan davacının iş akdi, pilot bölgesel mağaza birinci müdürlüğü terfi süreci sonunda atanmaya hak kazanmasına karşın İstanbul dışına ataması yapılınca atamayı kabul etmemiş olması nedeniyle geçerli nedenle feshedilmiştir. Davacı işçi eşinin İstanbul'da bir işyerinde çalışması ve terfi almış olması nedeniyle İstanbul dışına çıkmasının aile düzenini bozacağı ve evlilik müessesini zedeleyeceğini, başka şehirde çalışmak için tarafına sunulan mağazalardan seçim yapmaması nedeniyle işverence yapılan feshin son çare olma ilkesine de aykırı olduğunu ileri sürmektedir. Davalı ise davacının terfi sürecine başvuru sırasında A Bölgesindeki tüm illerde görev alabileceğini taahhütname ile taahhüt etmiş olmasına karşın atama yapılacağı davacıya bildirildiğinde davacının İstanbul dışında görev almayı reddettiğini, farklı mağazalarda çalışmanın mağazacılık işinin bir gereği olduğu halde davacının iş sözleşmesine ve imzaladığı taahhütnameye aykırı şekilde yeni görev yerini kabul etmemesinin geçerli fesih nedeni olduğunu savunmuştur. Uyuşmazlık, davacının terfi hakkı kazanması ve il dışında görevlendirilmesi sonrasında ailevi nedenlerle terfi hakkından feragat ederek eski görev yerinde ve eski göreviyle çalışmak istemesinin geçerli fesih sebebi sayılıp sayılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Davacının lehine olan terfiden vazgeçmesi aleyhine yorumlanamaz. Bu nedenle işverenin yaptığı feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından, işe iade davasının kabulü yerine yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. 4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ve İlk Derece Mahkemesi kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE, 3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5-Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca belirlenen 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Alınması gereken 44,40 TL. karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL. karar- ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Davacının yaptığı harçlar dahil toplam 266,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8- Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine, 9-Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, Kesin olarak 30.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.