Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2019/2823 · K. 2023/5862
12. Ceza Dairesi 2019/2823 E. , 2023/5862 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/95 E., 2016/202 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2016 tarihli ve 2016/95 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz nedenleri; 1.Verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna, 2.Eksik inceleme ile karar verildiğine, 3. Katılan kurum lehine vekalet ücretin hükmedilmediğine, 4.Diğer nedenlere,İlişkindir .
III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel mahkemenin kabulü; "Yapılan açık yargılama sonunda sanıkların savunmaları, katılan vekilinin iddiaları, teslim tesellüm tutanakları, olay yeri krokisi, olay yeri inceleme raporu, fotoğraflar, müze raporu, olay yeri görgü tespit tutanağı, rızaen muhafaza altına alma tutanağı, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde olay tarihinde sanıklardan ...'ın koordinesinde sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'un ... ilçesi, ... Köyü, ... mevkiinde tarihi eser aramak amaçlı olarak plan yaptıkları, bu doğrultuda olay yerine gittikleri, sanıklardan ... ile ...'ın kazı yapılırken gözcülük yapmaya başladıkları, ...'nun kepçe oparatörü olarak çalıştığı, ... ve ...'ın da define arama çubuğu ile arama yaptıkları, bu süreçte yarım saat kadar çalıştıkları, ancak kolluğa yapılan ihbar sonrasında kolluğun suç üstü sanıkları yakaladığı, sanıklardan ... ile ... yakalanmamışlar ise de tüm sanıkların beyanlarında birlikte yaptıklarını ikrar ettikleri anlaşılmakla; sanıklardan ...'ın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik soyut inkarına itibar edilmeksizin sabit görülen kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun ayrı ayrı cezalandırılmalarına, Her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında iddianame ile 2863 sayılı yasaya muhalefet ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarını, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında iddianame ile 6136 sayılı yasaya aykırılık suçunu işlediklerinden bahisle ayrı ayrı cezalandırılmaları istemi ile kamu davaları açılmış ise de sanıkların atılı suçları işlediklerine dair soyut iddia dışında, sanıkların savunmalarının aksini gösterir mahkumiyetleri için yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, her hukuk devletinde kabul edilen ve masumluk karinesi ile sıkı bir ilgisi bulunan şüpheden sanık yararlanır ilkesine göre yapılan ceza muhakemesinin sonunda fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin yüzde yüz açıklığa ulaşmadığı, bu durumda mahkumiyet kararının verilemeyeceği, Anayasa'nın 38 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 11 inci, İnsan Hakları ve Avrupa Sözleşmesi' nin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında açıkca belirtilmiş olup, bu ilkenin kabul edilmesinin sebebinin de bir suçlunun cezasız kalmasının bir masumun mahkum olmasına tercih edilmesinden kaynaklandığı, atılı suçların işlendiği yönünde iddianın şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk kuralı gereğince sanıkların atılı suçlardan suçun sabit olmaması nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir." denmiştir. B. Sanık ... savunmasında;"Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, ben tır şoförüyüm, iş makinesini taşırız, iş makinesini ... kiralamış bizde arkadaşım Sebahattin ile birlikte makineyi tır çekicisine yükledik, ...'ı takip ettik, makineyi köyün orada indirdik, makine gitti, nereye gittiklerini bilmiyorum, benim hiçbir şeyden haberim yoktur, biz köyün orada bekliyorduk, biz arabada yatıp dinleniyorduk, ben ne kazıdan ne silahtan haberdar değilim, ben sadece patronumun talimatıyla şoförlük yaptım, öncelikle beraatimi isterim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim, dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur. C.Sanık ... savunmasında;"Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, ben şoförüm, iş makinesini köye kadar götürdük, köyde bekliyorduk, kazıdan ve silahtan haberim yoktur, atılı suçlamayı kabul etmiyorum, öncelikle beraatimi isterim, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim, dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.