İçtihatYargıtay8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2019/4391 · K. 2021/4322
- Esas No
- 2019/4391
- Karar No
- 2021/4322
- Karar Tarihi
- 25.05.2021
Karar Metni
8. Hukuk Dairesi 2019/4391 E. , 2021/4322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Ve Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, muhdesatın tespiti ve tazminat davasının, asıl ve birleşen dava yönünden kabulüne, asıl davalı köy tüzel kişiliği yönünden husumet yokluğundan reddine dair karar verilmiş olup hükmün birleşen davalı ...Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Asıl ve birleşen dosyada, davacı vekili, 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki tüm fıstık ağaçları ve bağ omcalarının vekil edeninin murisi ve vekil edeni tarafından yetiştirildiğini, dava konusu taşınmaz üzerinden davalı ...ye ait enerji nakil hattı geçtiğini, hatlardaki arıza nedeni ile çıkan yangın sonucunda taşınmazdaki bir kısım ağaçların ve bağ omcalarının yandığını ve maddi zarara uğradığını belirterek, davalı ...Ş. yönünden şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın eylem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, ayrıca taraflarınca tespit dosyası nedeni ile yapılan ve dökümü belirtilen gider avansı-harç toplamı olan 1.115,85 TL'nin tahsiline ve davalı ... ile ... Köy Muhtarlığı yönünden ise, dava konusu taşınmaz üzerindeki tüm fıstık ağaçları ve bağ omcalarının vekil edeni tarafından yetiştirildiğinin tespitine karar verilmesini istemiş, 17.01.2019 havale tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporu doğrultusunda davasını toplamda 14.242,50 TL üzerinden ıslah etmiştir.
Birleşen dosya davalısı ... İletişim Hizmetleri A.Ş.vekili, davanın reddini savunmuştur.
Asıl dosya davalısı Köy Tüzel Kişiliği vekili, keşifte alınan beyanında; taşınmazın davacıya miras kaldığını, 20 yıldır davacının ağaçların bakımını yaptığını belirtmiştir.
Mahkemece, 05.06.2014 tarihli ilk celse de, zilyetliğin tespiti yönünden davanın, davalılar ... Köyü Muhtarlığı ve Hazineye karşı yargılamanın dosya üzerinden devamı, maddi tazminat yönünden davalı ...Ş. yönünden dosyanın tefrikine karar verildikten sonra, ilk hükümle, davanın kabulü ile; fen bilirkişi raporundaki 4 numaralı parsel üzerindeki fıstık ağacı bağ omcasından ibaret muhdesatın davacının zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 27.03.2018 tarihli ve 2015/21519 Esas, 2018/10073 Karar sayılı ilamı ile “…Mahkemece her ne kadar, dava, eda davası ve tespit davası olarak tefrik edilmiş, tespit davasının kabulüne, alacak davasının ise ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş ise de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; davacının eda davasındaki talebi, tespit talebini de içermekte olup; mevcut bir eda davası varken bu eda davasının tefrik edilerek tespit hükmü verilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Davacının talepleri itibariyle davaların birlikte görülmesi gerekirken, hatalı şekilde tefrik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemesince, bozmaya uyma kararı verilerek, tefrik kararı verilen tazminat dosyası birleştirildikten sonra, 18.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 5987.41 m2 alanda ekili bulunan, 20.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen, 5 yaşlarında 17 adet bağ omcası, 15 yaşlarında 4 adet bağ omcası, 36 adet 5 yaşlarından Antepfıstığı, 29 adet 10 yaşlarından Antepfıstığı, 4 adet 15 yaşlarında Antepfıstığı, 2 adet 35 yaşlarında Antepfıstığı ağaçlarının davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, 14.242,50 TL maddi tazminat talebinin olay tarihi olan 01.07.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Muhtarlığına karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm birleşen dosyada davalı ...Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, Birecik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/3 Değişik İş sayılı dosyası ile, davacı vekilinin talebi doğrultusunda, dava konusu yerde çıkan yangının nedeninin ve davacıya ait ağaçların yanması nedeni ile uğranılan zararın tespiti amacıyla 08.07.2013 tarihinde ziraat mühendisi, elektrik-elektronik mühendisi ve fen bilirkişileri eşliğinde mahallinde keşif yapıldığı, keşif sonrası elektrik-elektronik mühendisi bilirkişisinin 15.07.2013 tarihli raporunda, davacının bahçesinin üzerinden ... A.Ş. ye ait baz istasyonuna giden enerji nakil hattının geçtiği, bu nakil hattının ...’a ait enerji nakil hattından enerji aldığı, yangına sebep olduğu iddia edilen direğin seksiyonel direği olduğu, direkte orijinal sigorta kullanılması gerekirken, sigorta yerine doğrudan iletken kullanıldığı, bu durumun da davalı şirketin yangının çıkmasında 8 de 6 oranına kusurlu olmasına sebep olduğu, davacının da meyve ağaçlarının bulunduğu alanda yangına elverişli otlar ile yeterince mücadele etmediğinden, muhtemelen meyve ağaçlarının arasında bulunan kuru otların tutuşması sonucu ağaçları yandığından 8 de 2 oranında kusurlu olduğunu, ...’ a ait enerji nakil hattının yangın ile ilgisi olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Yine dosya içerisinde yer alan, Birecik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sırasında alınan 23.09.2013 tarihli elektrik mühendisi bilirkişi raporunda, yangına sebebiyet verdiği iddia edilen direğin olay yerinin kuzeyinde yaklaşık 7-8 metre mesafede bulunan baz istasyonuna enerji ileten hattın ilk direği olduğu, direk temeli çevresindeki otların ve direğe 30-35 metre mesafedeki yaklaşık 50-60 adet fıstık ağacının kısmen yandıkları, direk üzerinde bulunan yüksek gerilim sigortalarının ve izolaterlerin sağlam olduğu, ayırıcının tam olarak kapalı olduğu ve dava konusu direğin yürürlükteki yönetmeliklere uygun olarak tesis edildiği, elektrik arkı meydana getirecek bir durumun söz konusu olmadığı ve bu nedenlerle yangının elektrik direğinden çıkmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Görüleceği üzere, tespit dosyasında yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu ile Savcılık tarafından alınan bilirkişi raporu arasında, yangına elektrik direğinden çıkan kıvılcımın sebep olup-olmadığı, direğin mevzuata uygun olup olmadığı hususunda çelişkiler oluşmuştur. Eldeki dosyada ise, 13.06.2014 tarihinde yapılan keşfin konusunda uzman elektrik bilirkişisi katılmadan yapıldığı ve böylelikle değişik iş dosyası ve Savcılık dosyasındaki elektrik bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilemediği ortadadır. Hal böyle olunca, Mahkemece, yapılması gereken, gerekirse yeniden, mahallinde konusunda uzman bilirkişilerle keşif yapılarak, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilerek, Savcılık dosyasında alınan ifadeler, eldeki dosyada dinlenen tanıklar ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden yazılı şekilde, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması yanlış olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Birleşen davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.