B-BAM KARARI
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, “...Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin 3. fıkrasının “… Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” hükmü gereği, kurulan hükümde, kabul edilen dönemler yönünden işveren tarafından bildirilen çalışma gün sayısı ve buna isabet eden itibari hizmet süresinin gösterilmesi gerekir.
O halde mahkeme kararı kaldırılarak davacının 08/12/1997 - 01/10/2008 tarihleri arası toplam 3890 gün sigortalılık süresine göre itibari hizmet süresinin 3890\*0,25=972,50 hesaplanmakla 972 gün olarak kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının kabul edilmesi ve 6100 sayılı H.M.K‘nun 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile, “...Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtilen ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, davanın kabulü ile,
1-Davacının ... Şeker Fabrikasında çalışmaya başladığı 08/12/1997 tarihinden, 5510 saylı yasanın ilgili maddesinin yürürlük tarihi olan 01/10/2008 tarihine kadar geçerli olmak kaydıyla davalıya ait iş yerinde geçen 3890 gün çalışma karşılığı olarak 972 günün ve "itibari hizmet süresi" nden yararlanması gerektiğinin ve belirlenen itibari hizmet süresinin 506 sayılı yasanın 108. Maddesinde öngörülen salt sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine,...”karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş ve SGK vekili, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı işyerinde 08.12.1997 - 20.08.2004 tarihleri arasında kazan dairesinde, 20.08.2004 - 02.07.2007 tarihleri arasında tarım makineleri bölümünde müteferrik işçi, 26.07.2007 den itibaren ise operatör ve tamirci olarak yine tarım makineleri bölümünde çalıştığı, mahkemece keşif yapıldığı, bilirkişi raporunda 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin IV. bendinde yer alan işyeri ve işler olduğu kanaatinin belirtildiği, Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
İtibari hizmet süresi, ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanların erken yıpranmaları nedeniyle daha erken emekli olabilmeleri için kanun koyucu tarafından belirlenmiş erken emeklilik sağlayan düzenlemelerden biridir. İtibari hizmet süresi fiilen olmayan ancak kanun koyucu tarafından verilen imkân nedeniyle varsayılan bir sürenin sigortalılık süresine eklenmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun’un Ek 5’inci maddesi:
“506 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılanların, aşağıda sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için, hizalarında gösterilen süreler, sigortalılık süresi olarak eklenir.
Sigortalılar Hizmetin Geçtiği Yer Eklenecek Süre
I-a) 212 sayılı Kanunla değiştirilen 5953 sayılı basın mesleğinde çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki münasebetleri düzenliyen kanun kapsamına tabi olarak çalışan sigortalılar.
5953 sayılı Kanunu Değiştiren 212 sayılı Kanunun birinci maddesi kapsamıma giren işyerleri, 90 gün.
b) Basın kartı yönetmeliğine göre basın kartına sahip olmak suretiyle gazetecilik yaparken, kamu kurumlarına giren ve bu kurumlarda meslekleriyle ilgili görevlerde istihdam edilen sigortalılar, Basın müşavirlikleri, 90 gün.
II - (Değişik bent: 20/06/1987 - 3395/13 md.)
Basım ve gazetecilik işyerlerinden 1475 sayılı Kanun ve değişikliklerine göre çalışan sigortalılar,
a) Solunum ve cilt yoluyla vücuda geçen gaz veya diğer zehirleyici maddelerle çalışılan iş yerleri,
b) Fazla gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerle çalışarak iş yapılan işyerleri,
c) Doğrudan doğruya yüksek hararete maruz bulunarak çalışılan işyerleri,
d) Fazla ve devamlı adali gayret sarf edilerek iş yapılan işyerleri,
e) Tabii ışığın hiç olmadığı ve münhasıran suni ışık altında çalışılan işyerleri,
f) Günlük mesainin yarıdan fazlası saat 20.00'den sonra çalışılarak yapılan işyerleri,90 gün.
III -(Ek bent: 20/06/1987 - 3395/13 md.)Gemi adamları, gemi ateşçileri, kömürcüler, dalgıçlar, Denizde,90 gün.
IV - (Ek bent: 20/06/1987 - 3395/13 md.) (...)\*, fabrika,atölye, havuz ve depolarda, trafo binalarında çalışanlar,
1. Çelik, demir ve tunç döküm,
2. Zehirli, boğucu, yakıcı, öldürücü atölye, havuz ve depolarda, trafo binalarında ve patlayıcı gaz, asit, boya işleriyle gaz da çalışanlar, maskesi ile çalışmayı gerektiren işlerde,
3. Patlayıcı maddeler yapılmasında,
4. Kaynak işlerinde çalışanlar, 90 gün.
Kesirlerin hesaplanmasında tam yıl 360 gün olarak alınır. Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.”
Düzenlemesini içermektedir. Bu maddeye göre, sigortalıların itibari hizmetten yararlanabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Bu nedenle Mahkemece yapılacak iş, 20.08.2004-18.06.2012 tarihleri arasındaki dönem yönünden, davacının, işyerinde çalıştığı birim ve yaptığı iş tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli; işyerinde itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda bildirimi yapılan sigortalılar bulunup bulunmadığı araştırılarak, varlığı halinde, çalışma ortamı yönünden beyanlarına başvurulması gereği üzerinde durularak, işyerinin kapsamı, çalışma düzeni ve koşulları ile bölümleri ve bu bölümlerin taşıdıkları özellikler, hangi bölümlerdeki çalışmalarda anılan yasada sayılan fiziksel dış etkenlere maruz kalındığı ve buna bağlı olarak itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir işlerden olup olmadığı yönleri incelenip davacının çalışmasının işyerinin hangi bölümlerinde geçtiği, yapılan işin niteliği, özellikleri ve buna bağlı olarak hangi olumsuz dış etkenlere maruz kalındığı hususunda uzman bilirkişilerden rapor alınmalı; alınan rapor mevcut delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre davacının 506 sayılı Yasa’nın Ek 5. maddesinin IV. bendin (1., 2., 3. ve 4.) alt bentlerinde belirtilen işleri yaparken fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenerek karar verilmelidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'ye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.