İçtihatYargıtay12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2019/5092 · K. 2023/5858
- Esas No
- 2019/5092
- Karar No
- 2023/5858
- Karar Tarihi
- 21.12.2023
Karar Metni
12. Ceza Dairesi 2019/5092 E. , 2023/5858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2014/558 Esas, 2015/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddedi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz nedenleri;
1. Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulandığına,
3. Diğer temyiz nedenlerine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü; "Yapılan yargılamaya, sanıkların savunmalarına, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun kararlarına, 31.10.2014 tarihli görüş yazısına, olay yeri görgü ve tespit tutanağına, yapılan keşfe, bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde saat 03:30 sıralarında... Köyü'nün girişindeki sağ tarafta bulunan kilisenin yanındaki harabe binadan sesler geldiği ihbarı üzerine olay yerine giden Selçuk Jandarma Komutanlığında görevli memurların binaya yaklaşırlarken içeriden kazma sesi geldiğini fark ettikleri, harabe binaya girildiğinde duvar köşelerine saklanmış halde sanıkların yakalandıkları, olay yeri kontrol edildiğinde binanın giriş kısmının bir metre iç tarafında yaklaşık 50-60 santimetre derinliğinde ve 1,5 metre genişliğinde bir çukurun kazılı olduğunun, çukurun içerisinde bir adet kazma olduğunun, çukurun 40 santimetre yanında bir adet kürek olduğunun, çukurun yaklaşık 50 santimetre yanında duvara dayalı şekilde bir adet balyoz olduğunun, yine taş kırmaya yarayan iki adet murç ile yeni kazılmış toprak olduğunun görüldüğü, mümzii tanıkların keşifte alınan beyanlarında tutanak içeriğini doğruladıkları, her ne kadar sanıklar suçlamayı kabul etmemişler ise de olay yerinin durumu, olayın meydana geldiği zaman dilimi, sanıkların yakalandıkları sıradaki halleri ve olay yerinde bulunan eşyalar göz önüne alındığında kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptıkları, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 02.10.2013 tarih 2013/10320 Esas, 2013/22294 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kazının 40 cm'lik derinliği aşması karşısında suçun tamamlandığı, bilirkişilerin 06.07.2015 tarihli raporuna göre suça konu yerin İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 28.11.2006 tarih 2580 sayılı kararı ile belirlenen kentsel sit alanı içerisinde kaldığı anlaşılmakla sanıkların eylemine uyan 2863 Sayılı Yasanın 5728 sayılı yasayla değişik 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılmalarına, sanık ...'ın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm olmadığı kabul edilerek ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluştuğundan verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir." denmiştir.
B.Sanık savunmasında; "...'un...'deki evinde gömü olduğu duyumunu aldım, ... da evimde kazı yapmamızı istedi, oranın sit alanı içinde olduğunu bilmiyordum, ev sahibinin rızasını da alarak ... ile birlikte kazı yapmak için ...'un...'deki evine gittik, daha kazıya başlamadan jandarma geldi ve bizim hakkımızda tutanak tuttu. Daha kazmaya başlamamıştık dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.07.2015 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 14.07.2023 tarihinde gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli ve 2014/558 Esas, 2015/336 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.