İçtihatYargıtay4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2019/6229 · K. 2019/18530
- Esas No
- 2019/6229
- Karar No
- 2019/18530
- Karar Tarihi
- 28.11.2019
Karar Metni
4. Ceza Dairesi 2019/6229 E. , 2019/18530 K.
"İçtihat Metni"
Kişilerin huzur ve sükununu bozma, cinsel taciz, tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/01/2019 tarihli ve 2019/305 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, mercii Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 05/02/2019 tarihli ve 2019/500 değişik iş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 05/07/2019 gün ve 94660652-105-06-9378-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/07/2019 gün ve 2019/73856 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daire'ye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, müştekinin 08/12/2018 tarihli kolluk ifadesinde, kendisini arayan ve mesaj gönderen numaraları yazılı olarak belirttiği, bu numaralarla ilgili soruşturma aşamasında sadece ... numaralı hat hakkında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'ndan bilgi alındığı, ..., ..., ..., ... numaralı hatlarla ilgili olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'ndan bilgi alınmadığının anlaşılması karşısında, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Kişilerin huzur ve sükununu bozma, cinsel taciz, tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/01/2019 tarihli ve 2019/305 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, mercii Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 05/02/2019 tarihli ve 2019/500 değişik iş sayılı kararının, müştekinin 08/12/2018 tarihli kolluk ifadesinde, kendisini arayan ve mesaj gönderen numaraları yazılı olarak belirttiği, bu numaralarla ilgili soruşturma aşamasında sadece ... numaralı hat hakkında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'ndan bilgi alındığı, ..., ..., ..., ... numaralı hatlarla ilgili olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'ndan bilgi alınmadığının anlaşılması karşısında, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Kişilerin huzur ve sükununu bozma, cinsel taciz, tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/01/2019 tarihli ve 2019/305 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, mercii Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 05/02/2019 tarihli ve 2019/500 değişik iş sayılı kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
CMK'nın 173. maddesi "(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu Madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik fıkra: 2/1/2017 - 680 S.K.H.K./11. md) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır." biçimindedir.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli hakimliğin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya dosyada yer alan delillerin itirazla ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi için yeterli olmadığı durumlarda soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK’nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
İncelenen dosyada; şikayetçi ...'nun, 08.12.2018 tarihli kolluk ifadesinde özetle; kullanmış olduğu ... numaralı hattını, 07.12.2018 tarihinden itibaren, ..., ..., ..., ... ve ... numaralı hatlardan arayan kişinin sesini dinlediğini, kim olduğunu sorduğunda cevap vermediğini, en son watsupp üzerinden "sen benim kim olduğumu biliyorsun" şeklinde mesaj gönderdiğini, kendisini sürekli farklı numaralardan arayarak rahatsız eden, tehdit ve hakaret içerikli mesajlar atan şahıslardan şikayetçi olduğunu belirttiği, yine aynı tarihte alınan ek ifadesinde, şikayetine konu eylemleri gerçekleştiren şahsın ... olduğunu ileri sürdüğü, şikayete konu hatlarla yapılan watsupp yazışmaları ile aranma kayıtlarının çıktılarının dosyaya sunulduğu, şüpheli ...'nin, 22.12.2018 tarihli kolluk ifadesinde özetle; şikayetçinin daha önce sözlüsü olduğunu, aldattığını anladığı gün kendisinden ayrıldığını, bunu hazmedemediği için yapmadığı şeyleri isnat edip asılsız iddialarla hem polis merkezine hem de savcılığa şikayette bulunduğunu, şikayete konu hatların kendisine ait olmadığını, watsupp görüşmelerini de kendisinin yapmadığını, kendisine iftira atıldığını beyan ettiği, savcılıkça yazılan 07.01.2019 tarihli müzekkereye istinaden, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 09.01.2019 tarihli cevabına göre, şikayete konu hatlardan ... numaralı hattın, ... adresinde kurulu bulunan bir ankesörlü telefona ait olduğunun belirlendiği, yapılan soruşturma neticesinde, şüphelinin söz konusu suçları işlediğine ilişkin kamu davası açmaya yeterli delil ve emare elde edilemediği gerekçesiyle, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 10/01/2019 tarihli ve 2019/305 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilerek dosyanın daimi aramaya alındığı, şikayetçinin anılan karara süresinde itiraz ettiği, itiraz dilekçesinde özetle; şüphelinin, kendisinin tespit edilmemesi amacıyla, Ankara'daki ankesörlü telefonlardan arayarak ya da kullanmış olduğu diz üstü bilgisayardaki bir program vasıtasıyla, yurt dışı bir hattan arıyormuş süsü vererek eylemlerini gerçekleştirdiğini, ayrıca şikayetine konu hatlardan yalnızca birisi hakkında araştırma yapıldığını belirttiği, itirazı değerlendiren Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 05/02/2019 tarihli ve 2019/500 değişik iş sayılı kesin nitelikteki kararıyla, kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu, itiraz nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli hakimliğin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu çerçevede, Cumhuriyet savcısı, kendisine yapılan suç duyurusu ya da şikayet başvurusu üzerine, işin gerçeğini derhal araştırmaya başlamalı, maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurarak şüpheli lehine ve aleyhine bütün delilleri toplamalıdır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik ise, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya dosyada yer alan delillerin itirazla ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi için yeterli olmadığı durumlarda soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
Bu açıklamalar karşısında;
Şikayetçi vekilinin 12.04.2019 tarihli kanun yararına bozma talebini içeren dilekçesi ekinde yer alan iddianame içeriği ve soruşturma dosyasındaki watsupp görüşmeleri değerlendirildiğinde, yapılan yazışmaların, birbirini daha önceden tanıyan kişilere ait olduğu izleniminin uyanması, şikayetçinin ısrarla, bu eylemleri şüphelinin gerçekleştirdiğini belirtmesi ve şüpheli şahsın birden çok hattı olup, şikayetçinin numarasından şikayetçiyi arayabileceğine dair watsupp yazısı karşısında, şikayete konu olan tüm hatlara ait, iddiaya konu eylemlerin gerçekleştiği tarihteki HTS kayıtlarının ve abonelik bilgilerinin ilgili kurumdan istenilmesi, ilgili hatların takıldığı cihazların IMEI bilgilerine ulaşılması, gelecek cevaba göre de, IMEI bilgileri tespit edilen cihazlarla başka hangi hatların kullanıldığı belirlenerek şüphelinin tespitine çalışılması, şikayetçi vekilince dosyaya ibraz edilen, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/30584 sayılı soruşturma dosyasının bir örneğinin alınıp incelenmesi, program vasıtasıyla başka hatlardan arama ve mesaj gönderme süsü verilmek suretiyle, bahsi geçen eylemlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğinin araştırılması, bu kapsamda, şüphelinin cep telefonu ile varsa bilgisayarında, koşulların oluşması halinde, CMK'nın 134. maddesine göre arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilerek, siber suçlarla mücadele biriminden detaylı rapor istenilmesinden sonra, sonucuna göre şüpheli hakkında kamu davası açılıp açılmayacağı yönünde bir karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş olup, bu eksiklikler giderildikten sonra itirazın kabulü veya reddi yönünde bir karar verilmesi gerekirken, bu süreç işletilmeden kurulan itirazın reddine ilişkin, mercii Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 05/02/2019 tarihli ve 2019/500 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV-Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 05/02/2019 tarihli ve 2019/500 değişik iş sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 28/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.