İçtihatYargıtay11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2019/6936 · K. 2022/15922
- Esas No
- 2019/6936
- Karar No
- 2022/15922
- Karar Tarihi
- 11.10.2022
Karar Metni
11. Ceza Dairesi 2019/6936 E. , 2022/15922 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma
...
...
...
Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2015 tarih ve 2015/1065 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan da dava açıldığı ve hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; zamanaşımı süresi içinde bu suçtan Mahkemesince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
A) Sanık ... hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve 2009 takvim yılında sahte fatura kullanma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekili ile vekalet ücreti verilmesine yönelik sanık müdafisinin, sanık ... hakkında 2009, 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde;
2010 takvim yılı için suç tarihinin düzenlenen son fatura tarihi olan 30.04.2010 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen “2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve sanık ... hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1 -e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar müdafısi ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B) Sanık ... hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekili ile 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde:
Suça konu sahte faturaların gelir vergisi indiriminde kullanıldığının anlaşılması nedeniyle suç tarihinin 26.03.2011 olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
1) 2009 takvim yılı için kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede;
Söz konusu faturaların haklarında tefecilik suçundan yargılamaları devam eden ...,...,...’dan temin edildiği, iş yeri mülk sahibinin ifadesine göre; mükellefin iş yerinin depo olarak kullanıldığı, sanığın düzenlediği faturalar ile alış faturalarını düzenleyen ...,...’nın faturalarının aynı el yazısı ile düzenlenmiş olduğu, fatura ödemelerine ilişkin sanığın yasal defterlerinde banka kanalıyla ödeme yapıldığına dair kayıtların bulunduğu belirtilmesine rağmen ödemelerin tevsikine ilişkin herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, suça konu faturaların sanığın POS cihazından banka hesabına geçen bedellerin ...,... faturaları ve banka hesaplan aracılığıyla) geri ödenmesi ile envanter dengesinin sağlanması amacıyla düzenlendiği, dolayısıyla 22/06/2009-30/04/2010 tarihleri arasında sanığın hurda altın alışı olmadığı halde sahte altın alış faturalan kullandığı anlaşılmakla, atılı suçu işlediği sabit olan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken sanığın gelir vergisi ve KDV matrah artınmından faydalandığı gerekçesiyle beraatine hükmolunması,
2) 2009 takvim yılı için kurulan beraat hükmü ile 2010 takvim yılı için kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3,4,5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...