İçtihatYargıtay5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2019/8349 · K. 2020/374
- Esas No
- 2019/8349
- Karar No
- 2020/374
- Karar Tarihi
- 16.01.2020
Karar Metni
5. Ceza Dairesi 2019/8349 E. , 2020/374 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyizinin sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Ankara Valiliğinin 11/06/2013 tarihli ve 1487 sayılı onay yazısı ile Keçiören İlçesi Bağlum Molla Fenari Camii ve Kur'an Kursu inşaatının bitirilebilmesi için Türkiye Diyanet Vakfı Keçiören Şubesi hesabına aktarılmak üzere Ankara genelinde para yardımı toplanılması kararına istinaden, Altındağ Müftülüğünün 20/06/2013 tarihli yazıları ile cami görevlilerinin yetkilendirilmesi üzerine, 28/06/2013 tarihinde Altındağ Müftülüğüne bağlı Boyacıali Camiinde bağış ve yardım parası olarak 750 TL toplandığı, toplanan paranın 250 TL'lik kısmının cami imamı olarak görev yapan sanık ... ve kamu görevlisi olmayan ancak caminin tuvalet ve çevre temizliği ile ilgilenen ... tarafından zimmetlerine geçirildiği iddia ve kabul edilen somut olayda; 2860 sayılı Yardım Toplama Kanununun 2. maddesi gereğince vakıflara yapılan bağış ve yardımlar bu Kanun kapsamında bulunmadığından anılan Yasanın 28. maddesinin davaya konu somut olayda uygulanma imkanı olmadığı gibi Türkiye Diyanet Vakfı adına toplanan paranın devlet malı da sayılmadığı, vakıf parası niteliğinde bulunduğu ve bu nedenlerle eylemlerin zimmet suçunu değil hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı nazara alınmadan suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanıkların bağış ve yardım kapsamında toplanan 750 TL'ye ilişkin tutanağı imha etmeleri şeklindeki eylemlerinin zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya
yönelik hileli davranış niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, eylemlerinin TCK'nın 247/2. maddesinde düzenlenen nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu halde, basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulü ile eksik ceza tayini,
5237 sayılı TCK'nın 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun özgü suçlardan olup ancak kamu görevlisi olan ya da kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerce işlenebileceği, bu suça iştirak eden kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabileceği de gözetilmeden sanık ...'in müşterek fail olarak kabul edilmesi suretiyle hüküm tesisi,
TCK'nın 247/1, 249, 248, 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanunun 61. maddesine aykırı davranılması,
TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı doğrultusunda uygulanması lüzumu,
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık ... hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan Ankara (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesine ait hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın CMK'nın 231/11. maddesi gereğince ele alınması için mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 16/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.