Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölen ...'in olaydan bir hafta kadar önce hakkında verilen beraat kararı kesinleşmiş olan sanık ...'ın genel müdür, sanık ...'nun ise fabrika müdürü olduğu iş yerinde işçi olarak çalışmaya başladığı, çalıştığı bölümün fabrikadan ayrı, duvarının bir tarafı fabrika duvarı ile bitişik, bir duvarı açık, üstü kapalı olan bir yer olduğu, suç tarihinde ölenin sabah işyerine geldiği, havanın çok soğuk olması nedeniyle ısınma amacıyla kaynak bölümüne gittiği, arkadaşlarının kaynak yaptığı oksijen kaynağında elindeki kağıdı yaktıktan sonra daha önceden de yaptığı gibi bir tenekenin içerisini odunlarla doldurup üzerine tiner döktüğü, odunları tutuşturmak istediği sırada tinerin parladığı ve tenekenin patlaması sonucu öldüğü olayda; mahkemece hükme esas alınan 05.07.2015 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre; sanık ...'nun ölen işçinin çalışmakta olduğu iş yerinin ''testere kısmının'' soğuk günlerde uygun şekilde ısıtılmaması veya ölenin kış aylarında üşümemesi için uygun tedbirler alınmaması, ölenin iş sağlığı ve güvenliği yönünden gereği gibi eğitilmemesi, bilinçlendirilmemesi, emniyetli çalışma alışkanlığı kazandırılmaması, tenekeden yapılma sobada ateş yakılmasına müdahale edilmemesi, gerekli denetim ve gözetimlerin yapılmaması, geniş alanda denetim mekanizması oluşturmaması nedeniyle asli kusurlu olduğu kabul edilmiş olup, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4.maddeleri uyarınca 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Vekaletnamesinde temyizden feragat yetkisi bulunan katılanlar vekilinin hükmü temyiz etmesinden sonra, 24.12.2015 tarihli temyizden vazgeçme dilekçesi ile, katılanların maddi zararlarının karşılanması nedeniyle temyiz isteminden feragat ettiğini belirtmiş olması karşısında, katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden TEMYİZ İNCELEMESİ YAPILMASINA YER OLMADIĞINA,
B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında sonuç ceza olarak tayin edilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının gün para cezasına çevrilmesi sırasında, uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (2) numaralı bendin beşinci paragrafına, " TCK'nın 52/3 .maddesi gereğince 760 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.