A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "4857 sayılı İş Kanunu 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmi süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, iş yerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. 13. madde hükmü, anılan mevzuattaki düzenlemelere egemen olan ilkelerle birlikte ele alındığında, ücretli öğretmenlerin çalışma ilişkilerinde, "tam süreli iş sözleşmesi" olarak nitelendirilmeye olanak verecek bir bağımlılığın bulunmadığı, bunların, öngörülen ve önceden belirlenen süre içerisinde bir çalışma yükümlülüğünü kabullendikleri ve ders saati karşılığında ücrete hak kazandıkları belirgindir." belirttiği ilkeler doğrultusunda 1 gün= 7,5 saat esasına göre belirlenmiş ve iş sözleşmenin zorunlu unsurlarının gerçekleştiği, davacının belirtilen hizmetinin tespitine engel başkaca durum bulunmadığı değerlendirilmekle; Davanın kabulü ile , davacının, davalı ... bünyesinde 2011 Yılı Ekim Ayı 26 gün, Kasım ayı 24 gün; 2013 Yılı Mayıs ayı 1 gün, Haziran ayı 14 gün; 2014 yılı Ocak ayı 4 gün, Şubat ayı 4 gün; 2015 Yılı ocak ayı 5 gün, Mayıs ayı 2 gün, Ekim ayı 3 gün, aralık ayı 1 gün; 2016 yılı Ocak ayı 4 gün, Mart ayı 2 gün olmak üzere toplamda 90 gün Sigorta Priminin eksik yatırıldığının tespitine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
“... Ücretli öğretmen statüsündeki davacının prim ödeme gün sayıları hesaplanırken, 5510 sayılı Yasanın 80/h maddesi uyarınca toplam aylık çalışma saatleri, 1gün = 7,5 saat esası üzerinden aylık çalışma gün sayısına dönüştürülerek hesaplanmalıdır. Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin içtihatları da bu yöndedir. Davacının ...'na bildirilen çalışma gün sayısının,aylık çalışma saati karşılığında aldığı ücretin 1 gün =7.5 saat kuralına göre bölünmesi ile bulunan değerden az olmadığı, bu hali ile eksik bir bildirimin bulunmadığı dosyadaki kayıtlarla sabittir. Bilirkişinin bu kurala uymadan aylık çalışma süresini 30 güne tamamlamak suretiyle prim gün sayasını tespiti belirtilen yasal duruma ve davacının çalışma niteliğine uygun değildir...”gerekçesiyle yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği ve bu durumun yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından verilen karar bozulmak üzere temyiz edilmiştir.
Dairemize devredilen 21. Hukuk Dairesi’nin 04/02/2019 tarih: 2018/703 Esas 2019/561 karar sayılı ilamıyla; “Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma, ekdeki bilgi ve belgeler hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, Bölge Adliye Mahkemesince davacının prim ödeme gün sayıları belirlenirken toplam aylık çalışma saatlerinin 1 gün= 7,5 saate esasına göre belirlenmesi gerektiği belirtilmiş ise de, puantaj kayıtları ve ücret ödeme belgelerinin tamamı getirtilmeden bu hesaba göre de davacının çalışmasının eksik bildirilip bildirilmediği ortaya konulmadan yazılı şekilde karar verilmiştir. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden ihtilaflı dönemin tamamını kapsayan davacı ile imzalanan tüm sözleşmeleri, ek ders ücret bordrolarını, atama kararlarını, davacının günlük ve haftalık girdiği ders saatlerini gösteren tüm puantaj kayıtlarını getirtmek, davacının ücretinin aylık olarak her ay aynı ücret şeklinde mi aldığı, yoksa her ay girdiği ders saatine göre değişen bir ücret mi aldığını sormak, davacının hangi sıfatla istihdam edildiğini sormak, davacının vekil öğretmen olarak mı ücretle öğretmen olarak mı çalıştığını netleştirmek, ...'ndan davacı ile aynı konumda olan kadrolu sınıf/branş öğretmeninin bir günde ve haftada kaç saat derse girmesi gerektiğini sormak, davacının günlük girdiği ders saatini belirleyerek bununla karşılaştırmak, ...'ndan ihtilaflı dönemde çalışmanın geçtiği okulda kadrolu olarak çalışan öğretmen, müdür, müdür yardımcılarının listesini istemek ve bunların arasından re'sen seçilecek tanıkların beyanlarına başvurmak, davacının ücretinin girdiği ders saatine göre belirlenmesi halinde uyuşmazlığın 506 sayılı Yasa dönemine isabet eden kısmı bakımından 1 gün=7,5 saat çalışma esasından hareketle eksik prim gün sayısını belirlemek, 5510 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu dönem bakımından ise 5510 sayılı Yasa'nın 80/j hükmüne göre değerlendirme yaparak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.” açıklamasıyla araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur.
BOZMA SONRASI:
... Bölge Adliye Mahkemesi’nce Dairemize devredilen 21. Hukuk Dairesi’nin 04/02/2019 tarihli: 2018/703 Esas - 2019/561 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yapılan yargılama neticesinde; "... davacının aylık prim ödeme gün sayısının (1 gün=7,5 saat) esasına göre hesaplanarak Kuruma bildirilmiş olmasına rağmen Yargıtay Bozma İlamı doğrultusunda yapılan araştırmalar neticesinde davacının her gün günde 6 saat ve haftada 30 saat derse girdiği, Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından davacı ile aynı konumda bulunan öğretmenlerin de haftada 30 saat derse girdiklerinin belirtildiği, buna göre davacının kendisi ile aynı konumda bulunan kadrolu öğretmenler ile aynı şekilde derse girerek okulda mesaisini tamamladığı anlaşıldığından davacının çalıştığı süre içerisinde ayda 30 gün üzerinden tam gün esası ile çalıştığının kabul edilmesi gerektiği..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davanın kabulü ile, davanın kabulü ile, davacının 29/09/2011 - 09/02/2012, 17/05/2013 - 14/06/2013, 08/10/2013 - 13/06/2014, 17/10/2014 - 12/06/2015 ve 19/10/2015 - 08/04/2016 tarihleri arasında ayda 30 gün üzerinden tam gün esası ile ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü adına kayıtlı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Fer’i Müdahil ... temyiz dilekçesinde özetle; “Davacının çalışmaları bakımından kurum kayıtlarının esas alınmasını, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddialarının Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğini,tespiti istenen dönemlere ilişkin davalı idarenin resmi kurum olması hasebiyle davacının davalı nezdinde hizmet akdine tabi olarak çalıştığının resmi bilgi ve belgelerle ortaya konulmasının gerekliliğini, davalı idare tarafından dosyaya sunulan belgelerde davacının davalı nezdinde sadece Kuruma bildirilen tarihler arasında çalışmasının bulunduğunu, Kuruma bildirilen tarihler dışında hizmet akdine tabi bir çalışmasının bulunmadığını ...” belirterek usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası ile verilen kararı temyiz etmişlerdir.