İçtihatYargıtay12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2020/11365 · K. 2024/7434
- Esas No
- 2020/11365
- Karar No
- 2024/7434
- Karar Tarihi
- 11.12.2024
Karar Metni
12. Ceza Dairesi 2020/11365 E. , 2024/7434 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/66 E. 2016/293 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 51/1-3. Maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; kararı temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 28/02/2015 günü mağdurun ... Mahallesinde faaliyet gösteren sanığa ait ... Oto Lastik Atölyesinin oto yıkama bölümünde araç yıkama makinesinin kapağını yıkadığı sırada yere düşerek yaralandığı, tedavi amacıyla İskenderun Devlet Hastanesine kaldırıldığı ve tedavisi devam etmekte iken 28/02/2015 tarihinde vefat ettiği, ölü muayene ve otopsi işleminin yapıldığı, ölüm nedeninin kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle klasik otopsi işlemi yapılmasına karar verildiği ve otopsi işlemi yapılmak üzere Adana Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderildiği, Adana Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 12/05/2015 tarihli otopsi raporunda kişinin ölüm nedeni hususunda Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. İhtisas Kurulundan görüş alınmasının uygun olacağının bildirildiği, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun gerek görmesi üzerine hazırlanan 21/10/2015 tarihli elektrik mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; kazaya sebebiyet veren araç yıkama makinesinin enerjilendirildiği tali panoda bulunan panonun sarı/yeşil renkteki topraklama kablosunun şalter'den önce kesilmiş olduğu ve bu durumun ana panoda bulunan kaçak akım rolesinin (artık akım anahtarı) çalışmasını engelleyerek elektriğin kesilmesini önlediği, kazanın iş yerinin yanından geçen 31,5 KV'luk yüksek gerilim hattına su zerreciklerinin temas etmesi sonucu oluşmadığı, 28/02/2015 tarihli ölü muayene tutanağındaki veriler çerçevesinde kişinin alçak gerilimli akıma kapılarak vefat ettiği, sanığın gerekli kontrol ve güvenlik önlemlerini almaması, ıslak olan zeminde gerekli iş güvenlik malzemesini temin etmemiş olması nedeniyle asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp 1. İhtisas Kurulunun 11.11.2015 tarihli raporunda; 28/02/2015 tarihli elektrik mühendisi bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında ; kişinin vücudunda belirgin bir elektrik lezyonu tespit edilmemiş olmakla birlikte ıslak zemin ve geniş yüzeyle elektrik akımına maruz kalma durumlarında kişilerin vücudunda elektrik akımına ait lezyon bulunmayabileceğinin tıbben bilindiği, oluş şekli, tanık ifadeleri, olay yeri inceleme bulguları , ölü muayene ve otopsi bulguları, otopside kişinin vücudundan alınan iç organların makroskobik ve mikroskopik incelenmesi ile toksikolojik inceleme sonuçları birlikte değerlendirildiğinde kişinin ölümünün vücüdundan elektrik akımının geçmesine bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin oybirliğiyle mütala edildiği anlaşılmakla sanığın eylemine uyan TCK'nın 85/1. Maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Hapis cezasının ertelenmesine karar verilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51/7-8. maddesi uyarınca denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verileceğinin ve denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği taktirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının belirtilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının beşinci bendinin devamına “ TCK'nın 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içerisinde kasten suç işlemesi durumunda ertelenen hapis cezasının kısmen veya tamamen infaz edileceği, aynı Kanun'un 51/8. maddesi gereğince denetim süresini iyi halli olarak geçirmesi durumunda cezasının infaz edilmiş sayılacağı hususunun sanığa bildirilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.