III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'ün...Anaokulu müdürü, sanık ...'in servis şoförü, sanık ...'in servis ablası, sanık ......'in öğretmen, sanık ...'in...Anaokulu kurucusu ve işletmecisi olduğu, olay günü sanık ...'in kullandığı ve sanık ...'in de servis ablası olarak görev yaptığı okul servisi ile okulda resmi kaydı bulunmayan içlerinde ...'in de bulunduğu anaokulu öğrencilerini evlerinden aldıkları ve daha sonra anaokulunun bahçesine getirdikleri, serviste bulunan ... dışındaki diğer çocukların tamamının araçtan indirildiği ancak ...'in servis aracında unutulduğu, sanık ...'in yaşları itibari ile küçük olan çocukların servis aracında unutulup unutulmadığını kontrol etmeden aracı anaokulu yanındaki alana park ederek kapısını kilitlediği, saat16:00 sıralarında ...'in anaokulunda olmadığı fark edilince servis aracının kontrol edildiği, küçük ...'in baygın halde bulunarak hastaneye kaldırıldığı, ...'in hastaneye getirildiğinde hayatını kaybetmiş olduğu, meydana gelen taksirle ölüme neden olma suçundan sanık ...'in, sanığın servis aracını kontrol etmeden kapısını kilitlediği, öğrenci taşımada özen göstermediği, tedbirsiz davrandığı, yeterli meslek yeterliliği bulunmadığı ve bu nedenle kusurlu olduğu, sanık ...'in denetim ve iş organizasyonu sağlamadığı, ...'in işe girişini usulüne uygun yapmadığı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bildirmediği, ...'e bir eğitim aldırmadığı, belirli olgunluğa erişmemiş, yeterli eğitim verilmemiş bir kişi olarak çalıştırdığı ve bu nedenle kusurlu olduğu, sanık ...'in servis ablası olduğu yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği, servis aracını kontrol etmeden kucağına aldığı çocuk ile okula girdikten sonra geri dönmediği, ...'i serviste uyurken unuttuğu, araç içi kontrolü yapmadığı, görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği, servise binen çocuklar için liste tutmadığı ve bu nedenle kusurlu olduğu, sanık ......'in Özel...Anaokulu öğretmeni olduğu yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği, 2,5 yaş grubu çocukları ve ...'in bakım ve yükümlülüğünden sorumlu olduğu ancak ilgisiz davrandığı, okul içerisinde gözetim ve takip sorumluluğunu yerine getirmediği, çocuğun serviste unutulmasını geç fark etmesi nedeniyle kusurlu olan sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında yukarıda izah edilen olaydaki eylemleri nedeniyle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması, sanık ... hakkında cezanın üst hadden tayin edilmesi ile bilinçli taksir nedeniyle üst orandan arttırım yapılması, sanık ... ve Arzu hakkında üst hadden ceza tayin edilerek sabıkasız olan sanıklar hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanmaması ile sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/6 maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
... vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulanması karşısında, Milli Eğitim Bakanlığının taksirle öldürme ve suç delillerini yok etme, gizleme, veya değiştirme suçlarının mağduru veya suçtan zarar göreni olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.... Baro Başkanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
... Baro Başkanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulanması karşısında... Baro Başkanlığının taksirle öldürme ve suç delillerini yok etme, gizleme, veya değiştirme işlenen suçun mağduru veya suçtan zarar göreni olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C.Sanık ... Somuncu müdafiinin ve Katılanlar ... ve ... Vekillerinin Sanık ... hakkındaki Temyiz İstemi Yönünden;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
D.Sanık ... müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
E. Sanık ... ve ... Hakkında Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden;
Yargılama konusu 5237 sayılı Kanun 281/1 maddesinde yer alan suç yönünden katılanlar vekillerinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekillerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
F. Sanıklar ..., ..., ... ve ... 'in Taksirle Öldürme Suçundan Mahkumiyetlerine İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden;
Tüm dosya kapsamından, 2014 doğumlu ...'in olay günü sabah erken saatlerde Özel...Anaokulu'na ait servis aracı ile evinden alındığı ve servis aracının saat 08.08 sıralarında anaokuluna geldiği, serviste uyumakta olan ...'in araç içinde unutularak kapılarının kilitlenip park halinde bırakıldığı, yaklaşık 8 saat sonra ...'in anaokulunda olmadığının anlaşılması üzerine servis içinin kontrol edildiği ve ...'in yüksek sıcaklıkta kapalı ortamda kalmasına bağlı olarak hipertermi sonucu öldüğünün anlaşıldığı olayda, sanık ...'ün anaokulunun sahibi ve işletmecisi olarak Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmeliğin 28. maddesi uyarınca çocuk bakıcılarında, '' Lise mezunları öncelikli olmak üzere; en az kendi döneminin zorunlu eğitiminden mezun olup, Milli Eğitim Bakanlığınca çocuk bakımı eğitimi alanında düzenlenmiş bir sertifika şartı aranır. Kız Meslek Lisesi mezunlarında sertifika şartı aranmaz.'' şartı ile Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğinin taşıma işlerinde çalışanlar ile ilgili 8. Maddesinde belirtilen, rehber personelin 22 yaşını doldurmuş ve en az lise mezunu olmak şartına aykırı olarak 1999 doğumlu 2015-2016 eğitim öğretim yılında 10/çocuk Gelişimi A sınıfında okumuş yıl sonunda 7 dersten başarısız olmuş ayrıca yıl sonu ortalaması 49,52 olduğu için ve daha önce sınıf tekrarı yaptığından dolayı öğrenim hakkını tamamlayan, bunun üzerinde E-okul tarafından öğrenim dışına çıkarılmış olan anılan maddelerdeki yeterlilik şartlarını taşımayan sanık ...'yı servis ablası olarak görevlendirerek, servis şoförü olan sanık ...'in yaşı itibariyle küçük olan çocukların taşındığı servis aracında kimse olup olmadığını kontrol etmeden uzaktan kumanda ile aracı kilitleyerek anaokuluna girmesi ile servis ablası olan Dilara'nın, servise binen öğrencilerin güvenli bir şekilde anaokulu içine girmelerini sağlamada gerekli tedbir ve denetim sorumluluklarını yerine getirmeyerek, ölenin öğretmeni olan sanık ...'nun, sabah yoklaması yapmayarak ölenin serviste unutulmasının geç fark edilmesine neden olması ile gözetim ve denetimi altında bulundurduğu anaokulu öğrencilerinin bakım ve denetim sorumluluğuna aykırı hareket etmesi karşısında, Mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafiileri ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... hakkındaki kararın oy birliğiyle, sanıklar ..., ..., ... hakkındaki kararların oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
G.Sanık ...'ün mahkumiyetine ilişkin... Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Sanık Hakkında Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Aleyhe Temyiz İstemi ve Katılanlar ... ve ... Müdafinin Olası Kasta İlişkin Aleyhe Temyiz İstemi Yönünden;
Sanık ... hakkında İlk derece mahkemesince kurulan '' 5 yıl '' hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak ''3 yıl 20 gün '' hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği ve bu karara yönelik Cumhuriyet savcısının, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin aleyhe temyiz istemi karşısında, Ceza Genel Kurulunun 11.10.2023 tarihli ve 2022/540 E. 2023/504 sayılı kararında açıkça vurgulandığı üzere kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan suç vasfına yönelik temyiz istemleri üzerine hükmün temyiz denetimine tabi olabileceği belirtilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve temel cezanın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının sair ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Yukarıda izah edilen olayda, olayın vuku bulduğu anaokulunun 2010 yılından beri müdürü olan sanık ...'in, anaokulunda, denetim ve iş disiplini mekanizmasını oluşturmayarak, yoklama listelerinin düzenli tutulmasını sağlamayarak, servis ablası olan sanık ...'nın, servis ablası olabilmesi için gerekli olan koşullara sahip olmadığını bildiği halde çalışmasına göz yumarak bir kişinin ölümüne neden olduğu olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu gözetilmeyerek sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanmaması suretiyle sanığa eksik ceza verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemesi savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.