Yargıtay 15. Hukuk Dairesi · E. 2020/1468 · K. 2021/2039
15. Hukuk Dairesi 2020/1468 E. , 2021/2039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:...Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz talebinde bulunan davacı şirket yetkilisi ... ile İl Özel İdaresi yerine Hazine vekili Avukat ... gelmiş olup, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan hak ediş, fiyat farkı ve fazla iş bedelinin tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili yüklenicinin ihalesini aldığı işin yaklaşık maliyetinin hesaplanması sırasında hata yapıldığını, davaya konu işin yapımı sırasında proje değişikliği nedeniyle süre uzatımına gidildiğinden ilave iş artışı ve fiyat farkından kaynaklı zararlarının bulunduğunu, hak edişlerinin eksik ödendiğini ileri sürmüştür. Davalı savunmasında, muhatabın İl Milli Eğitim Müdürlüğü olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraf sıfatı, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bu maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kullanılır. Taraf sıfatı, taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re’sen dikkate alınması gerekir.Dava, 31/07/2015 tarihinde açılmıştır. 06/12/2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 26. fıkrasında, bu Kanun'la tüzel kişiliği kaldırılan belediye, il özel idaresi ve köylerden oluşan veya bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren amaçları ortadan kalkacak olan mahalli idare birliklerinin, ilk mahalli idareler genel seçiminden önce tüzüklerindeki hükümlere göre tasfiye olacağı; tüzüklerinde hüküm bulunmayan hallerde bu Kanun'un devir, tasfiye ve paylaştırmaya ilişkin hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Yine aynı Kanun'un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise; bu Kanun'daki devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini yürütmek üzere vali tarafından, bir vali yardımcısının başkanlığında, valinin uygun göreceği kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve ilgili belediye başkanlarının katılımıyla devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonunun kurulacağı, bu komisyona yardımcı olmak üzere valinin görevlendirmesi ile alt komisyonların da kurulabileceği belirtilmiştir. Davalı ... 6360 sayılı Yasa'ya göre 20/03/2014 tarihinde tasfiye edilmiş olup, mevcut davaların yasa gereğince oluşturulacak komisyonca belirlenecek kuruluşlara devri öngörülmüştür. Somut olayda eldeki davaya konu iş ile ilgili olarak 20/03/2014 tarihli komisyon kararı ile eğitimle ilgili davaların İl Milli Eğitim müdürlüğüne devredildiği belirtilmiş, ancak dava devir listesinde eldeki dava ile ilgili komisyonca bir karar verildiği tesbit edilememiştir. Davalı ... 6360 sayılı yasa kapsamında kapatıldığından, bu şekilde kurulan hükmün infazı kabiliyeti de bulunmamaktadır. Bu durum karşısında mahkemece yapılması gereken iş; eldeki davanın hangi kuruma devredildiğinin araştırılarak, Kahramanmaraş Valiliği'nden davaya konu işlerin devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu tarafından hangi kuruma devredildiği sorularak, bu suretle belirlenecek kurumun davalı sıfatının varlığı kabul edilip, dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili tamamlanarak davaya devam edilmesi olmalıdır. Değinilen hususlar nazara alınmadan verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan bu aşamada, diğer temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davacı Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 28.04.2021 gününde oy çokluğu ile karar verildi.