Yargıtay 14. Ceza Dairesi · E. 2020/235 · K. 2021/668
Ceza Genel Kurulu 2020/235 E. , 2021/668 K. "İçtihat Metni" Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi Sanık ...'ın katılan mağdur ...’ya yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan TCK’nın 103/1-1. cümle, 43, 53, 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun’un 109/1, 109/3-f, 109/5, 43/1, 53, 58/6 ve 63. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin ... 9. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 07.06.2018 tarihli ve 172-324 sayılı hükümlerin Cumhuriyet savcısı, sanık, sanık müdafisi ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 09.10.2018 tarih ve 2373-2101 sayı ile; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, sanık ve sanık müdafisinin çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, Cumhuriyet savcısı, sanık ve sanık müdafisinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının ise düzeltilerek esastan reddine ve mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın CMK'nın 223. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. İstinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın sanık müdafisi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararın da katılan mağdur vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 09.10.2019 tarih ve 2845-11510 sayı ile; sanık müdafisinin eski hâle getirme talebi yerinde görülmeyerek süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddine, katılan mağdur vekilinin temyiz istemi üzerine istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine ve esastan reddine dair hükümlerin onanmasına oy çokluğuyla karar verilmiş, Daire Başkanı B. Şahin ve Daire Üyesi T. Kök; “... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.03.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında mağdure ...'ya karşı 2015 yılı içerisinde farklı tarihlerde iki defa sanığın evine gittiği, sanığın mağdureye ‘Ablan da güzel ama sen daha güzelsin.’ dediği, elinden tuttuğu, kendine çektiği, kucağına yan şekilde oturttuğu, yüzünü kendisine doğru çevirmeye çalıştığı, bacağına dokunduğu, omzunu sıktığı, öpmeye çalıştığı, eli ile yüzüne dokunduğu, çırpındığı, sanığın aynı hareketi tekrarladığı, ‘Kimseye söyleme, aileler arasında kavga olur, kimseye söyleme.’ dediği, olayın 1-2 dakika sürdüğü, başka bir gün tekrar sanığın evine gittiği, sanığın mağdurenin boynuna yaklaştığı, öpmeye çalıştığı, sanığın yerde uzanır vaziyette olduğu, kendisini üstünde sımsıkı tuttuğu, bacaklarını bacaklarının arasına koymaya çalıştığı, bu amaçla mağduru yanında tuttuğu bu şekilde mağdure ...'ya karşı zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı ve çocuğu cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davasının açıldığı olayda; Mağdurenin ... Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi olduğu, 19.02.2018 tarihinde okulda tacize uğradığını belirten isimsiz bir not bulunduğu, yapılan araştırmalar sonucunda cinsel istismara uğrayan öğrencinin mağdure ... olduğunun tespit edildiği, mağdurenin okulun rehberlik servisinde 2015 yılında sanık ... tarafından cinsel istismara uğradığını öğretmeni ... Şahin'e beyan ederek olayın ortaya çıktığı, Mağdure ... Çocuk İzlem Merkezinde alınan beyanında; '... İlköğretim Okulunda 6. sınıf öğrencisi olduğunu, ...'ın evinin kendi evinden 1-2 ev uzakta olduğunu, üç yıl önce ...'ın kendisine 'Ablan da güzel ama sen daha güzelsin.' dediğini, oyun oynarken ...'ın kendisini çağırdığını, ekmek almaya gönderdiğini, ...'ın evine gittiğini, evde karısını görmediğini, ...'ın elinden tuttuğunu, kendine çektiğini, kucağına yan şekilde oturttuğunu, yüzünü kendisine doğru çevirmeye çalıştığını, bacağına dokunduğunu, omzunu sıktığını, öpmeye çalıştığını, eli ile yüzüne dokunduğunu, çırpındığını, ...'ın aynı hareketi tekrarladığını, 'Kimseye söyleme, aileler arasında kavga olur.' dediğini, olayın 1-2 dakika sürdüğünü, tarihini tam olarak hatırlamadığı başka bir gün evlerine tekrar gittiğini, ...'ın kendisinin boynuna yaklaştığını, öpmeye çalıştığını, ...'ın yerde uzanır vaziyette olduğunu, kendisini üstünde sımsıkı tuttuğunu, bacaklarını bacaklarının arasına koymaya çalıştığını, çırpındığını, tam kalkacağı sırada aynı hareketi yaptığını, evde kimsenin olmadığını, korktuğundan dolayı kimseye söyleyemediğini, üç kere dokunmasının olduğunu, olayların sırasını tam olarak hatırlamadığını, olayı ... ve öğretmeni ... Şahin'e anlattığını ...'tan şikâyetçi olduğunu' beyan ettiği, Sanık ... savunmasında; '... Ortaokulunda 7 ay hizmetli olarak görev yaptığını, mağduru tanıdığını, komşusu olduğunu, mağdurun evine hiç tek başına gelmediğini, mağdur ile hiçbir yerde yalnız kalmadıklarını, sadece okulda uzaktan gördüğünü, hiç konuşmasının olmadığını, neden böyle bir iftira attığını bilmediğini, mağdurun ailesi ile arasında hiç bir husumetin olmadığını, mağdura hiçbir şekilde cinsel tacizde bulunmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini' savunduğu, Katılanlar ... ile ... ve tanık olarak dinlenen ...'ın görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, mağdurenin ifadesinde belirttiği fiillerin az bir kısmını bu kişilere üç yıl sonra anlattığı, sanığın suçlamayı kabul etmediği ve başka bir yan delilin olmadığı, Tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın mağdureye yönelik gerçekleştirdiği iddia edilen fiillerin intikal süresi ve zamanı, üç yıl gibi bir zaman geçmesine rağmen mağdurenin bu süre içerisinde bu olayı annesi veya bir başka kişiye anlatmaması, işlendiği iddia edilen birinci fiilden sonra sanığın dokunmasının amca ve dayı gibi kişilerin dokunmasından ve sevmesinden farklı olduğu yönündeki beyanı ile bu fiillerin kötülüğünün bilincinde olan mağdurenin yeniden zaman belirtmeksizin sanığın evine gitmesi, sanığın kendisine üç defa dokunmasının olduğunu belirtmesine rağmen üçüncü fiilin niteliği ile yer ve zamanını belirtmediği, olayın tek delilinin mağdurenin maddi gerçeği ortaya çıkarmaktan uzak şüpheli beyanı olduğu, sadece mağdurenin samimi beyanı ve husumet olmaması, babasının arkadaşı konumunda olan sanığa iftira atması, sanık hakkında yalan beyanda bulunmasını gerektirir her hangi bir sebebin bulunmaması gerekçesi ile sanığın savunmasının aksinin ispatlanmış olamayacağı,yan delil ile desteklenmeyen yer zaman hususunda çelişki bulunan mağdure beyanına tek başına itibar edilemeyeceği, zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı ve çocuğu cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçlarını işlediğinin sabit olmadığı bu nedenle dosya kapsamı ile gerekçenin çelişmesi nedeniyle sayın çoğunluğun kararın onanması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.” görüşüyle karşı oy kullanmışlardır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 21.11.2019 tarih ve 20889 sayı ile; “... Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2018 tarihli iddianamesiyle; sanık hakkında mağdure ...'ya karşı 2015 yılı içerisinde farklı tarihlerde iki defa sanığın evine gittiği, sanığın mağdureye ‘Ablan da güzel ama sen daha güzelsin.’ dediği, elinden tuttuğu, kendine çektiği, kucağına yan şekilde oturttuğu, yüzünü kendisine doğru çevirmeye çalıştığı, bacağına dokunduğu, omzunu sıktığı, öpmeye çalıştığı, eli ile yüzüne dokunduğu, çırpındığı, sanığın aynı hareketi tekrarladığı, ‘Kimseye söyleme, aileler arasında kavga olur, kimseye söyleme.’ dediği, olayın 1-2 dakika sürdüğü, başka bir gün tekrar sanığın evine gittiği, sanığın mağdurenin boynuna yaklaştığı, öpmeye çalıştığı, sanığın yerde uzanır vaziyette olduğu, kendisini üstünde sımsıkı tuttuğu, bacaklarını bacaklarının arasına koymaya çalıştığı, bu amaçla mağduru yanında tuttuğu bu şekilde mağdure ...'ya karşı zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı ve çocuğu cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçlarını işlediği iddia edilerek kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılama sonunda ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2018 gün ve 2018/172 Esas, 2018/324 Karar sayılı kararı sanık hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet hükmü kurulmuş ve sanığın TCK'nın 103/1-1c, 43, 53 maddeleri gereğince 12 yıl yıl 6 ay, TCK'nın 109/1-3-5, 43, 53 maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca TCK'nın 58.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiştir. Bu karara yönelik istinaf istemi temyize konu kararla esastan reddedilmiştir. Mağdure ...'nın Çocuk İzleme Merkezinde verdiği ve hükme esas alınan beyanında; '... İlköğretim Okulunda 6. sınıf öğrencisi olduğunu, ...'ın evinin kendi evinden 1-2 ev uzakta olduğunu, üç yıl önce ...'ın kendisine 'Ablan da güzel ama sen daha güzelsin.' dediğini, oyun oynarken ...'ın kendisini çağırdığını, ekmek almaya gönderdiğini, ...'ın evine gittiğini, evde karısını görmediğini, ...'ın elinden tuttuğunu, kendine çektiğini, kucağına yan şekilde oturttuğunu, yüzünü kendisine doğru çevirmeye çalıştığını, bacağına dokunduğunu, omzunu sıktığını, öpmeye çalıştığını, eli ile yüzüne dokunduğunu, çırpındığını, ...'ın aynı hareketi tekrarladığını, 'Kimseye söyleme, aileler arasında kavga olur.' dediğini, olayın 1-2 dakika sürdüğünü, tarihini tam olarak hatırlamadığı başka bir gün evlerine tekrar gittiğini, ...'ın kendisinin boynuna yaklaştığını, öpmeye çalıştığını, ...'ın yerde uzanır vaziyette olduğunu, kendisini üstünde sımsıkı tuttuğunu, bacaklarını bacaklarının arasına koymaya çalıştığını, çırpındığını, tam kalkacağı sırada aynı hareketi yaptığını, evde kimsenin olmadığını, korktuğundan dolayı kimseye söyleyemediğini, üç kere dokunmasının olduğunu, olayların sırasını tam olarak hatırlamadığını, olayı ... ve öğretmeni ... 'e anlattığını ...'tan şikâyetçi olduğunu' beyan ettiği görülmektedir. Olay 19.02.2018 günü ... Ortaokulunda bir öğrencinin yazdığı ve tacize uğradığının belirtir isimsiz bir notun bulunması ve akabinde okulda yapılan araştırmada notu yazan kişinin mağdure olduğunun anlaşılması ile resmi makamlara intikal etmiş, mağdure olayın yaklaşık üç yıl önce olduğunu, korktuğu için o ana kadar kimseye bahsetmediği belirtmiştir. Sanık her aşamada atılı suçu inkar etmiştir. Olayın görgü tanığı da yoktur. Dinlene tanıkların olaya dair görgüye dayalı bir anlatımda bulunmamışlardır. Olayı yukarıda anlatılan intikal şekli ve zamanı, mağdurenin anlatımlarının yer ve zaman konusunda kısmen de olsa muğlaklık taşıması, olayın mağdurenin bu anlatımları dışında başkaca bir delilinin olamaması karşısında sanığa atılı suçların sanık tarafından işlenmiş olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı, ortaya çıkan şüpheli durumdan da sanığın yararlandırılması gerektiği düşünüldüğünden, sanığa atılı suçlara hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair kararın bozulması yerine onanmasına dair Yüksek Daire kararına itiraz etmek gerekmiştir.” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 02.06.2020 tarih, 7209-2373 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedeninin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.