Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2020/3845 · K. 2020/4363
3. Hukuk Dairesi 2020/3845 E. , 2020/4363 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TÜKETİCİ MAH. SIFATIYLA) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacılar, 09.10.2014 tarihinde ölen babaları ...'nun davalı bankanın ... Şubesinden 06.12.2013 tarihinde kullandığı tüketici kredisine bağlı hayat sigortası yaptırdığı halde muris tarafından eksik veya yanlış beyanda bulunulması nedeni ile kredi borcunun kalan kısmının kendileri tarafından ödenmesinin talep edildiğini, murisin ölüm nedeni beyin kanseri olmadığı gibi, ölüm raporunda belirtilen hastalığın kredi çekildikten sonra öğrenildiğini ileri sürerek; kredi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini istemişlerdir. Davalı banka vekili, murisin ölümüne neden olan akciğer kanserinin sözleşme öncesinde muris tarafından bilindiği ve kemoterapi tedavisi alındığı halde, bunun sözleşme sırasında bildirilmediğini savunarak; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, "Sigortalının poliçenin düzenlenmesi sırasında var olan hastalığını kasten bildirmemiş olması durumunda sigortacının sözleşmeden cayma hakkı söz konusu olup Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre TTK'nın 1435. maddesindeki ihbar yükümlülüğüne aykırı davranışın gerçekleşebilmesi için bildirilmeyen rahatsızlık ile riziko arasında illiyet bağının mevcut olması gerekmektedir. Davacının ölüm sebebinin 27/02/2013'de kronial metostoz olan akciğer skuamöz hücreli karsınami hastası olduğu, metostarik hastaya polyatif kronial radyoterapi sonrası çoklu sıra kemoterapi uygulandığı ve son dönemde destek tedavisi verildiği, yani sözleşme imzalanırken hastalığın mevcut olduğu davacılar murisi tarafından ihbar yükümlülüğüne aykırı davranılarak hastalığın gizlendiği