III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1."...Olay tarihinde, müteahhitliğini sanık ...'un yaptığı, olayın meydana geldiği inşaatın şantiye şefi (mimar)nin sanık ... olduğu, sanık ...'in (mimar) ise inşaata yapı denetim firmasında proje uygulama denetçisi olduğu; olay günü saat 17.00 sularında inşaatta işçi olarak çalışan maktülün asansör boşluğuna düşerek öldüğü, Adli Tıp Kurumu raporuna göre ölüm olayı ile kaza arasında illiyet bağının bulunduğu; ölümle sonuçlanan kazada; inşaatın şantiye şefi olan sanık ...'in iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda eksikliklerin giderilmesi konusunda gerekli önlemleri aldırmaması ve bu konuda yapı ve iş sahibine uyarıda bulunmaması nedeniyle yetki ve sorumluluğunda bulunan uyarı görevini yerine getirmediğinden 1. derecede Asli kusurlu olduğunun 08/03/2015 tarihli bilirkişi raporu ile 31/07/2015 tarihli bilirkişi raporlarından anlaşıldığı; Olayın meydana geldiği inşaatla yapı denetim firması arasında sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca şantiyede iş güvenliği önlemlerine ilişkin her hangi bir tedbir ve öneride bulunmadığı, asansör boşluklarının kapatılması gibi, yetki ve sorumluluğunda bulunan hususlarda, uyarı görevini yerine getirmediğinden proje uygulama denetçisi olan mimar sanık ...'in, 2. derecede Tali kusurlu olduğu 14/03/2014 tarihli bilirkişi raporu, 08/03/2015 tarihli bilirkişi raporu ile 31/07/2015 tarihli bilirkişi raporlarından anlaşıldığı; sanık ...'in, asli kusurlu olarak taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan kusuru oranında, sanık ...'in, tali kusurlu olarak taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan kusuru oranında cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği gibi bir olayda hukuki sorumluluk ile cezai sorumluluk farklı olup taksirli cezai sorumluluk daha dar olarak düzenlenmiş ve bunun çerçevesi TCK'nın 22. maddesinde çizilmiştir. Taksirle meydana gelen olaylarda failin hukuki sorumluluğunun bulunması cezai yönden de sorumlu olmasını gerektirmez. Sanık ...'un, üzerine atılı katılana karşı taksirli ölüme neden olma suçunu işlediği iddia edilmiş ise de, ölümle sonuçlanan kazanın yaşandığı inşaattın müteahhitliğini üstlenen sanık ...'un, mesleği mimarlık olan şantiye şefi atadığı yine yapı denetim firması ile sözleşme yaptığı, firmanın proje uygulama denetçisi olan mimar sanık ...'i görevlendirdiğinden sanık ...'un, cezai yönden kusurunun bulunmadığı 08/03/2015 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılmakla yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın, beraatine dair karar verilmiştir...." şeklindedir.
2.Soruşturma aşamasında tek bilirkişiden (fizik mühendisi-işgüvenliği uzmanı) alınan 14.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yapı müteahhidi ...'nin işyerinde risk değerlendirmesi yaptırmadığı, düşme tehlikesi bulunan yerleri tespit ederek gerekli önlemleri aldırmadığı ve çalışanları denetlememesi nedini ile Asli Kusurlu olduğu; inşaata müteahhit tarafından şantiye şefi olarak atanan mimar ...'in Tali Kusurlu olduğu; yapı denetim firması adına hareket eden ve asansör boşluklarının ön kısımlarının açık olmasına rağmen işverene gerekli uyarıları yapmayan mimar olan ...'in ise Tali Kusurlu olduğu şeklinde görüş verilmiştir.
3.Kovuşturma aşamasında Ankara talimat mahkemesinden alınan iş güvenliği uzmanlarından oluşan üçlü bilirkişiden alınan 08.03.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; yapı müteahhidi ...'nin inşaat yerinde şantiye şefi ve yapı denetim firması görevlendirmesi nedeni ile cezai yönden kusursuz olduğu; şantiye şefi olarak atanan mimar ...'in eksiklikleri ve riskleri yapı müteahhidine rapor etmediğinden Asli Kusurlu olduğu; yapı denetim firması adına hareket eden ve asansör boşluklarının ön kısımlarının açık olmasına rağmen işverene gerekli uyarıları yapmayan mimar olan ...'in ise Tali Kusurlu olduğu şeklinde görüş verilmiştir.
4.Kovuşturma aşamasında İstanbul Teknik Üniversitesinden alınan 31.07.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; asıl işveren yapı müteahhidi sanık ...'nin ve şantiye şefi sanık ...'in Asli Kusurlu olduğu; sanık ...'in ise Tali Kusurlu olduğu yönünde görüş verilmiştir,
5.Sanık ... savunmasında; suça konu asansör boşluklarının önüne iki sıra tuğla ördürdüğünü, demir koydurduğunu, o sırada 15 gün inşaattan ayrılıp şehir dışına çıktığını, el arabalarıyla birşeyler boşaltmak için demirleri söktüklerini, tuğlaları da kaldırdıklarını, herhangi bir kusurunun olmadığını, ayrıca ölenin işçisi olmadığını, taşeron ...in babası ve işçisi olduğunu, ölenin kendi bilgisi dışında inşaata getirildiğini, öncelikle beraatini, mahkumiyetine hükmedilecekse lehine olan kanunların uygulanarak hakkında hükmün açıklanmasınnı geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini savunmuştur.
6.Sanık ... savunmasında; mimar olduğunu, kazanın yaşandığı inşaatın yapı denetim firmasında proje uygulama denetçisi olduğunu, iş güvenliği ilgili herhangi bir görevinin olmadığını, sadece yapının projeye uygun yapılıp yapılmadığını denetlediğini, öncelikle beraatini, mahkumiyetine hükmedilecekse lehine olan kanunların uygulanarak hakkında hükmün açıklanmasınnı geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini savunmuştur.
7.Sanık ... savunmasında; mesleğinin mimarlık olduğunu, olayın meydana geldiği inşaatta şantiye şefi olduğunu, olay esnasında inşaatta olmadığını, güvenlik tedbirlerinin alınıp alınmadığı konusunda bir bilgisinin bulunmadığını, suçun meydana geldiği inşaatta müteahhide yazılı olarak eksikleri bildirmediklerini, bazen zaman zaman eksiklikleri şifaen müteahhide söylediklerini, şu anda bunları hatırlamadığını, bildiği kadarıyla uyarıcı levhanın sonradan konulduğunu, asansör boşluğuna koruma demirlerinin de olaydan sonra konulduğunu, öncelikle beraatini, mahkumiyetine hükmedilecekse lehine olan kanunların uygulanarak hakkında hükmün açıklanmasınnı geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini savunmuştur.
8.Yapı müteahhidi ile "taşeronluk sözleşmesi" yaparak imza altına alan, duvar ustası işçi ...'in babasının ölümü ile ilgili olarak müşteki sıfatı ile alınan ifadesinde özetle, ... ve ... ile birlikte inşaatta duvar örme işi yaptıklarını, babasının(66 yaşında) Erzurum'dan yanına birkaç günlüğüne geldiğini ve kendisine arada sırada yardım ettiğini, diğer işçiler Orhan ve Sedat ile birlikte harç kardığını, olay nedeni ile kimseden şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.
9.Ölenin oğlu ve kimlik tanığı Yunus Yiğit ifadesinde, babasının Erzurum'dan Kemalpaşa'ya tatil için geldiğini, inşaatta abisinin çalıştığını, babasının da abisine yardım ettiğini, babasının inşaattan iyi anlamadığını beyan etmiştir.
10.Ölenin eşi ve oğlu ..., sanıklardan şikayetçi olup, davaya katılmalarına karar verilmiştir.