Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2020/454 · K. 2022/1231
Hukuk Genel Kurulu 2020/454 E. , 2022/1231 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 1. Taraflar arasındaki “kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine ilişkin hüküm taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi: 4. Davacı idare vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 553 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak ... projesi kapsamında kamu yararı kararı alındığını, buna göre taşınmazın kamulaştırılması gerektiğini, taşınmaz malikinin uzlaşmaya çağrılmasına rağmen uzlaşmayı kabul etmediğini belirterek dava konusu taşınmaz hakkında kamulaştırma bedelinin tespiti ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; keşif kararı verilerek taşınmazın değerinin tespit edilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin Kararı: 6. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.07.2017 tarihli ve 2017/47 E. 2017/425 K. sayılı kararı ile; ilgili kurumlardan taşınmazın niteliğine ilişkin celp edilen kayıtlar sonrasında bilirkişiler marifeti ile yapılan keşif sonrasında düzenlenen raporda taşınmaz tarım arazisi olarak belirlenerek 2942 sayılı Kanun’un 11/3-f maddesi gereğince net gelir yöntemine göre taşınmazın öncelikle m2 değeri yapılan münavebe sistemi ile belirlenip objektif değer attırıcı unsurlar da dikkate alınarak kamulaştırma bedelinin hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 553 parselde tapuya kayıtlı 73,00 m2’lik taşınmazın tamamının kamulaştırmaya esas olmak üzere değerinin 76.599,32TL olarak tespitine, taşınmazın davacı ... adına takyidatlardan ari olarak tesciline, belirlenen kamulaştırma bedeline 21.05.2017 tarihinden 12.07.2017 tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, kamulaştırma bedelinin davalıya ödenmesi hususunda ilgili bankaya müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı: 7. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 8. ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 31.05.2018 tarihli ve 2018/495 E. 2018/1539 K. sayılı kararı ile; “…Dava konusu taşınmazın dosyaya ve bilirkişi raporuna yansıyan özelliklerine göre gelir metoduna göre belirlenen metrekare birim değerine % 300 oranında objektif değer arttırıcı unsur oranı uygulanması doğru olduğu gibi, her ne kadar dava konusu taşınmaz bedeli 2016 yılı esas alınarak tespit edilmişse de, istinaf kanun yolu incelemesi sırasında getirtilen ... İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün davanın açıldığı 2017 yılına ilişkin resmi rakamları uygulandığında da, bilirkişi tarafından hesaplanan bedelin değişmediğinin anlaşıldığından, rapor zemin bedeli yönünden dairemizce doğru kabul edilmiş, Keza, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmaz üzerindeki yapılara bedel tespit edilirken, yapının konumu ve ticari getirisi nedeniyle resmi birim fiyatları dışında ‘şerefiye’ adı altında ilave yapılmışsa da, davacı idarenin istinaf dilekçesinde; yapı bedelinin tespiti ile ilgili olarak herhangi bir itirazda bulunmadığı, HMK. nın 355.maddesinde ise; kamu düzenine ilişkin hususlar dışında istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağının belirtilmesi karşısında, davacı idarece açıkça istinaf konusu yapılmayan bu durumun ilk derece mahkemesi kararının değiştirilmesi sonucunu doğurmayacağı dairemizce kabul edilmiş olup, bu itibarla; Arazi nitelindeki taşınmaza net ürün geliri esas alınarak zeminine ve üzerindeki yapılara bedel tespit edilmesinde ve tespit olunan miktarın bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık görülmediğinden davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışındaki istinaf itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 29. maddesi “10 uncu madde uyarınca mahkeme heyetinin harcırahları, 15. madde uyarınca mahkemece oluşturulan bilirkişilerin ve keşifte dinlenilen muhtarın mahkemece takdir edilecek ücretleri ile tapu harçları ve bu Kanunun gerektirdiği diğer giderler kamulaştırmayı yapan idarece ödenir.” hükmünü taşımaktadır. Bu madde gereğince yargılama giderlerinden davacı idare sorumludur. 6100 sayılı HMK'nın 323. maddesinde yargılama giderleri açıkça sayılmış, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince taktir olunacak vekalet ücretinin de yargılama giderlerinden olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar Kamulaştırma Kanunu'nun 29. maddesinde açıkça vekalet ücretinden söz edilmiyorsa da madde metninde yer alan “bu Kanunun gerektirdiği diğer giderler” ifadesinin genel olarak yargılama ile ilgili yapılması gereken tüm giderleri içine aldığı ve vekalet ücretinin de bu anlamda ödenmesi gereken yargılama gideri niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bununla birlikte Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddeleri ile yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre davalı davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez, dolayısıyla aleyhine vekalet ücretine de hükmedilemez. Kamulaştırma Kanunu'nun 8. maddesi gereğince idare ve taşınmaz mal maliki arasında anlaşma sağlanamaması halinde idare aynı yasanın 10. maddesine göre kamulaştırılan taşınmaz malın bedelinin tespiti ile bu bedelin ödenmesi karşılığında taşınmazın davalı üzerindeki tapusunun iptali ve idare adına tescili veya terkinine karar verilmesi için ilgili mahkemede dava açar. Söz konusu dava ve taşınmaz malikinin bu dava nedeniyle davalı sıfatını kazanması yasadan kaynaklandığından, davalının davanın açılmasına sebebiyet verecek eylem ve işlemlerinden söz etmek mümkün değildir. Tüm bu nedenlerle, davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmeme gerektiğinin gözetilmemesi, Doğru olmadığı gibi, 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı yasanın 10/6. maddesi gereğince Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü harçtan muaf olup, bu itibarla harca karar verilmemesi de gerektiğinden, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince hüküm düzeltilerek…davanın kabulü ile ... ili ... İlçesi ... köyü 553 parsel sayılı taşınmazın tamamının kamulaştırılma bedelinin 76.599,32 TL olarak kabul ve tespitine, tespit edilen kamulaştırma bedeline 21.05.2017 tarihinden, karar tarihi olan 12.07.2017 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına, dava konusu 553 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, davacı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü adına tapuya tesciline, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 76.599,32 TL'nin tapu maliki davalı tarafa ödenmesine, ödemenin derhal yapılması için ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, taşınmazın tapu kütüğüne şerh edilmiş haciz, ipotek, intifa hakkı, ihtiyati tedbir gibi her türlü takyidatların kamulaştırma bedeline yansıtılmasına…” karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 9. ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 10. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 06.11.2019 tarihli ve 2018/9456 E. 2019/17659 K. sayılı kararı ile; “…Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Hukuk Dairesince kabulü ile HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmak suretiyle yeniden hüküm kurulmuş, bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; tarım arazisi niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... köyü 553 parsel sayılı taşınmazın zemininin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-f maddesi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit edilmesine, üzerinde bulunan yapılara ise aynı kanunun 11/1-h maddesi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesine ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı taraf vekillerinin istinaf isteminde bulunduğu,tarafların istinaf isteminin incelenmesinde; idare lehine vekalet ücreti takdir edilmesi ve idarenin harçtan muaf olduğu halde harca hükmedilmesine ilişkin bendinin HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapı yönünden resmi birim fiyatlarına göre hesaplanan bedelden yıpranma payı düşülerek bulunan miktara hükmedilmesi gerekirken, yapının köy meydanında bulunması merkezi konumu ulaşımın kolay olması, bölgenin rafting turizmine açık olması gibi yasal olmayan gerekçelerle bedeline 25.000 TL şerefiye eklenmek suretiyle fazla bedel tespiti, Doğru görülmemiştir,…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Direnme Kararı: 11. ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2019/2835 E. 2020/147 K. sayılı kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın arazi niteliğinde olduğu ve yüzölçümünün de çok küçük olması nedeniyle arazi bedeline ne miktarda objektif artış eklenirse eklensin taşınmazın gerçek değerine ulaşılamayacağı için, şerefiye adı altında yapı bedelini artırmak suretiyle kamulaştırma bedelini tespit etmiş olduğu, idare tespitinde de yapı bedelinin, resmî birim fiyatlarından oldukça yüksek tespit edildiği, davacının yapı yönünden istinaf itirazında bulunmadığı göz önüne alındığında, Yargıtay bozma ilamına uyulması hâlinde, taşınmazın özel durumları göz önüne alınmaksızın ve idare tespitinin çok altında kalacak şekilde bedel tespit edilmesi sonucunu doğuracağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 12. Direnme kararı süresi içinde davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.