Yerel Mahkemenin Kabulü
1."... olay tarihinde sanık ...'nin Gaziosmanpaşa- Arnavutköy hattında dolmuş şoförü olduğu, Arnavutköy istikametinden gelip Eski Edirne Asfaltını takiben Sultangazi istikametine seyir halinde iken, Habipler - İstoç yol ayrımından sağa doğru Habipler istikametine girdiği esnada, yolun solundan sağına yaya olarak geçmeye çalışan maktuleye çarptığı, İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin raporunda, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde müteyakkız seyretmediği, geçiş için kaplamaya giren yayalar nedeniyle zamanında etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı anlaşılmakla, kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile tali kusurlu olduğu; Müteveffa yayanın olay mahallinde kaplama üzerinden geçiş yapmadan evvel seyir halinde olan araçların seyir durumlarını yeterince kontrol etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, korunma tedbirine başvurmadığı, ilk geçiş hakkını sanık sürücü sevk ve idaresindeki araca vermediği anlaşılmakla kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu anlaşılmakla sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir...." şeklindedir.
2. Kaza tespit tutanağında ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporunda , sanığın idaresindeki dolmuş ile olay tarihinde, hız limitinin 80 km/s olduğu meskun mahalde, saat 19:00 sıralarında, gece vakti, aydınlatma bulunan tek yönlü ve iki şeritli yolda seyir halinde iken, olay yeri Habipler - İstoç yol ayrımından sağa doğru Habipler istikametine girdiği esnada, yolun solundan sağına İETT durağına geçmeye çalışan ölene çarpmadan önce 13 metre fren izi ile sağ şeritte çarptığı, çarptıktan 11 metre sonra sağdaki yeşil alana çıkarak durduğu, sanık sürücünün meydana gelen kazada, 2918 sayılı Kanunu'nun 52 nci maddesinin 2 nci fıkrasının b bendinde düzenlenen "... hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliği ile görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak" kuralını ihlal etmesi ve geçiş için kaplamaya giren yayalar nedeniyle zamanında etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı anlaşılmakla kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile tali kusurlu olduğu, ölen yayanın ise aynı Kanun'un 68 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendinde yer alan (Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçmemek) kusurunu ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
3. Sanık savunmasında “...normal hız sınırlarında gidiyordum, 70-80 km civarındaydım. koşar adım geçmeye çalışan iki kişi gördüm. Maktül beni görünce durdu, diğer yaya beni görmesine rağmen yürümeye devam etti, ben yayaya çarpmamak için aracı sağa kırdım, frene bastım. Buna rağmen yayaya çarptım, olayda kusurum yoktur , olay yerinde aydınlatma yoktur. Yaya geçidi ışık lambaları veya yaya geçidi de yoktur, hava kararmak üzereydi ” demiştir.
4.Katılan ... beyanında; “Olay günü kızım ile birlikte karşıdan karışya geçiyorduk, minibüsün geldiğini gördük, mesafemiz vardı, karşıya geçeriz diye düşündük , hatta durması için el de salladık. karşıya geçmeye başladık. Şöför bizi gördü.Yinede hızını azaltmadı.Ancak dolmuş hızından dolayı duramadı.Kızım Gülten'e çarptı.Daha sonra yine durmadı ve yeşil alana çıktı ve yan yattı.Çarpmanın etkisiyle dolmuş kızımı 50-60 metre kadar fırlattı..."şeklinde ifade vermiştir.
5. Katılan vekili hükümden sonra, 02.02.2016 tarihli dilekçesi ile sanık tarafından zararın giderilmesi nedeni ile şikayetten vazgeçtiklerini beyan etmiştir.