Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2020/6819 · K. 2022/20354
11. Ceza Dairesi 2020/6819 E. , 2022/20354 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafisi, katılan vekili Konya Cumhuriyet Başssavcılığı'nın 14.05.2013 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan da kamu davası açıldığı halde, bu suçtan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Sanık ... hakkında 2009,2010,2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve sanık ... hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; A)Sanık ... hakkında 2009,2010,2011 takvim yıllarında ve sanık ... hakkında 2010,2011 takvim yıllarında Meram Vergi Dairesi'nin ... mükellefi ... Pet. Ür. Medk. Turm. Nak. Gıda San ve Tic L.T.D şirketi adına sahte fatura düzenleme suçlarından açılan kamu davalarında, 13.08.2012 tarihli vergi suçu raporu ve eklerinde suça konu faturaları düzenleyen şirket yetkilisinin, 25.05.2011 tarihli hisse devrine kadar sanık ... olduğunun belirtildiği, ancak sanık ...'nun savunmasında şirketteki hisselerini 26.03.2010 tarihinde sanık ...'e devrettiğini ve şirket müdürlüğünden azledildiğini, bu tarihten sonra şirket ile ilgisinin olmadığını beyan ederek hisse devrine ilişkin 07.06.2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi nüshasını sunduğu, sanık ...'in de savunmasında 2010 yılında tanımadığı bir kişinin teklifi üzerine Konya iline gelerek noterde bu kişiye yetki verdiğini, şirket ile bir ilgisinin olmadığını beyan ettiği ve hükme esas alınan 09.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda suça konu şirketin 2011 takvim yılında 47.319,00 TL KDV matrahının bulunduğu ve şirket adına 2011 Mart ayına kadar fatura düzenlendiğinin belirtilmesine karşın vergi tekniği raporlarında 2011 takvim yılına ilişkin somut bir veri ve tespit bulunmadığından bahisle beraat kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin ve sanıklar yönünden suç tarihlerinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; 1)Öncelikle 2011 takvim yılında suça konu şirket tarafından düzenlenen fatura bulunup bulunmadığının ilgili vergi dairesinden sorularak tespitinden sonra ilgili takvim yıllarına ait suça konu şirket adına düzenlenen faturaların temini ile sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, 2)Kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde sanıkların temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile her takvim yılına ait faturalar yönünden yazı ve imzaların aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, 3)Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise; faturaları kullandığı belirlenen şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların eylemlerinin ve suç tarihlerinin tespit edilerek hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurulması, B) Kabule göre de; 1)... hakkında kurulan hükümler yönünden; a)Sanık hakkında 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b-2 maddesinin bir kez uygulanması talep edilerek dava açılığı halde, sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, 2009 ve 2010 takvim yılları için ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, b)Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme fiillerinin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık ... hakkında 2009, 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan hükümlerde TCK'nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, c)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, 2)Suçların sübutu halinde hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafisi ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 13.12.2022 tarihinde sanık ... hakkında 2009 takvim yılında sahte belge düzenleme suçlarından açılan kamu davasının gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı sebebiyle düşmesi gerektiğine dair başkan vekili ...'ın karşı oyu ile diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi. (Muhalif Üye) Yz.İşl.Md.Y. ...