B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi kararına karşı ..... Örme San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine...Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
..... Örme San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle kusurun hatalı tespit edildiğini, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, işin anahtar teslimi olduğunu, maddi tazminatın hatalı hesaplandığını, müvekkilinin müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamına göre, hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu tutulan Karatoplar Mak. San. A.Ş. yönünden böyle bir şirketin gerçekten mevcut olup olmadığının belli olmadığı, zira davacının işvereninin Karatoplar Mak. San. A.Ş. isimli bir şirket değil, gerçek kişi ... isimli kişi olduğu, gerçek kişi firmasının ticaret ünvanının da ...-Karatoplar Makina Çelik Konstrüksiyon olduğu, kaldı ki dava dilekçesi tebliğ edildikten sonra Karatoplar Mak. San. A.Ş. adına değil ... adına vekalet ibraz edildiği, temyiz eden ..... Örme San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden ise ticaret sicil gazetesi kayıtlarına göre ..... Örme San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin dava dışı Maviş Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. isimli şirketle birleşmesi nedeniyle ticaret sicilinden terkin edildiği ve keyfiyetin 05/01/2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiği, haliyle ..... Örme San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin tüzel kişiliğinin sona erdiği anlaşılmaktadır.
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı,...2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer.
Somut olayda Karatoplar Mak. San. A.Ş. ticaret ünvanına sahip bir şirketin gerçekten var olup olmadığı araştırılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olduğu gibi davalı ..... Örme San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ticaret sicil kaydının terkin edildiği, giderek avukatının temsil yetkisinin de son bulduğunun gözden kaçırılması da hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, öncelikle ticaret sicil müdürlüğünden davalı ..... Örme San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sicil kayıtlarının dosyaya celp edilmesinden sonra devir olgusunu irdelemek, devir olgusunun varlığının sabit olması halinde 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi uyarınca devralan şirketin davaya katılımını sağlamak, devrin dava devam ederken gerçekleştiği ve davanın açılmasından devir ve terkin tarihine kadar davalı vekilince yapılmış usul işlemleri bulunduğunu gözetip usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak devralan şirketin savunma ve delillerini topladıktan sonra sonucuna göre, Karatoplar Mak. San. A.Ş. yönünden ise bu ünvanda bir şirketin gerçekten var olup olmadığını ticaret sicil müdürlüğünden sormak, dosya kapsamında yer alan davacının işvereninin gerçek kişi ... isimli kişi olduğuna dair belgeleri değerlendirmek, işverenin gerçek kişi Ruhi olduğunun tespiti halinde oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, ..... Örme San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi'nin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:...Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davalı avukatı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalı ..... Örme San. ve Tic.Ltd.Şti.'ye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 22.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.