Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2020/75 · K. 2022/1408
Hukuk Genel Kurulu 2020/75 E. , 2022/1408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki "itirazın kaldırılması” isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, ... 9. İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen istemin reddine ilişkin karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. İNCELEME SÜRECİ
Alacaklı İstemi: 4. Alacaklı vekili istem dilekçesinde; ilamsız icra takibinin konusunun müvekkilinin ...Finanstaki alacağının borçlu firmaya temlik edilen alacağı olduğunu, borçlunun alacaklının tek başına icra takibi yapamayacağı itirazının kötü niyetli olduğunu, sözleşmede ...’nın tek başına icra takibi yapamayacağı ya da mahkemeye başvuramayacağı gibi bir ibarenin bulunmadığını, ... ...’nın müvekkilinin eşi olup, okuma yazma bilmediğini, sözleşmede alacaklı olarak ...’dan başkasının imzasının olmadığını, imzası olmayan ... ...’nın bu sözleşmeye dayanarak icra takibi yapmasının mümkün olmadığını, borçlunun sözleşmeye ve imzaya herhangi bir itirazının bulunmadığını ileri sürerek itirazın kesin olarak kaldırılmasına ve borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Borçlu Cevabı: 5. Borçlu vekili; takibe dayanak belgenin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 68. maddesi anlamında belge olmadığını, takip dayanağı sözleşmede her iki tarafa karşılıklı edimler yüklendiğini ve karşılıklı şartlar içerdiğini, kayıtsız ve şartsız bir borç ikrarını içermediğini, alacağın yargılamaya muhtaç olduğunu belirterek istemin reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 6. ... 9. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2016/141 E., 2016/304 K. sayılı kararı ile; borçlunun takibe dayanak belgenin altındaki imzaya açıkça itiraz etmediği, sadece borçlu olmadığını öne sürdüğüne göre bu belgenin bağlayıcı nitelikte olduğu, takibe dayanak belgenin imzası ikrar edilmiş yani İİK'nın 68/1. maddesi bağlamında bir belge olduğu, borçlunun borcu ödediğini İİK’nın 68. maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlamadığı gerekçesiyle itirazın kesin olarak kaldırılmasına, itiraza uğrayan alacağın %20’si oranındaki tazminatın davalıdan (borçludan) alınarak davacıya (alacaklıya) ödenmesine karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 7. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 05.12.2016 tarihli ve 2016/16852 E., 2016/24877 K. sayılı kararı ile; “…Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, alacaklının itirazın kaldırılması istemiyle 04.02.2016 tarihinde icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, takibe konu belgenin İİK'nun 68/1. maddesinde belirtilen imzası ikrar edilmiş belge olduğundan bahisle itirazın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.29.10.2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin “Dava ve Takip Usulü” başlıklı 16/1. maddesinde; “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır" hükmü yer almaktadır. Somut olayda, alacaklı tarafından, borçlu şirket Cihan Paz. Bas. Yay. Tük. Tic. A.Ş.'nin itirazının kaldırılması istemiyle 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 16/1. maddesi gereğince 17.08.2016 tarihinden önce icra mahkemesine başvurulduğu görülmektedir. O halde, adı geçen şirketin olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılıp kapatılmadığının araştırılarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir…” gerekçesi ile karar re’sen bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 9. ... 9. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 15.12.2017 tarihli ve 2017/59 E., 2017/807 K. sayılı kararı ile; bozma kararına uyularak, taraflar arasındaki icra takibinin dayanağı olan 04.07.2011 tarihli alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi başlıklı belgenin kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içermemesi ve taraflara karşılıklı edimler yüklemesi nedeniyle İİK’nın 68/1. maddesinde belirtilen nitelikte belge olmadığı, takip konusu alacağın varlığı, miktarı ve tahsilinin genel mahkemede yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile itirazın kesin olarak kaldırılması isteğinin reddine, yasal koşullar gerçekleşmediğinden borçlunun tazminat isteğinin reddine karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 10. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 11. Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 11.02.2019 tarihli ve 2018/9959 E., 2019/1785 K. sayılı kararı ile; “… Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde borçlunun yetkiye ve borca itirazı üzerine takibin durduğu, alacaklının, itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK'nin 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Somut olayda icra takibinin dayanağı 04.07.2011 tarihli “Alacağın temliki, Sulh, İbra ve Feragat sözleşmesi” başlıklı belge, kayıtsız şartsız, belirli bir para borcu ikrarını içerdiği gibi, belge altındaki imza açıkça inkar edilmediğinden İİK'nin 68. maddesi kapsamında borç ikrarını içeren belge niteliğindedir. O halde mahkemece, işin esasının incelenerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğinden bahisle itirazın kaldırılması isteminin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur. Direnme Kararı: 12. ... 9. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2019/479 E., 2019/455 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçe tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 13. Direnme kararı süresi içinde alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.