İçtihatYargıtay12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2020/9607 · K. 2024/1664
- Esas No
- 2020/9607
- Karar No
- 2024/1664
- Karar Tarihi
- 04.04.2024
Karar Metni
12. Ceza Dairesi 2020/9607 E. , 2024/1664 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Mahkumiyet
Temyiz Edenler : Sanıklar müdafileri, katılanlar vekili
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; katılanlar vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/4-1a, 52/2-4, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 36.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına sanık ... hakkında 85/2, 62, 50/4-1a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafinin temyiz istemi; eksik inceleme yapıldığı,fazla ceza verildiğine ilişkindir.
Sanık ... müdfinin temyiz istemi; kusura,fazla ceza verildiğine ilişkindir.
Katılanlar vekilinin temyiz istemi; sanık ... hakkında bilinçli taksir uygulanması gerektiği,sanıklara az ceza verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, saat 07:45 sıralarında sanık ..., kazadan yaklaşık 4 saat sonra yapılan ölçüme göre 103 promil alkollü olarak idaresindeki...plaka sayılı otomobil ile yerleşim yeri dışında, iki yönlü yatay güzergahı tehlikeli virajlı dar köy yolunda seyir halinde iken olay yeri yol bölümüne geldiğinde, karşı istikametten seyir halinde olan sanık ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı otomobil ile seyir halinde olduğu, her iki sürücünün de yolu ortalayarak virajı orta şerit çizgisi üzerinden aldığı sırada çarpışmaları neticesi sanık ...’in aracındaki yolcu Tülay’ın öldüğü, diğer yolcu Mehmet’in hayati tehlike geçirecek ve orta 2 derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, sanık ...’in ağır 6 kemik kırığı ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, sanık ...’un basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı, sanıkların birbirlerinden şikayetçi olduğu, ölenin yakınları ve yaralanan mağdurun da sanıklardan şikayetçi olduğu olayda; Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre, katılan sanıklar ... ve ...'ın sevk ve idarelerindeki otomobil ile yerleşim yeri dışındaki köy yolunda seyirle olay yeri görüşün kısıtlı olduğu tehlikeli virajlı yol bölümüne geldiklerinde yola gereken dikkati vermeyip bu mahal şartlarında müteyakkız seyir etmemeleri, şerit izleme kurallarına riayet etmeyip karşı şeridi de işgal eder şekilde seyir etmeleri, karşı istikametten aynı şekilde seyirle gelen otomobil karşısında zamanında kendi yolunun sağına yanaşmayıp önlem almamaları sebebiyle oluşan kazada asli ve eşdeğer oranda kusurlu oldukları kabul edilerek sanıkların TCK'nın 85/2 maddesi gereğince mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yukarıda izah edilen oluşa ve kabule göre; eşdeğer kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık ...'in bir kişinin ölümünden, bir kişinin basit tıbbi müdahale ile yaralanmasından, bir kişinin de hayati tehlike geçirecek ve orta 2 kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasından sorumlu olduğu dikkate alındığında; sanık ... hakkında tayin edilen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bu yönden bozma isteyen görüşe iştirak edilememiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Olaydan 4 saat sonra yapılan ölçüme göre sanık ...'in 103 promil (kaza anında 163 promile tekabül ediyor) alkollü olarak araç kullanarak kazaya sebep olduğu anlaşılmakla sanık ...'un eyleminde bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY:
Olayımızda, müşteki sanık ...'in şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymayarak ve alkollü araç kullanarak, diğer müşteki sanık ...'ın ise şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymayarak 1 kişinin ölümüne ve üç kişinin yaralanmasına yol açan trafik kazasına sebebiyet verdikleri, bunun üzerine müşteki sanık ...'in TCK’nın 85/2, 22/3-4-5, 63 ve 53. maddeleri, müşteki sanık ...'ın TCK’nın 85/2, 22/4-5 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı görülmüştür.
Yerel mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/4-1a, 52/2-4, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 36.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına sanık ... hakkında 85/2, 62, 50/4-1a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ancak her iki sanık hakkında da bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına hükmedilmiştir.
Dairemiz çoğunluk görüşü ise müşteki sanık ...’in alkollü araç kullanması nedeniyle hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulması yönündedir.
Oysa olay yeri tespit tutanağı, tanık anlatımları ve bu doğrultuda hazırlanan bilirkişi raporları dikkate alındığında; kazanın meydana geldiği yolun banketi bulunmayan bir köy yolu olduğu, yol kenarında yoğun iğde ağaçları ve yolun virajlı olması nedeniyle seyir halindeki sürücülerin görüşlerinin kısıtlı olduğu, dosyadaki fotoğraflardan anlaşıldığı üzere yolun ortasında sollama yasağını gösteren kesintisiz çizginin bulunduğu, yine dosyadaki bilgi ve belgelerden kazanın oluş noktasının sollama yasağını ifade eden kesintisiz şerit çizgisi üzerinde olduğu her iki müşteki sanığında virajlı ve dar yolda yol şartlarına uygun hareket etmeyip sollama yasağını ifade eden kesintisiz çizgiyi ihlal ettiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; her iki müşteki sanık hakkında; virajlı ve dar yolda sollama yasağı kuralını ihlal ettikleri (sollama yasağını ifade eden kesintisiz çizgiyi ihlal ederek kazanın oluşumunu sağladıkları) gerekçesiyle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması yönünde yerel mahkeme kararının bozulmasına hükmedilmesi yerine yerleşik daire kararlarımıza da aykırı olarak sadece müşteki sanık ... hakkında alkollü araç kullandığı (1,00 promilin üzerinde alkollü araç kullanmak tek başına bilinçli taksir sebebi kabul edilmektedir ancak birden fazla bilinçli taksir halinin olması ceza miktarının belirlenmesinde önem arzetmektedir), bu sebeple hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. 04/04/2024