İçtihatYargıtay4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/10089 · K. 2023/5226
- Esas No
- 2021/10089
- Karar No
- 2023/5226
- Karar Tarihi
- 11.04.2023
Karar Metni
4. Hukuk Dairesi 2021/10089 E. , 2023/5226 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1265 Esas-2020/1566 Karar
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine-Davacının İstinaf Talebinin Esastan Reddine
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Samsun 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/402 Esas-2020/227 Karar
Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemli icra takibine itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.08.2011 tarihinde davacı nezdinde ... poliçesiyle sigortalı bulunan davalının maliki ve sürücüsü olduğu araç ile maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigortalıya ait araca kaza tarihinde sürücü koltuğu hariç 5 yolcu binmesi gerekirken 8 yolcu daha binerek toplamda 13 yolcu ile yolculuk yapıldığı esnada kaza meydana geldiğini, davalının istiap haddini aşarak araç kullanması sonucu kaza meydana geldiğinden asli kusurlu olduğunu, kaza neticesinde sigorta şirketince malül ...'a 26.06.2014 tarihinde toplam 81.529,51 TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketince yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/72650 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi açıldığını, borçlu tarafından işbu takibe itiraz olunarak icra takibinin durdurulduğunu belirterek davalı borçlunun haksız itirazının iptaline, masraf ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davanın görevli mahkemede açılmadığını, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davaya konu kaza tespit tutanağı incelendiğinde kazaya istiap haddinin aşılması değil KTK 52-1-a maddesinin ihlalinin sebebiyet verdiğini, Yargıtay kararlarına göre istiap sınırının aşılmış olmasının sigortacıya rücu hakkı vermeyeceğini, kazanın oluşu ile yükleme sınırının aşılması arasında nedensellik bağı kurulması gerektiğini belirterek davada görevsizlik kararı verilmesini ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...kazaya karışan sigortalı taşıtın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşınması sırasında meydana gelen zararların teminat dışı kabul edilebilmesi için riziko ile istiap haddinden fazla yük yada yolcu taşınması arasında uygun "nedensellik bağı" bulunması gerektiği, dosyada alınan uzman bilirkişi raporunda istiap haddinin üzerinde yolcu taşımanın trafik kurallarına aykırı dahi olsa olayda saptanan fiiller ile kaza hadisesi arasında sebep sonuç ilişkisini belirtilen illiyet bağı kurulamadığının belirlendiği, bu sebeple davacı ... yönünden rücu şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Trafik Sigortası Genel Şartları b.4.e bendine göre istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması sonucunda kazanın meydana gelmesi halinde sigorta ettirene rücu edilebileceğini, davalı sigortalının araçta çok fazla yolcu taşıdığını, kazanın istiap haddinin aşılmasından meydana geldiğini, bilirkişinin eksik değerlendirme yaptığını, bu nedenle mahkemece davanın reddine dair verilen kararın yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...meydana gelen kazanın münhasıran istiap haddinin aşılmasından meydana gelmediğinden davacı ... şirketinin sigorta ettirene rücu edemeyeceği anlaşıldığından, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle başvurunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4-e maddesi,
3. Değerlendirme:
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, sigortacının istiap haddinin aşılması nedeniyle işletene rücu edebilmesi için kazanın münhasıran istiap haddinin aşılmasından kaynaklanmış olması gerektiği gözönünde bulundurularak, konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporla, davalının kazada tam kusurlu olduğu ancak istiap haddi aşımının kazada tek etken olmadığının tespit edildiği, bu nedenle davacının davalı sigortalısına rücu hakkı bulunmadığına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.