İçtihatYargıtay8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2021/1024 · K. 2021/1988
- Esas No
- 2021/1024
- Karar No
- 2021/1988
- Karar Tarihi
- 08.03.2021
Karar Metni
8. Hukuk Dairesi 2021/1024 E. , 2021/1988 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, halen tarafların müşterek murisi... adına kayıtlı 765, 1324, 621, 2394, 2186, 564, 268 ve 2393 parsel sayılı taşınmazların murisin vefatından itibaren davalıların kullanımında olduğunu, vekil edenin kullanma isteğinin davalılarca engellendiğin açıklayarak, haksız elatmanın önlenmesi ile geriye dönük son beş yılın ecrimisil bedeli olarak şimdilik 4.500,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece davalı ..., ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden; elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğinden bahisle ecrimisil isteğinin reddine dair verilen karar, davacı vekili ile bir kısım davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Elatmanın önlenmesi isteğine yönelik temyiz incelemesinde;
6100 Sayılı HMK'nin 125/2. maddesine göre, davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder.
Somut olayda, dava konusu taşınmazların tamamı yargılama henüz devam ederken 23.03.2016 ve 29.04.2016 tarihlerinde davalı ... ve dava dışı kişilere satılarak devredildiği, davacının hak sahipliğinin dava konusu taşınmazların tümü yönünden sona erdiği anlaşıldığına göre, Mahkemece HMK'nin 125/2. maddesine göre işlem yapılması, davanın kayıt malikine ihbarı ile davayı takip edip etmediği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gereğiyle hükmün bozulması gerekmiştir.
2. Ecrimisil isteğine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil talep edildiği dönemde dava konu taşınmazda taraflar elbirliği suretiyle maliktir. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir.
Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası , her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
Somut olaya gelince, Mahkemece intifadan men koşulunun gerçekleşmediğinden bahisle ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiş ise de; davacı dava dilekçesinde kullanımının davalılarca engellendiğini iddia etmiş, yargılama aşamasında dinlenen davalı tanıklarından ..., dava konusu taşınmazların 70 dekarlık kısmını davalı ... adına icar yolu ile işlediğini beyan etmiştir. Buna göre, Mahkemece davacının kullanımının davalılarca engellenip engellenmediğinin araştırılması, engellendiğinin tespiti halinde taşınmazların tamamı, aksi halde kiraya verilen kısım için ecrimisile hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 08.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi