Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2021/1041 · K. 2024/1390
12. Ceza Dairesi 2021/1041 E. , 2024/1390 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 74/1, 74/1.2.cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 51, 53, 54 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
14.12.2015 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağına göre; olay günü günü Osmanlı köyü muhtarı tarafından dere yatağında iş makinasının çalıştırıldığına yönelik ihbar alınması üzerine ilgili jandarma görevlileri tarafından olay yerine intikal edilerek gözleme başlanıldığı, olay yerinde çalışır vaziyette olan kepçe ve kepçenin yanında şahıslar görüldüğü, olay yerine gidildiğinde kazılmış oyuğun içerisinde biri kadın ikisi erkek toplamda üç şahsın bulunduğu, yanlarında ateş yandığı bu şahısların kolluk görevlilerinin geldiğini farketmediği, kazılmış yerin girişinde bulunan diğer dört erkek şahsa burada ne yaptıkları sorulduğunda “Komutanım bir umut belki bir şeyler buluruz diye kazıyoruz” şeklinde beyanda bulundukları, kazı işlemi ile ilgili olarak herhangi bir izin belgelerinin olup olmadığı sorulduğunda “Komutanım bizi affedin, biz belki define buluruz diye burayı kazdık” diye cevap verdikleri, kazılan yerin içerisinde bulunan şahısların oyuğun dışarısına çağrılarak ne yaptıkları sorulduğunda herhangi bir cevap vermediklerinin belirtildiği, olay yerinden beş adet kürek, iki adet kazma, mala, keser , murç, ışıldak, ve dört çift iş eldiveninin ele geçirildiği, olay yerindeki şahısların yapılan kimlik kontrolü neticesinde sanık ... ve temyiz dışı diğer sanıklar olduklarının belirtildiği, anlaşılmıştır. Sanığın kolluk ifadesinde; haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı diğer sanıklar Erçin, Dönüş ve Osmanla ... ile gezmeye çıktıklarını, kendisinin define olduğunu düşündüğü yeri gösterdiğini burada kazı yapmaya karar verdiklerini ve daha sonrasında kepçe operatörü temyiz dışı sanık ...’u arayarak birlikte olay yerine gittiklerini, kepçe ile yaklaşık 3-5 saat kazı yaptıklarını bir şey bulamadıklarını bu sırada jandarmanı geldiğini beyan ettiği, mahkeme aşamasındaki savunmasında ise kolluk ifadesini inkarla olay günü temyiz dışı ... ile birlikte tarla arazisi yapmak için dolaşmaya çıktıklarını bu sırada, kanal çalışması yapıldığını fark ettiklerini merak edip bakmak için gittikleri esnada aniden jandarma görevlilerinin geldiğini beyanla atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır. Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık ...’in talimatla alınan mahkeme savunmasında ise sanık ...’in kendisine "burada bir şeyler var merak ettiğimden dolayı burayı kazdırıyorum" şeklinde beyanda bulunduğunu belirttiği, tüm dosya kapsamından sanık ... ile haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı diğer sanıkların savunmalarının ve olaya dair anlatımlarının birbiriyle tutarlı olmadığı, anlaşılmıştır. 23.12.2015 havale tarihli Müze Müdürlüğü raporunda; kazı yapılan yerin mevcut durumda tescilli sit alanı veya koruma alanı olmadığı ancak kazı yapılan alanda 2863 sayılı yasa kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarından olduğu belirtilen 2.5 metre yükseklikte bir girişe sahip, kemerli tavan yapılı, keşiş odası olarak tanımlanabilecek bir mağara bulunduğu ve mağaranın giriş kısmına fiziki olarak giderilmesi mümkün olmayacak şekilde zarar verildiği, söz konusu yerin 2863 sayılı yasa kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilebilmesi için gerekli çalışmalara başlanıldığı belirtilmiştir. Mahkemece, sanık savunması, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın sit alanı veya 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli olmayan alanda kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptığı sabit görülerek atılı suçtan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.