Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2021/10789 · K. 2022/2186
1. Hukuk Dairesi 2021/10789 E. , 2022/2186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istekli dava sonunda Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 06/10/2021 tarihli ve 2019/1663 Esas - 2021/1397 Karar sayılı karar, yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan eşi ... ...’ın maliki olduğu 81 ada 24, 27, 35, 36, 37 ve 38 parsel sayılı taşınmazlarını 27/10/2011 tarihinde satış göstermek suretiyle ilk evliliğinden olma kızı davalı ...’e devrettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, davalının dava konusu taşınmazları murisin vefatından sonra ... isimli bir yakın akrabasına satış yolu ile devrederek, 2014 yılında tümünü tekrardan satış yolu ile geri aldığını, bu suretle muvazaa riskinin bertaraf edildiğinin düşünüldüğünü ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, 1964 doğumlu olup, Almanya’ya 1977 yılında ailesi ile birlikte gittiğini ve çocuk olduğu halde günde 2 saat olmak üzere 1981 yılına kadar çalıştığını, 1981 yılında sigortalı işçi olarak tam gün çalışmaya başladığını, murisin taşınmaz satın almak istediğini ve bunun için krediye ihtiyaç duyduğunu, Almanca bilmeyen ve mesleği olmayan murisin sabit bir işi olmadığından (geliri de dolayısıyla az olduğundan) kredi çekmesinin mümkün olmadığını ve taşınmazların alımı için gereken kredinin kendisinin (davalının) maaşı karşılığı çekildiğini, daha sonra da kredi borcunun maaşıyla ödendiğini, taşınmaz alımı için gereken paranın (40.000,00TL) kalan 10.000,00 TL'sinin de yine Almanya’da yaşayan eniştesi ... ve teyzesi ...’dan borç alındığını ve kendisi tarafından ödendiğini, çektiği krediyle satın alınan dava konusu taşınmazların murisin adına tescil edildiğini, daha sonra emekli olan murisin Türkiye’ye döndüğünü, kendisinin yanında kaldığını, murise kendisi tarafından bakıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.