V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı T.C. ... Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlamıştır.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile ipoteğin terkini istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 705. maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022/1. maddesinde; “Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.”
3.2.2. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur.
3.2.3. TMK’nin 1023. maddesinde; “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.", 1024/1. maddesinde; “Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.” 1024/2. maddesinde; “Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.” 1024/3. maddesinde; “Böyle bir tescil yüzünden ayni hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Dosyanın incelenmesinde, dava konusu 315 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu küğütünde ½’şer hisseyle ... ve ... adlarına kayıtlı iken; farklı bir işleme ait 14/12/2015 tarihli ve 1227 başvuru numarası ile ve yine işlemle alakası bulunmayan 25/11/2015 tarihli ve 892 yevmiye numaralı işlem ile davalı ... adına satış suretiyle kaydedildiği, işlem sırasında harç ve döner sermaye alınmadığı, satışın elektronik sicilde oluştuğu ancak kütüğe yazım yapılmadığı, işlemin, fiili işlem tarihi olan 22/12/2015 tarihli yevmiye defterinde görünmediği, işleme ait ıslak imzalı ve fiziki bir belgenin mevcut olmadığı, usulsüz işlem ile ... adına (sadece elektronik sicilde) kayıtlı hale gelen taşınmazın yine farklı bir işleme ait 10/12/2015 tarihli 1220 başvuru numarası ile ve yine işlemle alakası bulunmayan 16/12/2015 tarih 945 yevmiye numarası ile diğer davalı ... Bankası lehine 1.000.000 TL limitle ipotek tesis edildiği anlaşılmıştır.
3.3.2. Hemen belirtmek gerekir ki; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı olan ve kararın (V/3.2.) paragraflarında açıklanan yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinin yerinde olmasına ve (III) ve (IV/3.) paragraflarda gösterilen gerekçeyle taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı ... Bankası A.Ş. nin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.3.3. Ne var ki; HMK 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
3.3.4. Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesine göre; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.” Öte yandan TMK’nın 1022. maddesine göre taşınmaz mülkiyetinin kazanılması sicile tescil koşuluna bağlı olup, ayni haklar kütüğe tescil ile doğar, sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır. Kurulması kanunen tescile tabi ayni haklar, tescil edilmedikçe varlık kazanamaz. Başka bir değişle, hak tescil edilmedikçe ayni hak niteliğini kazanamaz; mülkiyetin nakledildiğinden söz edilemez.
3.3.5. Somut olayda, dava konusu taşınmazların ... ve ... adlarına kayıtlı iken elektronik sicilde yapılan işlem ile davalı ... adına kaydedildiği, satış işleminin sadece elektronik sicilde yapıldığı, kütüğe yazım yapılmadığı, tapu arşivinde bu satış işlemine ait ıslak imzalı fiziki belge bulunmadığı, taşınmazların kütükte halen malikleri adına kayıtlı bulunduğu açıktır.
3.3.6. Hal böyle olunca, tapu kütüğünde herhangi bir işlem yapılmadığına ve elektronik ortamda yapılan işlemler tapu kütüğüne uygun olmadığına göre, Tapu ve Kadastro Verilerinin Paylaşımı Hakkında Yönetmeliğin, “Elektronik tapu siciline geçilene kadar ihtilaf halinde tapu sicili bilgileri esastır.” şeklindeki geçici 1. maddesi ve TMK’nın 705. maddesi gereğince elektronik ortamda yapılan işlemlerin geçersizliğinin tespiti ile yetinilerek, tapu kayıtlarının iptali ve tesciline karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin bu yöne ilişkin yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1 maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 HMK'nın 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 16/05/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.