İçtihatYargıtay8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2021/11091 · K. 2021/12716
- Esas No
- 2021/11091
- Karar No
- 2021/12716
- Karar Tarihi
- 21.12.2021
Karar Metni
8. Hukuk Dairesi 2021/11091 E. , 2021/12716 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacılar ... ve dava arkadaşlarının davasının kabulüne, diğer davacı ve müdahil davacının davasının reddine karar verilmiş olup, hükmün Yargıtayca duruşma yapılması suretiyl0e incelenmesi birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından, duruşmasız olarak ise davalı Hazine ve davacı ... İdaresi vekilleri tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.12.2021 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü, temyiz eden Hazine vekili Av.... ., Orman İşletmeler Müdürlüğü vekili Av.... ve ... vekili Av.... ile karşı taraftan ... ve müşterekleri vekilleri Av..., Av...., Av.... ve ... vekili Av.... 'nun katılımlarıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece verilen önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesi tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “766 sayılı Tapulama Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. maddelerinin yürürlükten kaldırılmadığı, ... Hanım’ın, tapu maliki ... ...’nin kızı ve mirasçısı olduğu, dolayısıyla tapu kayıtlarının davacılar adına tapuda yapılan intikallerinin yasal olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2.maddesi gereğince parselin niteliğinin ve malikinin re’sen belirlenmesi gerektiği açıklanarak, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye ilişkin en eski tarihli idari sınırlara ait harita ve diğer belgelerin getirtilmesi, ... Valide Sultan Vakfiyesine ilişkin temessük kayıtları ile ... Çiftliği Mart 1290 tarih 18, ... (...) Çiftliği Mart 1290 tarih 19 ve ... ... ... Çiftliği Mart 1290 tarih 20 sayılı tapu kayıtlarının tüm tedavül kayıtlarının ve revizyon gördüğü kadastro parsellerinin, söz konusu tapu kayıtlarının uygulandığı derdest ve kesinleşmiş dava dosyalarının celp edilmesi, yapılacak keşifte dayanılan tapu kayıtlarının yerel bilirkişiler yardımıyla yerine uygulanması, uygulama sırasında, tutunulan ... ... ... Çiftliği, ... Çiftliği ve ... Çiftliği tapularında Mezar ..., ... ve ... sınırlarının ortak sınır, ... (...), ... (İçmeler) sınırlarının köy ya da çiftlik sınırları olduğu, tapu kayıtlarının eşcar-ı müsmire ve gayr-ı eşcarı müsmireyi müştemil çiftlik kayıtları olup, bu sınırlar içinde devlet ormanları, dereler, taşlık ve kayalık niteliğindeki devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin bulunduğu, sınırlarının mevki ya da nokta sınırlar olduğu, bu sınırların çoğunluğunun devlet ormanı içinde kalması nedeniyle sabit kabul edilemeyeceğinden, 3402 sayılı Kanun'un 20/C maddesi gereğince kayıt kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, ... Çiftliğine ait tapu kaydının aynı köy 1 ilâ 169 sayılı parselle uygulandığı, ancak bu parseller hakkında tapuya dayanmayan ve zilyetlikle kazanma iddiasında bulunan gerçek kişiler tarafından itiraz edilip, birçok dava açıldığı, ... ... ... Çiftliği tapusunun ... Köyü 373 ilâ 633 sayılı parsellere uygulandığı da gözönünde bulundurularak, dayanılan çiftlik tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması; bilinmeyen sınırlar konusunda tarafların gösterecekleri tanıkların dinlenmesi, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin, komşu parsel kayıtları ve eski tarihli memleket haritaları, köy isimleri ve sınırlarına ilişkin tüm kayıtlarla denetlenmesi, tapu kayıtları sınırında yazılı ... sınırının tapu kaydının tesisinde ... Çiftliği olarak gösterilmesi nedeniyle “...”ün nokta halinde mevki ismi olmayıp, ..., ... ve ... ... çiftliklerinin batı sınırını oluşturan çiftlik arazisi olabileceği düşünülerek uygulama yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından tarif edilen ve gösterilen sınırlardaki çelişkilerin yöntemince giderilmesi, revizyon parselleri ile ... (...) ve ... (İçmeler) Köyleri (ya da Çiftlikleri) ile memleket haritasında ... Köyü olarak işaretlenmiş bulunan sınırlar gözetilerek sabit sınırların nereler olabileceği değerlendirilip, kayıtlar 3402 sayılı Kanun’un 20 ve 21. maddeleri hükmüne göre sabit sınırla bağlantısı kesilmeksizin, bu sınırlardan başlanarak genel kadastroda revizyon gördüğü çiftlik tapu sahipleri adına kesinleşen parseller de dikkate alınmak suretiyle uygulanarak, kayıtların yüzölçümüyle kapsadığı alanların tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacılar ... ve arkadaşlarının davasının kabulüne, diğer davacı ve müdahil davacının davasının reddine, ... Mahallesi 309 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tamamı 3840 pay kabul edilerek payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, birleşen dosya davacısı ... ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Davacılar ... ve arkadaşları tarafından, Asliye Hukuk Mahkemesinde, ... mevkiinde kain 4000 dönüm yüzölçümlü Mart 1290 tarih 9/18 defter varak sayılı, sınırları “Mezar ...”, “...”, “...” ve “... Çiftliği” olan, ... (.../.../...) mevkiinde kain 3000 dönüm yüzölçümlü Mart 1290 tarih 9/19 defter varak sayılı, sınırları “Mezar ...”, “...”, “...”, “... Beli” ve “... Çiftliği” olan, ... ... ... Çiftliği mevkiinde kain 7000 dönüm yüzölçümlü Mart 1290 tarih 9/20 defter varak sayılı, sınırları “... Dağı ve ... Dağı”, ”...”, “...”, “...”, “...”, “Mezar ...” ve “... ...” olan üç adet kök tapu kayıtları ile bu kayıtlardan gelme Ağustos 1326 tarih 2, 3 ve 4 numaralı ve Şubat 1962 tarih 1, 2 ve 3 numaraları tapu kayıtlarına dayanılarak açılan tescile itiraz ve el atmanın önlenmesi davaları, davacı ... tarafından açılan tescil davası ile birleştirildikten sonra dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle dava Kadastro Mahkemesine aktarıldığı ve bilahare davacı ... tarafından, çiftlik tapu sahiplerine ait tapudan pay satın aldığı iddiasına dayalı olarak açılan kadastro tespitine itiraz davasının da aynı dosyada birleştirildiği anlaşılmaktadır.
1. Davalı Hazine ve Orman İdaresinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğunun ve birleşen dosya davacısı ... lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun anlaşılmış olmasına göre, davalı Hazine ve Orman İdaresinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Birleşen dosya davacısı ...’in temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemenin 12.07.2010 tarihli ve 2009/821 Esas, 2010/649 Karar sayılı ilk ilamında “...’in davasının kabulüne, diğer davaların reddine ve çekişmeli ... köyü 309 ada 4 sayılı parselin tesbit tutanağındaki niteliğiyle ... adına tapuya tesciline” karar verildiği, hükmün davalı ... İdaresi, Hazine ve ... Efendi vereselerinden pay satın aldığını iddia eden ... tarafından temyiz edilmesi üzerine araştırmaya yönelik olarak bozulduğu, davacı ... lehine kurulan hükmün, davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmemesi nedeni ile aleyhlerine kesinleştiği dosya kapsamı ile sabittir.
Ne var ki Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda kesinleşen bu hususlar gözardı edilerek taşınmazın davacı ... ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiştir.
Temyiz incelemesine konu kararla, birleşen dosya davacısı ... yönünden bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakta ise de, bu son hüküm, birleşen dosya davacısı ... tarafından temyiz edilmemiştir.
Dosya kapsamına göre, birleşen dosya davacısı ... lehine, tescil davasının açıldığı tarih itibariyle TMK’nin 713. ve 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17. maddeleri uyarınca tescil koşullarının oluştuğu, taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacılar ... ve arkadaşları tarafından mahkemenin 12.07.2010 tarih ve 2009/821 Esas, 2010/649 Karar sayılı hükmünün temyiz edilmemiş olması nedeniyle aleyhlerine verilen bu hükmün kesinleştiği ve birleşen dosya davacısı ...’ın da son hükmü temyiz etmediği anlaşıldığından; Mahkemece, birleşen dosya davacısı ...’in davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine ve davacı ... İdaresinin temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosya davacısı ...’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.815,00 TL avukatlık ücretinin davacılar ... ve arkadaşlarından alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan birleşen dosya davacısı ...’e verilmesine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'e iadesine, 21.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.