Yargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2021/11681 · K. 2023/11060
5. Ceza Dairesi 2021/11681 E. , 2023/11060 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/478 Esas, 2021/212 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2020/478 Esas, 2021/212 sayılı Kararının, O yer Cumhuriyet savcısı ile suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2016 tarihli yazısı üzerine davadan haberdar edilen ve katılma talebinde bulunmayan Hazinenin katılan sıfatını kazanmadığı ve gerekmediği halde gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin hükmü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği Hazinenin sanık hakkında verilen hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir nitelikte olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca O yer Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2014 tarihli ve 2014/222 Esas, 2013/2205 Soruşturma, 2014/25 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 248 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. B. Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/193 Esas, 2014/466 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Bahse konu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.10.2020 tarihli ve 2017/816 Esas, 2020/12493 sayılı Kararı ile eksik inceleme ile hüküm kurulması, kabule göre de; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 249 uncu maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sanığın tutanak tarihinden sonra malzeme alımı için harcamalar yapması ve etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilen 750 TL'lik ödemede bulunması ile dosyada bilirkişi raporu olmaması karşısında, geriye kalan 24,45 TL'yi ödeme hususunda imkan sağlanmadan, kısmi ödeme yapıldığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması, sanık hakkında gerekçesiz bir şekilde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete'nin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Ç. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2020/478 Esas, 2021/212 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine hükmedilmiştir.