II-HUKUKİ AÇIKLAMALAR
Ayrıntıları Dairenin 22.03.2019 tarih 2018/7103 Esas, 2019/1953 sayılı kararında açıklandığı üzere:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal
suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir.
Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir.
Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur.
Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür.
Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez.
15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dâhil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır.
Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde
-faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir.
TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir.
Emrin konusu suç teşkil ediyorsa, kural olarak Anayasanın 137/2 ve TCK'nın 24/3 maddeleri gereğince böyle bir emrin yerine getirilmesinden emri veren azmettiren, TCK’nın 30. maddesi hükmü saklı kalmak üzere yerine getiren ise fail olarak sorumlu tutulacaktır (Dairenin 2017/1443-4758 sayılı kararı). Azmettirenin sorumluluğu, kanunda hazırlık hareketleri ayrıca suç olarak düzenlenmemişse failin eyleminin en azından teşebbüs aşamasına ulaşmasına bağlıdır. Konusu suç teşkil eden emirle azmettirilenden garantörlük yükümlülüğünü yerine getirmemesi isteniyorsa, eylemin teşebbüs aşamasına ulaşması için yasaklayıcı normun ihlaline yönelen icrai bir hareketin gerçekleşmesi, failin de neticeyi önleme hukuki yükümlülüğünü yerine getirmemesi gerekmektedir.
III-BÖLGE ADLİYE VE İLK DERECE MAHKEMELERİNCE SÜBUTU KABUL EDİLEN SOMUT OLAY;
Dosya kapsamındaki delillere göre ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde kabul edildiği şekliyle;
A-Planlama Toplantıları
Yurtta Sulh Konseyi Üyesi olan başka dosya sanığı Tuğamiral ...’ın mahrem imamların da katıldığı darbe planlama toplantılarında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve bağlı birliklerin darbeye girişimine ilişkin faaliyetlerinin planması ve koordine edilmesi konusunda görevlendirildiği, bu kapsamda planlama toplantıları gerçekleştirdiği, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği gece örgütün mahrem imamları ile birlikte Akıncı Üssünde bulunarak darbe girişiminin başarılı olmasına yönelik emirler verip yaptığı telefon görüşmeleri aracılığıyla koordinasyonu sağladığının tespit edildiği,
Tuğamiral rütbesinde Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı olarak görev yapan sanık ...’in 2006 yıllarından itibaren örgütle organik bağ ve hiyerarşik ilişki içerisinde olup örgütün mahrem imamları ile görüştüğü, ... Kod adını kullandığı, ... Kod isimli sanık ...’ın sanık ...’e 11 Temmuz 2016 tarihinde saat 19:00 sıralarında çok önemli bir konu için İstanbul’a gideceklerini söylediği, her iki sanığın gizliliğe riayet ederek İstanbul ilinde bir eve gittikleri, sanık ...’in ...ile görüştüğü, ...’ın sanık ...’e 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece saat 03:30 sıralarında darbe yapılacağını bildirip Donanma Komutanlığı Harp Filosu Komutanı Tümamiral ...’ın, Denizaltı Filo Komutanı Tuğamiral Mithat Kemal Algül’ün ve Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral ...’in derdest edilerek Maltepe Askeri Cezaevine götürüleceğini söylediği, bu işle görevlendirilen bir SAT subayı ile tanıştırıldığı, sanık ...’in ifadesinde ...’ın Deniz Kuvvetlerinde en üst düzey cemaat personeli olduğunu, ... Kod isimli ...’ın da Gölcükte bulunan mahrem imamların üst düzey koordinatörü olduğunu bildirdiğinin görüldüğü,
Yine Tuğamiral rütbesinde Donanma Komutanlığı Güney Görev Grup Komutanı olarak görev yapan ...’nin 11 Temmuz 2016 tarihinde ...tarafından aranarak 13 Temmuz 2016 tarihinde Ankara iline gelmesinin söylendiği, sanık ...’nin 13 Temmuz 2016 tarihinde saat 17:00 - 18:00 sıralarında Ankara iline ulaştığı, ...’ın bulunduğu eve götürüldüğü, ...tarafından sanık ...’ye 15 Temmuz 2016 tarihinde ordunun yönetime müdahale edeceği bildirilerek faaliyet başladığında Gölcük’te bulunmasının istendiği,
B-Gölcük Donanma Üssünde Yaşanan Olaylar:
1-Faaliyetin Başlaması:
Tuğamiral ...’ın 15 Temmuz 2016 tarihinde saat 20:29’da Gölcük Donanma Üssünde bulunan Tuğamiral ...’i arayarak planın deşifre olduğunu belirtip faaliyete başlanması direktifini vererek, daha önce yaptıkları toplantıda kararlaştırdıkları Harp Filosu Komutanı Tümamiral ..., Denizaltı Filo Komutanı Tuğamiral Mithat Kemal Algül ve Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral ...’ın derdest edilerek Maltepe Askeri Cezaevine gönderilmesini istediği, sanık ...’in “bu iş SAT timlerinin göreviydi neredeler, siz koordine etmiştiniz” şeklindeki sorusuna ...’ın “derhal alın” şeklinde cevap verdiği, yine ...İstanbul ilinde bulunan sanık Tuğamiral ...’yi saat 20:39’da arayarak darbenin başladığı bilgisini verdiği, sanık ...’nin İstanbul ilinden Kocaeli Gölcük İlçesine doğru yola çıktığı, ...tarafından sanık ...’e sanık ...’nin kendisine yardım etmek üzere yola çıktığının telefon yoluyla bildirildiği,
Sanık ...’in İstihbarat Albay ...’ı arayarak birliğe çağırdığı, ayrıca Emir Astsubayı ...’u da arayarak silahını alıp konuta
gelmesini emrettiği, sanık ...’ın saat 21:24’de sanık Güvenlik Tabur Komutanlığı Fiziki Güvenlik Subayı Üsteğmen ... ...’i, birkaç dakika sonra da Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı İstihbarat Şube’de görevli Astsubay ...’ı arayıp silahlı bir şekilde birliğe gelmelerini istediği, sanık Albay ...’ın saat 21:30 sıralarında Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı Karargah binasına giriş yaparak bir astsubayın silahını alıp odasına çıktığı, bir süre sonra Astsubay ...’ın da sanık ...’ın odasına çıktığı, sanık ...’ın Astsubay ...’a aşağı inip sanık Üsteğmen ... ...’i beklemesini emrettiği, sanık Üsteğmen ... ...’in kendi kullandığı devriye aracı ile karargah binasına geldiği, Astsubay ...’ı buradan aldığı ve birlikte Amiral Lojmanlarına geçtikleri,
Arandığı sırada dışarıda olan Emir Astsubayı sanık ...’un evine uğrayıp silahını aldıktan sonra saat 21:45 sıralarında üsse giriş yaparak doğruca sanık ...’in lojmanına intikal ettiği,
Bu saatler itibariyle Donanma Komutanlığı Bağlısı Gemilerin seyre kalkmaya başladıkları, sanık ...’ın saat 21:40 sıralarında Üs Savunma Harekat Merkezine uğrayıp burada bulunanlara gemilerin ülke genelince icra edilen terör tatbikatı kapsamında seyre kalkmış olabileceğini, endişeye gerek olmadığını söyledikten sonra amiral lojmanlarına geçtiği,
Saat 22:00 sıralarında sanık Tuğamiral ...’in lojmanı önünde sanık Albay ..., sanık Emir Astsubayı ..., sanık Üsteğmen ... ... ve Astsubay ...’ın bir araya geldikleri, sanık ...’in kolluk ifadesinde adı geçen sanıkların cemaatten olduklarını bildiği için onlara güvendiğinden bahsettiğinin dosyaya yansıdığı,
Sanık ...’in adı geçen sanıklara hitaben ordunun yönetime el koyduğunu, yetkilinin kendisi olduğunu, üsse giriş ve çıkışları kontrol altına alacaklarını, karargah binasına giriş ve çıkışların yasaklanacağını, kendisinden habersiz kimsenin içeri alınmayacağını, 3 amiralin derdest edilerek merkez komutanlığına götürüleceklerini söylediği, sanık Üsteğmen ... ... ve Astsubay ...’ı karargah binasının girişinde görevlendirdiği, Emir Astsubayı ...’un sanık ...’in talimatı doğrultusunda SAT timlerinin gelip gelmediğini ve Harp Filo Komutanı ...’ın nerede olduğu öğrenmek maksadıyla telefon görüşmeleri yaparak aldığı bilgileri sanık ...’e ilettiği, sanık ...’in saat 22:05 sıralarında Harp Filo Komutanı Tümamiral ... geldiği takdirde Donanma Üssü’ne alınmaması yönünde talimat verdiği,
Hizmet Destek Birlikleri Komutanlığı Karargah Destek Kıtalar Komutanlığı Merasim Bölük Komutanlığında Piyade Yüzbaşı olan ve ilerleyen saatlerde emre uymadığı gerekçesiyle sanık ... tarafından derdest edilen müşteki nöbetçi subay ...’nin sanık ...’in yanına geldiği, sanık ...’in ...’ye “sen nereden haber aldın” şeklinde tepki verdikten sonra, ...’ye görev yerine dönmesini herhangi bir sıkıntı
olmadığını, Karargah Destek Kıtalar Komutanı Albay ...’a herhangi bir şey söylememesini yine de bir manga asker hazır etmesini emrettiği, bu karşılaşmadan yaklaşık 20 dakika sonra ...’in ...’yi arayarak bir eğitim faaliyeti kapsamında hemen yanına asker alarak Denizaltı Filo Komutanlığı’na gitmesini, dışarıdan kimseyi sokmamasını emrettiği, ...’nin yaklaşık 10 er ile birlikte söylenen yere gittiği, gelenlere üs komutanının emri ile girişin yasak olduğunu ilettikleri,
Karargah binasının güvenliğini sağlamakla görevlendirilen ... ... ve ...’ın Donanma komutanlığı Karargan binasına giderek Karargah Nöbetçi Amiri ...tatbikat olduğunu, binaya giriş çıkışların yasaklandığını bildirdikleri, dubalarla araç girişini kapattıkları içeri alınmayanlar olduğu halde (Örn. karargan destek kıtalar komutanı Albay ...’ın içeri alınmadığı) saat 22.30 sıralarında sanık Donanma Harekat Başkanı ... önce ... tarafından engellense de daha sonra sanık ... ile yaptığı görüşme neticesinde binaya alındığı,
Üsteğmen ... ...’in saat 21:40 sıralarında Güvenlik Taburuna giderek faraziye olacağını söyleyerek nöbetçiden kapıları uyarmasını istediği, nöbetçi subaylıktaki silahı alarak Üs Devriyesi Nöbetçisi Uzman Çavuş ... ile birlikte Güvenlik Taburundan ayrılarak karargah binasına geçtikleri,
...’ın araması üzerine İstanbul ilinden yola çıkan sanık Tuğamiral ...’nin saat 22:08’de üsse geldiği, önce sanık ...’i arayarak haber verdiği, daha sonra da ...’ı arayarak kendisini kapıdan aldırmasını istediği, Albay ... ve Uzman Çavuş ...’in araçla gidip sanık ...’yi alarak lojmanlara götürdükleri, lojmanlarda sanıklar ... ve ...’ın sanık ...’yi beklemekte olduğu,
Sanık Albay ...’ın sanık ...’yi bıraktıktan sonra saat 22.30 sıralarında doğrudan Merkez Komutanlığı'na gittiği, nezarethanelerin kontrolünü yapıp nezarethane anahtarlarını isteyerek kapıların açık tutulmasını emrettiği, mevcut nezarethaneleri yetersiz olduğunu görüp diğer nezarethanelerin eşyalardan arındırılarak boşaltılması talimatını verdiği,
Nöbetçi Astsubayın yaşanan bu olayı Merkez Komutanlığı Koruma Birlik Komutanı olarak görev yapan ve Merkez Komutanı’nın yıllık izinde olması nedeniyle Gölcük Merkez Komutanlığı'na vekalet eden Albay ...’i arayarak haber verdiği, Merkez Komutanlığı Komutanı Albay ...’in o sırada sanık Yüzbaşı ... ile birlikte bir personelin veda yemeği için Orduevinde bulundukları, sanık Albay ...’ın saat 22.27’de sanık Yüzbaşı ...’ı arayarak Orduevinin önüne çağırdı ve birlikte Donanma Komutanlığı Binasına gittikleri,
Sanık ...'in saat 22.10 sıralarında sanık Emir Astsubayı ...'un da refakati ile lojmanlar bölgesinden ayrıldığı, önce Donanma Komutanlığı Karargahı’na giderek burada sanıklar ... Çevik ve ... tarafından alınan tedbirleri kontrol ettiği, ardından Güvenlik Tabur Komutanlığı Nöbetçi
Astsubayı’nı dahili hattan arayarak Donanma Komutanı ve Donanma Kurmay Başkanı dahil hazır kıtayı kim isterse emirlerini dinlemeyeceksin şeklinde emir verdiği,
Ayrıca Karargah Nöbetçi Amiri’ne “Donanma Komutanı bölge dışında emir komuta bende ben Donanma Komutanıyım, Donanma Komutanı ve Kurmay Başkanı dahil karargaha kimse girmeyecek, kontrol altına al, emniyeti sağla karargah askerlerinden 20 tane teçhizatlı asker ile karargah binasını koru ve kontrol altında tut” dediği,
Daha sonra denizaltı filo önüne gittiği, burada ekleyen ve içeriye girmek isteyen gemi personeline filoya giriş için ısrar da bulunulmaması aksi takdirde hazır kıta personelin güç kullanacağını söyleyerek bölgenin boşaltılmasını istediği,
2- Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral ...’in Derdest Edilmesi,
Sanık ...’in makam aracı ve bir devriye aracı ile birlikte sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı ...’in evinin önüne geldikleri, evinin önünde Tersane Komutanı Tuğamiral ... ile oturmakta olan ...’in gemilerin neden seyre kalktığı ve neden kimseye ulaşamadığı konularında sanık ...'e yönelttiği sorulara cevaben sanık ...'in “Kimseye ulaşamazsın Deniz Kuvvetlerinden emir geldi, gel ben sana anlatacağım, ama önce senin güvenliğini sağlamam lazım” şeklinde cevap vererek müşteki ...’den araca binmesini istediği;
Makam aracının arka koltuklarına müşteki ... ve sanık ...'in bindiği, ön koltukta ise sanık Emir Astsubayı ...'un bulunduğu, sanık ...’in şoföre, aracı Merkez Komutanlığı'na sürmesini söylediği, bunun üzerine ...'in “neler oluyor beni nereye götürüyorsunuz” şeklindeki sorusuna cevaben sanık ...'in emir geldiğini ve kendisini güvenli bir yere götürdüğünü söylediği, bu şekilde müşteki ...’i Merkez Komutanlığı'na intikal ettirdikleri; sanıklar Albay ... ve Yüzbaşı ...’ın da devriye aracı ile makam aracını takip etmek suretiyle Merkez Komutanlığı'na geldikleri, sanık ...'in herkesten önce binaya girerek orada bulunan personele “Emir komuta bende, herkes benim emrime uyacak, vur yetkim var, emrim dışında hareket eden olursa kafasına sıkarım” dediği, sonra sanık Yüzbaşı ...’a dönerek “tutuklu sevk aracını hazırlat, askerleri silahlandır ve aşağıdaki nezarethaneyi hazırlat” şeklinde emir verdiği, ardından binaya arka kapıdan alınan müşteki ...’in saat 23:00 sıralarında nezarethaneye konulduğu, müşteki ... nezarethaneye konulurken cep telefonun el konulmadığı, ...’in nezarethane koşullarında Donanma Harekat Merkezi’ni arayarak gemilerle ilgili süreci kontrol altına almayı denediği, ancak bu durumun Harekat Merkezi’nde bulunan sanık Harekat Başkanı Albay ... tarafından sanık Tuğamiral ...’ye bildirildiği, sanık ...’nin telefonun alınmasını istediği, sanık ...’in talimatıyla sanık Yüzbaşı ...’ın telefonu almak için
nezarethaneye gittiği, müşteki ...’in “komutanın gelsin kendisi alsın”şeklinde cevap vermesi üzerine, sanık Albay ...’ın “ben alırım” diyerek müştekinin telefonunu alarak sanık ...’e götürdüğü, telefonu alındığı sırada müşteki ...’in sanık ...’a kanunsuz iş yaptıklarına ilişkin uyarılarda bulunduğu,
3- Harp Filo Komutanı Tümamiral ...’ın derdest edilmesi:
Sıkıyönetim direktifi konulu sözde darbe mesajının saat 22:55 sıralarında Poyraz Haber Merkezi Amirliği'ne geldiği, mesajın Harp Filosu Komutanlığı Kurmay Başkanı sanık Albay ...'e götürüldüğü, sanık ...'in mesajın karargah dahilinde dağıtımının yapılmaması emrini verip “Kuzey Görev Grup Komutanlığına” adresli mesajın ilgililerine kendisi tarafından teslim edileceğini söylediği, olaylar yaşanırken Gölcük'te bulunmayan Harp Filo Komutanı Tümamiral ...'ın gemilerin olağandışı seyre çıktığını öğrendikten sonra gemilerin seyre kalkması ile ilgili net bir bilgi alamayan Harp Filo Komutanı Tümamiral ...’ın İstanbul'a gitmekten vazgeçip Gölcük'e dönüşe geçtiği yolda Kurmay Başkanı ... Güney görev grup komutanı ..., Kuzey Görev Grup Komutanı ...'ı üst üste aramasına rağmen ulaşamadığı, Emir astsubayı ...'den konuyu araştırmasını istediğinde limandaki gemilerin kendisine haber verilmeden seyre kaldırıldığı bilgisini aldığı, saat 23.10 sıralarında Gölcük Donanma Üssü’ne geldiğinde Kalyon kapıdan giriş yapmak isterken Harp Filo Komutanı olduğunu söylemesine rağmen içeri alınmadığı, saat 23.15 sıralarında konulan engel ve bariyerleri kırarak üsse giriş yaptığı ve doğruca Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral ...'ın konutuna gittiği, ...’a Donanma Komutanının kendisinin ve Kurmay Başkanının haberi olmadan gemilerin nasıl seyre kaldırdığını sorması üzerine ...’ın cevaben Genelkurmay'dan emir geldiğini artık kendisinden emir almadığını söylemesi üzerine “Derhal Filoya gel” diyerek aracıyla saat 23:20 sıralarında Karargah binasına geçip komutayı ele almak istediği, Emir Astsubayı ...’e silah almasını emrettiği, odasına geçerken Kurmay Başkanı Albay ...'e neler olduğunu sorduğu halde sanık ...'in sıkıyönetim mesajından hiç bahsetmediği gibi yaşananlarla ilgili sorulara cevap olarak hiçbir şey bilmediğini söylediği, Harp Filo Komutanı Tümamiral ...'ın bir mesaj olup olmadığı sorusuna da “mesaj yok” şeklinde cevap verdiği, Tümamiral ...'ın Albay ... ve 3 Muhrip Filotillası Komodorluğu Kurmay Albay ...'e derhal gidip ...’ı gözaltına alıp getirmelerini emrettiği, verilen bu emir gereği Albay ... harekete geçerken sanık Albay ...’in tepkisiz kaldığı,
Bu olaylar yaşanırken Tuğamiral ...'in Merkez Komutanlığının kontrolünü sanıklar Albay ... ve Yüzbaşı ...’a bırakıp Harp Filo komutanı Tümamiral ...'ın derdest etme gayesi ile Merkez komutanlığından çıkıp Kalyon kapıya gittiği, Harp Filo Komutanının üsse girip
konutuna geçtiğini öğrenince Astsubay ...'ı arayıp sanık Üsteğmen ... ...’in de gelmesini isteyerek Amiral lojmanları bölgesine gittiği, Harp Filo Komutanı’nın karargaha gittiğini öğrendikten sonra karargah binasına yöneldiği, Güvenlik Subayı Yüzbaşı ..., Emir Astsubayı ... ve Albay ...’ı da buraya çağırdığı, Harp Filo Komutanı’nın emir Astsubayı ...'in eline silah alarak içeriye doğru koştuğunu görünce “silahını alın” şeklinde emir vermesi üzerine sanıklar ... ve ...’ın Emir Astsubayı ...’e doğru yöneldikleri, diz çöktürerek silahına müdahale ettikleri, sanıklar ... ve ...’ın birlikte bina içine girdikleri Tümamiral ... odasında iken sanık ...’in “Genelkurmay'dan emir aldım seni emniyet almaya geldik” dediği, Harp Filo Komutanı’nın “Ben Tümamiralim, sen kimsin Tuğamiralsin kim kimi emniyet alıyor” dediği, üzerlerinde silah bulunan sanıklar ... ve ...’ın müştekinin kollarına girerek isteği dışında zorla aşağı indirdikleri, bina önünde Harp Filo Komutanı ... yaşananların bir karşı devrim olduğunu, yaptıklarının suç teşkil ettiğini, bu işten vazgeçmeleri gerektiğini, aksi takdirde yargılanacaklar yönündeki uyarılarını kimsenin dinlemediği, araca binmesi istendiğinde müşteki ...'ın araca binmek istemediği, sanık ...'in ikna çabası ile “Ben senin sınıf arkadaşınım bana güven Genelkurmay'dan gelen mesaj var abi” demesi üzerine müşteki ...’ın mesajı görmek istediği, biraz önce herhangi bir mesaj olmadığını söyleyen sanık ... tarafından kısa süre içerisinde sıkıyönetim direktifi getirtilerek müşteki ...'a verildiği, müşteki ...'ın sanık ...'e “Sen kimsin benden mesaj mı saklıyorsun bunu niye getirmedin” şeklinde sert sözler söylediği, araca binerken “Komutanını götürüyorlar neden müdahale etmiyorsun” diye bağırmasına rağmen sanık ...'in pasif bir tutum sergilediği, akabinde müşteki ...'ın araca bindirilmesi ile saat 23.30 sıralarında Merkez Komutanlığı'na geldikleri, müşteki ... ile sanık ...’in Merkez Komutanının odasına geçtikleri, sanık ...’in kapıya silahlı asker istediği, askerin gelmesi gecikince sanık ... ...’e kapıdan ayrılmamasını emrettiği, ...’ın odada tutulurken emir astsubayı aracılığıyla karargah mevki jurnaline bu bir karşı devrimdir yazdırmak istediği, ancak Harp Filo Kurmay Başkanı sanık ... tarafından engel olunduğu,
4- Müşteki Amirallerin Maltepe Askeri Cezaevine götürülmeye çalışılması
Sanık Tuğamiral ... tarafından derdest edilen amirallerin bir an önce İstanbul Maltepe Askeri Cezaevine gönderilmesi talimatının sanık ...’e iletildiği, sevk için araç ve asker hazırlanması emrinin sanık ...’a verildiği, askeri tutuklu sevk aracı ile bir escort aracın hazırlandığı, araçların bina arka kapısına çekildiği, kamera görüntülerine göre saat 00:42 sıralarında Merkez Komutanlığı’ndan çıkartılıp silahlı askerler eşliğinde sevk aracına bindirildikleri, müşteki Tümamiral ...’ın uyarılarına yüksek sesle devam ettiği, Şoför Er Yasin
Kavuncu, Üsteğmen ... ..., Şoför Uzman Çavuş Mustafa Dikme, Astsubay ..., Er ..., Yüzbaşı ..., Erler ...vd. olduğu halde 00:50 sıralarında kalyon kapıdan çıkış yaptıkları, yolda bir kez mola verdikleri, yolda sanık ... ile telefon irtibatını sürdürdükleri, sanık ... ...’in telefonunda sorun olması nedeniyle irtibatın sanık Astsubay ...’ün telefonunun kullanılması suretiyle yapıldığı, sanık ...’ün Merkez Komutan vekili Albay ...’e de bilgi aktarımında bulunduğu, Kocaeli Valisinin talimatıyla aracın durdurulması çalışmalarının yapıldığı, araçların durmasına yönelik anonslara olumlu bir yanıt alınamadığı, Gebze İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından yolun kapatıldığı, sanık ...’in araçtakilere sakın durmayın ezin geçin emrini verdiği, saat 02:00 sıralarında durmak zorunda kaldıkları, şahıslar gözaltına alınarak Amirallerin güvenliğinin sağlandığı,
5-Gölcük Donanma Üssü Kapılarında Yaşanan Hareketlilik:
Yüzbaşı ...’in Güvenlik Koordinasyon Amirliğine vekaleten baktığı, sanıklar..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın Güvenlik Tabur Komutanlığında görevli uzman çavuşlar oldukları, sanık ...’in komuta ettiği silahlı güç bulunduran iki adet birliğin Karargah Destek Kıtalar Komutanlığı ve Güvenlik Tabur Komutanlığının bağlı olduğu Üs Savunma Birlikleri Komutanlığı olduğu, sanık ...’in amaçları doğrultusunda üssün kontrolünü ele almaya yönelik bu birliklerin silahlı personelinden faydalandığı, kendisine doğrudan bağlı olmayan birlik kapıları, Merkez Komutanlığı, Donanma Karargahı, Poyraz Limanı gibi kritik noktalara silahlı asker koyarak bu yerleri kontrolü altında tutmayı amaçladığı, bunu yaparken kimi zaman gerçek niyetini belli ettiği kimi zamanda tatbikat veya darbecilere karşı olduğu kılıfına saklandığı, zaman zaman personele silah çekerek tehdit edip zor kullandığı, önce personele faraziye olacağı bilgisinin verildiği, saat 21:00’den itibaren birliğe yoğun personel girişinin başladığı, personelin çoğunluğunun gemi personelinden oluştuğu ve terör saldırısı ihbarı nedeniyle gemilerin seyre kalkacağı bilgisi üzerine geldikleri, daha sonra 22:40 sıralarında “dikkat talim değildir, güvenlik alarm durumu turuncuya yükseltilmiştir, turuncu alarm tedbirleri ivedi olarak uygulanarak ÜSHM’ye rapor edilecektir” şeklinde bir anons yapıldığı, akabinde yine telsizden sanık ...’in Harp Filo Komutanı içeriye alınmayacağına ilişkin verdiği emre ilişkin anonsun yapıldığı, saat 00:30 sıralarında alarm seviyesinin kırmızıya yükseltilmesi ile birliğe araç ve yaya giriş çıkışına tamamen kapatıldığı, bu sıralarda darbe karşıtı halkın sokaklara çıkmaya başlayarak “Kapı 2” önünde toplanmaya başladıkları;
Sanık Uzman Çavuş ...’in o gece Kapı-2 de nöbetçi olduğu, sanık Uzman Çavuş ...’in Üst Devriye Nöbetçisi olduğu ve belirtilen saat itibariyle Kapı-2 de bulunduğu, Güvenlik Taburunda Görevli Uzman Çavuşların Whatsapp grubunda kırmızı alarm nedeniyle herkesin silahlarını alarak Kapı-2’ye gelmeleri emredildiği, mesajı gören Uzman Çavuş rütbesindeki sanıklar..., ... ve ...’ın birliğe geldikleri, sanık Uzman Çavuş ... Kapı-4’de görevli olduğu halde yoğunluk nedeniyle ... tarafından Kapı-2’de görevlendirildiği,
Sanık ...’in amiralleri cezaevine götürecek araçların yola çıkmasından sonra Merkez Komutanlığı’nın emir ve komutasını sanık ...’a bırakarak Kapı-2’ye geldiği, çelik yelek giyen sanık ...’in emir komutanın kendisinde olduğunu, darbecilerin birliğe saldıracaklarını, birliği koruyacaklarını ve kimseyi sokmayacaklarını söylerek lojmanlardakilere hitaben bağırarak silahlarını alarak gelmelerine yönelik çağrı yaptığı, çağrı üzerine aslen TCG Yavuz Gemisi Silah Astsubayı olan ...’in şahsi tabancasını alarak Kapı-2’ye geldiği, bu şekilde Güvenlik Taburunda görevli diğer uzman çavuşlar ve hazır kıta askerler ile birlikte kalabalık bir asker grubunun oluştuğu, sanık ...’in kapıya jiletli tel çektirdiği, güvenlik taburundan gelen askerleri çekilen telin önüne dizdiği, kendi elinde de silah olduğu halde yanında bir kaç uzman çavuşla birlikte kapının ön tarafına giderek vatandaş ve görevlilerde sözlü münakaşaya girdiği, güvenliği almaya çalışan Gölcük İlçe Emniyet Müdürü’nü silahla tehdit ettiği, halkın tepkisini arttırması üzerine havaya atış emri verdiği, bazı uzman çavuşların havaya ateş açtıkları, sanık ...’in “Atatürk’ün askerleriyiz vur emrimiz var girmeye çalışan olursa vurun bu üssü kimseye veremeyeceğiz” şeklinde sözler söylediği, askerlere bir takım sloganlar attırdığı, İdris Çekirdekçi’nin sanık ...’e “Donanma Komutanımız ile irtibatınız var mı” şeklinde soru yöneltmesi üzerine sanık ...’in “sen zaten donanma komutanı olsa da benden emir alacaksın, seni vururum” şeklinde cevap verdiği, halkın içinde hainler olduğunu üsse girmek isteyen olması halinde önce havaya, daha sonra yere, sonra da hedef gözetmeksizin şahıslara ateş edilmesini emrettiği, olaylar sırasında 3 adet aracın gelerek üsse girmek istediği sanık ...’in gelenlere geri dönmelerini söylediği ancak Yarbay ...’un çıkan karışıklıktan faydalanarak içeri girip Tersane Komutanlığı’na gitmesi üzerine sanık ...’in önce Yarbay ...’un kendilerine teslim edilmesini istediği, daha sonra da Tersane Komutanı ...’e “seni severim, akıllı adamsın, akıllı ol, yoksa senin de ipini çekerim bu bir darbedir bana mesajla emir geldi, Donanma komutanını ya da Deniz Kuvvetleri Komutanını tanımıyorum, Genelkurmaydan emir alıyorum” dediği, bu olaylardan sonra sanık ... Merkez Kapı’dan ayrılacağı esnada sanık ... tarafından aranarak Donanma Komutanının deniz yoluyla üsse geleceği bilgisinin verilmesi üzerine sanık ...’in yanına uzman çavuşlardan... ve ...’ı alıp “benimle arabaya binin, siz benim korumamsınız” dediği, birlikte önce denizaltı filo önüne gittikleri, sonra Poyraz Limanı Mevkiindeki helikopter pistine gittikleri, uzman çavuşlar ile askerleri ağaçlık alana mevzilendirdiği, “donanma komutanı gemi ile gelirse indirmeyeceğiz onu da tutuklayacağım” dediği, Merkez Komutanlığı’nı arayarak sanık ...’dan takviye asker ve kelepçe istediği, sanık ...’ın 7 askere “... Paşa’nın emrindesiniz bundan sonra o ne derse onu yapacaksınız” diyerek helikopter pistine gönderdiği, sanık Emir Astsubayı ...’un H-8 işaret istasyonunu arayarak “Limana giriş yapacak gemileri bize de haber verin” dediği,
6- Müştekiler ..., ... ve ...’nın derdest edilmesi:
Sanık ... tarafından Denizaltı Filo önünde görevlendirilen ...’nin yaptığı telefon görüşmeleri sonucu ...’in emir ve komuta zinciri dışına çıktığını anlaması üzerine askerleri alarak birliğine döndüğü, sanık ...’in saat 02:40 sıralarında Yüzbaşı ...’nin görev yerini terk ettiğini öğrendikten sonra yanına Uzman Çavuşlar... ve ... ile bir kaç askeri Poyraz Limanı Mevkiinden alarak birlikte karargah binasına gittikleri, sanık ...’in ...’nin kafasına silah dayayarak “sen vatan hainisin, nöbet yerini terk ediyorsun, verilen görevi yapmıyorsun, sen benim emirlerime nasıl karşı gelirsin, seni öldürürüm, benim emirlerimi uygulayacaksın Mustafa Albay’ın emirlerini uygulamayacaksın” dedikten sonra “alın bunu herkese örnek olsun” dediği, sanık uzman çavuşlar...’nın müşteki ...’nin koluna girerek araca bindirdiği, sanık ...’in arabada müştekiye hitaben “ben şimdi Donanma Komutanı’nı almaya gidiyorum, sen kim oluyorsun da benim emrime uymuyorsun” dediği, müşteki ...’yi önce Kapı-2 bölgesine götürdükleri, sanık ...’in müştekiyi araçtan yaka paça dışarı atarak “ bu vatan haini, bu benim emirlerimi dinlemiyor, emrime karşı gelen herkesi böyle yaparım. Alın bunu Merkez Komutanlığı’na götürün atın kodese” dedikten sonra elinde silah olduğu halde orada bulunanlara yönelik “Emir komuta bende, Genelkurmay’ın emri var, ben gelen mesaja bakarım, emrime itaat etmeyeni vururum” şeklinde sözler sarfedip dışarıda toplanan halkı göstererek “bunların hepsi Gürcü, bunlar bir avuç çapulcu, bakmayın bunların böyle toplandıklarına, zaten Cumhurbaşkanı da Gürcü şer...siz, halkı da şer...siz” şeklinde ifadeler kullandığı, sanıklar ..., ... ve ...’ın saat 03:14 sıralarında müşteki ...’yi Merkez Komutanlığı’na götürdükleri, ...’e sanık ...’in ...’nin nezarethaneye konulmasına yönelik emrini ilettikleri, ...’in “ben Donanma Komutanı ile telefonda konuştum, ...’in emirlerini yerine getirmiyorum, emirleri Donanma Komutanı’ndan alıyorum, Yüzbaşı’yı da nezarete atmıyorum” dediği, sanık ...’un buradan ayrıldığı ancak sanık uzman çavuşlar... ve ...’ın burada kaldıkları, bu olaylara sanık Albay ...’ın da şahit olduğu, Albay ... sanık Hayretin İmren’in yeniden Merkez Komutanlığı’na geleceğini öngörerek arka bahçeye açılan demir kapının girişe kapatılması ve kapıdaki görevlilerin içeriye kimseyi almaması konusunda emir verdiği, sanık ...’in Kapı-2 bölgesinden bu kez sanık uzman çavuşlar ... ve ...’i seçerek “siz benimle gelin Merkez Komutanlığında ... Albayın yanında bekleyeceksiniz” dediği, yanında sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte öfkeyle Merkez Komutanlığına geldiği, kapıda görevli olan Er ...’ya silah gösterip tehdit ederek kapıyı açtırdığı, sanık ...’ın ...’e hitaben “Komutanım ... Albay Donanma Komutanı ile telefonda görüşüyor, sizin emirlerinizi uygulamıyor” şeklinde şikayette bulunduğu, sanık ...’in içeri girip elindeki silahı müşteki ...’in kafasına dayadığı, müşteki ...’in anahtarı sanık ... tarafından getirilen
nezarethaneye atıldığı, müşteki ... nezarethaneye götürülürken yanında sanıklar ..., ..., ... ve ...’in bulunduğu, sanık ...’in talimatı ile müşteki ...’nin de nezarethaneye aldırıldığı, ... nezarethaneye konulurken sanık ...’in yanında sanıklar ..., ..., ... ve ...’in de yer aldığı, kapının sanık ... tarafından kilitlendiği, ardından sanık ...’ın Er ...’yı çağırttığı ve müşteki ...’nın da müşteki ...’nin kapatıldığı nezarethaneye kapatıldığı, müştekilerin Merkez Komutanlığı nezarethanesinde sabah saat 09:00 sıralarına kadar tutuldukları,
7- Denizaltı Filo önüne asker mevzilendirilmesi ve Donanma Komutanının Poyraz Limanı’na geleceği beklentisi nedeniyle yapılan hazırlıklar,
Sanıklar Astsubay ... ile Uzman Çavuşlar ... ve ...’in Denizaltı Filo önünde görevlendirildikleri, filo giriş çıkışı tamamen kapatılacak şekilde askerlere mevzi aldırıldığı, sanık ...’den giriş çıkışı engelleyecekleri, girip çıkan olursa vuracakları şeklinde emir aldıkları, saat 03:20 sıralarında sanık ...’in Filo Lumbarağzı Nöbetçi Astsubayı ...’i çağırarak filodaki askerlerin kendisine teslim edilmesini istediği, kısa bir süre sonra sanık ...’in Filo Lumbarağzına giderek ...’in emrini tekrarladığı, nöbetçi Astsubay ...’in durumu nöbetçi amirine rapor ettiği, daha sonra sanık ...’in Denizaltı Filo önündeki emir komutayı sanık ...’e bırakarak Denizaltı Filo önünden ayrıldığı, sanık ...’in saat 03:35 sıralarında Poyraz Limanı’na giderek buradaki asker sayısının yetersiz olduğunu görüp sanık ...’a talimat verdiği, sanık ... tarafından Filo Lumbarağzında bekleyen sanık uzman çavuşlar ... ve ...’ı Poyraz Limanı’na getirdiği, orada bulunan askerlerin emir ve komutasının bu uzman çavuşlara teslim edildiği, “buraya ne giren ne çıkan olacak gerekirse vurun” şeklinde talimat verildiği, iskelede bekleyen bir adet Sahil Güvenlik botu görülmesi üzerine botla ilgili bilgi alınmaya çalışıldığı, ilkin tespit yapılamaması üzerine sanık ... tarafından karaya çıkış izni verilmediği, Sahil Güvenlik Komutanı Hakan Üstem tarafından botta bulunanların bilgisi ile ... tarafından da Donanma Komutanı’nın Yavuz Gemisi’nde bulunduğu bilgisi verilince sanık ...’in sanık ...’a bottakileri indirerek yanına getirmesini emrettiği, sanık ...’ın elinde MP5 silah olduğu halde bota yaklaşarak komutanın emrini ilettiği, bot komutanı ...’un botu boşaltmayı kabul etmediği, bot personeline sanıklar ... ve ... tarafından silah doğrultulduğu, sanık ...’in de silahlı olduğu bot personellerinden onbaşı ... Emir’in sanık ...’e neler olduğunu sorduğunda sanık ...’in darbe olduğunu ...’den denizden kim gelirse gelsin ateş edileceği şeklinde emir aldıklarını söylediği, söz konusu SG-19 botunun Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Özel Sekreteri ..., Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Sicil ve Kıdem Şube Müdürü Tuncel Karakaya ile Deniz Kuvvetleri
Komutanı Koruma Astsubayları ..., ..., ... ve ... tarafından alıkonularak Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral ...’nun derdest edilmesi faaliyetinde kullanılmaya çalışılıp faaliyet iptal olunca Gölcük’e intikal eden bot olduğu,
8- Gölcük Donanma Üssündeki Sanıkların Hukuki Durumları
Tuğamiral rütbesinde Gölcük Donanma üs komutanı olarak görev yapan sanık ...’in FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanmasıyla organik ilişki içerisinde bulunduğu, 11 Temmuz 2016 tarihinde sanık ... Kod ... ile birlikte İstanbul ilinde Yurtta Sulh Konseyi üyesi ...ile buluşup darbeye yönelik talimatları aldığı, darbenin amaçları doğrultusunda Donanma Komutanlığı ve bağlı birliklerin kontrolünü sağlamak amacıyla hareket ettiği, amiraller ... ve ...’in gözaltına alınarak cezaevi aracıyla İstanbul’a gönderilmeleri olayını bizzat gerçekleştirdiği ve yanında bulunan diğer sanıkları yönlendirdiği ayrıca emirlerine uymayan müştekiler ..., ... ve ...’yı da Merkez Komutanlığı nezarethanesine koydurduğu, üssün giriş kapısı önünde toplanan vatandaşların dağıtılması amacıyla emrinde bulunan askerlere havaya ateş ettirip kendisinin de ateş ettiği, Gölcük bölgesindeki darbe faaliyetini yönlendirmek ve kordine etmek için görevlendirilip İstanbul’dan gelen sanık ... vasıtasıyla darbe teşebbüsünün Deniz Kuvvetleri ile ilgili bölümünü Ankara’da bulunan Akıncı Üssünden takip ve idare eden ...ile sıkı işbirliği içerisinde olduğu, Donanma Üssü içerisinde geniş bir alanı kontrol etmeye çalışıp iş bölümü gereği emrine riyayet eden sanıklara farklı görevler tevdii edip talimatlandırdığı, Merkez Komutanlığının kontrolünü sanık ...‘a tevdii ettiği, Güvenlik Taburunda görevli sanıklar ... ve ...‘i kapı bölgesinden getirip sanık ...‘a yardımcı olmaları talimatını verdiği,
Sanık ...’nin Tuğamiral rütbesinde Güney Görev Grup Komutanı olarak görev yaptığı, 13 Temmuz 2016 tarihinde Ankara ilinde düzenlenen darbe toplantısına katılıp darbe teşebbüsünün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile ilgili planlama ve hazırlıklarını yürüten ...’dan darbeye yönelik talimatları aldığı, örgütün mahrem yapısıyla sıkı ilişkisi ve organik bağı olduğu, 15 Temmuz 2016 tarihine saat 20:39 sıralarında ...tarafından aranarak darbenin başladığının bilgisini alır almaz derhal İstanbul ilinden Gölcük Donanma Üssüne geldiği, amiral lojmanlarında Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral ...‘ın konutunda bulunduğu, ...ile çok sayıda telefon görüşmesi gerçekleştirip aradaki koordinasyonu sağladığı, gerektiğinde sanık ...’den aldığı bilgileri ...‘a aktardığı, gemilerin seyre çıkartılması konusunda sanık ... ile telefon görüşmesi sağladığı ve yine ...’a aktarılan bilgiler ile doğrudan kendi edindiği bilgileri ...‘a aktarıldığı, müşteki amirallerin Maltepe Askeri Cezaevine gönderilmeleri olayını yönlendirdiği, Donanma Komutanın TCK Yavuz gemisinde derdest edilmesi organizasyonuna sağladığı bilgi akışı ile katıldığı,
Sanık ...’ın darbe faliyetinin ilk başladığı andan itibaren her şeyden haberdar olduğu, Merkez Komutanlığına gelerek nezarethanelerin kontrolünü yapmış olmasının müşteki amirallerin darbe teşebbüsünde gözaltına alınacaklarını önceden bilip sanık ... ile birlikte hareket ettiğini gösterdiği, müştekilerin sanığa yönelik yaptığı eylemlerin suç olduğuna ilişkin uyarılarını dikkate almadığı gibi açıkca Ankara’dan gelen mesaj doğrultusunda hareket ettiğini söylediği, askeri personele sanık ...'in emirlerinin dinlenmesi gerektiğini söyleyerek destekleyici konuşmalar yaptığı, müşteki amirallerin derdest edilmesi olaylarında sanık ...’in yanında bulunduğu, Harp Filo komutanı ...‘ın karargah binasından çıkartılması ve araca bindirilmesi sırasında doğrudan fiziki müdahalede bulunduğu, Merkez Komutanlığını sabaha kadar kontrol altında tuttuğu, sanık ...‘in emirlerini dinlemediği gerekçesiyle müştekiler ..., ... ve ...’nın derdest edilerek nezarethanelere konulmasında aktif katılımının olduğu, yine ilerleyen saatlerde sanık ... takviye asker istediğinde Merkez Komutanlığından Poyraz Limanına bazı askerleri sevk ettiği,
Sanık ...‘un sanık ... ‘in emir astsubayı olarak görev yaptığı, ByLock kullanıcısı olduğu, sanık ...’in talimatı ile üsse gelip saat 22 sıralarında lojman önündeki darbeye yönelik talimatların verildiği konuşmaya sanıklar ... ve ... ... ile birlikte katıldığı, sanığın gece boyunca sanık ...’in yanından hemen hemen hiç ayrılmadığı ve ihtiyaç duyduğu her konuda hizmetlerini kesintisiz sağladığı ...’in telefonunu taşıyarak gelen aramalara cevap verdiği, ...’in asker takviyesi istediği zamanlarda bizzat takviye götürdüğü Harp Filo Komutanı ...’ın derdest edilmesi eyleminde emir astsubayı ...’e müdahalede bulunduğu yine derdest edilen müşteki Gökhan Çingin‘in ... tarafından merkez kapıya getirildikten sonra sanığa teslim edildiği ve müşteki ...‘yi sanıklar... ve ... ile birlikte Merkez Komutanlığına götürdüğü darbeye yönelik anonslar yaptırdığı,
Sanık ... ...’in Güvenlik Tabur Komutanlığında üstteğmen rütbesinde fiziki güvenlik subayı olarak görev yaptığı, ByLock kullanıcısı olduğu, ...’in lojmanı önündeki darbeye yönelik talimatların verildiği konuşmaya katıldığı, ... tarafından yapılan görevlendirme doğrultusunda Donanma Karargah binasına giderek binayı personel ile araç giriş çıkışına kapattığı, sanık ...’in Harp Filo Komutanı ...’ı derdest etmek için giderken sanık ... ...’i yanına aldığı, sanığın bu eylem üzerinde müşterek ve tam bir hakimet sağladığı, müşteki Amiraller ... ve ...’in Maltepe Askeri Cezaevine götürülmeleri faliyetine katıldığı, seyir boyunca sanıklar ... ve ... ile irtibat içerisinde olduğu telefonunda sorun ortaya çıkması üzerine irtibatı sağlayabilmek için sanık ...‘ün telefonunu kullandığı,
Sanık ...‘ın yüzbaşı rütbesinde inzibat karakol komutanı olarak
görev yaptığı, sanık ...‘in Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı ...‘i derdest etmeye giderken sanık ...’ı da yanına aldığı, müşteki amirallerin cezaevi nakil aracıyla sevkine ilişkin hazırlıkları yaptığı, müşteki amiraller ... ve ...’in Maltepe Askeri Cezaevine götürülmeleri faliyetine katıldığı,
Sanık ...’in albay rütbesinde Harp Filo Komutanlığı Kurmay Başkanı olarak görev yaptığı, saat 21:43‘de sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinde kuzey ve güney görev grup komutanlıkları bağlısı savaş gemilerinin planlı bir faaliyet olmadığı halde seyre kalktığı haberini aldığı, ayrıca Poyraz Haber Merkezine gelen sözde sıkıyönetim mesajının kendisine götürüldüğü Harp Filo Komutanı ... tarafından gerçekleşen olağanüstü gelişmeler öğrenildikten sonra sanık ...’e ulaşmaya çalıştığı ancak sanığın telefonlara cevap vermediği ve yine Harp Filo Komutanı karargaha geldikten sonra dahi sıkıyönetim direktifinden bahsetmediği, olay gecesi sanıklar ..., ... ve ... ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiği, Harp Filo Komutanının sanık ...‘ın gözaltına alınmasına yönelik emri üzerine harekete geçmediği gibi Harp Filo Komutanı darbeciler tarafından derdest edilirken de tepkisiz kaldığı, Harp Filo Komutanının mevki jurnaline “Bu bir karşı devrimdir” ibaresini yazdırma çabasının da sanık ... tarafından engellendiği,
Uzman çavuş rütbesinde görev yapan sanıklar... ve ...‘ın müşteki ...’nin derdest edilmesi eylemine aktif olarak katıldıkları ve neredeyse sabaha kadar ...’in tüm emirlerine uydukları yine uzman çavuş rütbesinde görev yapan sanıklar ... ve ...‘in Merkez Komutanlığını kontrol altında tutan sanık ...’ın yanında silahlı olarak yer alıp aktif şekilde destek oldukları, uzman çavuşlar ... ve ...‘in sanık ...’in talimatı doğrultusunda Denizaltı Filo önünde silahlı vaziyette görev yaptıkları ve sonrasında Poyraz Limanına giderek Donanma Komutanının deniz yoluyla üsse geleceği beklentisinde olan sanık ...’in emirleri doğrultusunda hareket ederek emirlerinde bulunan erlerle silahlı biçimde liman bölgesinin kontrolünü ellerinde tuttukları SG-19 Bot personelinin iskeleye indirilmelerinde silahlı destek sağladıkları, sanıklar..., ..., ... ve ...’in Merkez Komutanlığında sanık ... ile müşteki ... arasındaki tartışmaya şahit oldukları darbeden ve ...’in emir komuta zinciri dışında hareket ettiğinden haberdar oldukları,
Sanık ...’in astsubay rütbesinde TCG Yavuz Savaş Gemisinde görevli olup olay günü izinli bulunduğu, yaşanan olaylar üzerine silahını alarak kapı bölgesine geldiği, sanık ... ile birlikte kapı önünde vatandaş ve emniyet personeli ile karşı karşıya geldiği, demir korkuluklara çıkan vatandaşa silah göstererek “benim vur emrim var, inecekler oradan, yoksa vururum” dediği aynı şekilde bir polis memuruna da “yaklaşma ateş ederim” şeklinde sözler söylediği, sanık ...’in ateş emri ile birlikte havaya ateş ettiği daha sonra sanık ... ile
birlikte Denizaltı Filo evine gittiği, burada sanık ...’in emirlerini yerine getirdiği, nöbetçi astsubay ...‘e denizaltı filodaki askerleri kendisine vermesini söylediği, sanık ...’in denizaltı filo önünden ayrılırken buranın emir ve komutasını sanık ...’e tevdii ettiği,
Sanık ...’ün astsubay üstçavuş rütbesinde görev yaptığı, müşteki ...’in araması üzerine saat: 24:00 sıralarında üsse geldiği, Merkez Komutanlığı binası içindeki hareketliliği gören sanık ...’ün, sanık ...’in sanıklar ... ve ...’a sürekli şekilde verdiği tâlimatları da kastederek emir astsubayına yaklaşıp “abi neler oluyor, ne yapacağız, bu bağrışmalar falan nedir, senin bir bilgin var mı?” şeklinde yönelttiği soruya cevaben sanık ...’un sanık ...’e “Genelkurmay’dan emir gelmiş, Tümamiral...’a Üs Komutanı ... bu emri göstermiş, Komutanımız emirsiz iş yapmıyor” diye cevap verdiği, yaşanan olağanüstü durumu anlamak için diğer personellere neler olduğu konusunda sorular sorarak durumu anlamaya çalışması karşısında müşteki ...’ın “hukuksuz iş yapıyorsunuz, bu yaptığınızın hukukta yeri yok" şeklindeki sözlerini duyduğu, müşteki ...’ın Merkez Komutanlığından getirilmesinden sonra sanık ...’in sanık ...’e “beni koruyacaksın, bana bir şey yapan biri olursa vuracaksın” şeklinde emir verdiği, müşteki amirallerin Maltepe Askeri Cezaevinin götürülecekleri araçlar hazırlanıp getirildikten sonra sanık ...’in müşteki ...’ı iterek araca bindirdiği, sanık ...’ın müşteki ...’ı zorla cezaevi aracına bindirdiği, sanık ...’in, sanık ...’ü araç komutanı olarak görevlendirdiği, seyir sırasında sanık ... ...’in, sanık ... ile sürekli telefon irtibatı kurduğu, telefonunda meydana gelen sorun nedeniyle sanık ...’ün, sanık ... ...’in bulunduğu araca geçtiği, bu andan itibaren sanık ... ...’in irtibatı sanık ...’ün telefonuyla sağladığı, tanık ...’nun beyanında amiralleri götüren araçlar çıkış yaptıktan sonra sanık ...’ün kendisini arayarak “şu an amiralleri, amiraller var yanımda, amiralleri nereye götürüyoruz bilmiyorum ama kim ne taraftansa bana bir şey söyleyin, bana bir şey söyleyin, gerekirse araçları durdurayım kafalarına sıkayım” dediğinin ve sanık ...’ün kendilerine amirallerin nereye götürüldüğüne ilişkin bilgi verdiğini, müşteki ...’in Donanma Komutanı ile yaptığı telefon görüşmesi sonrasında personelini emirlere uymaması konusunda uyardığı, sanık ...’ün müşteki amirallerin götürüldüğü araca bindiğini öğrendiğinde “biz ona emir verdik niye biniyor, binme dediğimiz halde o araca biniyor” şeklinde tepki gösterdiği, her ne kadar araçlar seyre çıktıktan sonra darbe karşıtı olanlara bilgi akışı sağlamış olsa da, dosya kapsamındaki tanık beyanlarına göre sanık ...’ün yaşanan olağan üstü durumun farkında olacak düzeyde bilgisinin olduğu,
Sanık ...’ın, sanık Tuğamiral ...’ın emir astsubayı olduğu, müşteki tümamiral ...’ın sanık ...’ın konutuna
gelerek gemilerin kendisinden habersiz bir şekilde seyre kaldırılması konusunda geçen tartışmaya tanık olduğu, gece boyunca ...’ın konutu önünde ayrılmadığı, gece boyu konutta sanık ... ile birlikte sanık ...’nin de bulunduğu, müşteki ..., sanık ...’ın konutundan ayrıldıktan sonra, ...’ın emir astsubayı ...’i konuta gelip komutanın ...’ı Merkez Komutanlığına çağırdığını söyleyerek konuttan ayrıldığı, bunun üzerine sanık ...’ın, sanık ...’a “evin önüne ...’den başka kimse girmeyecek” şeklinde talimat verdiği, sanık ...’ın “...’da mı gelmeyecek?” diye sorması üzerine, sanık ...’ın “o istese de gelemez, onun işi bitti” şeklinde cevap verdiği, sanık ...’ın darbeci amiraller ... ile ...’nin darbeye yönelik bir kısım faaliyetleri kontrol ettikleri konutun önünde sabah saatlerine kadar nöbet tutarak sanıklar ... ve ...’nin eylemlerinin icrasını kolaylaştırdığı,
Sanık ...’nın albay rütbesinde Donanma Komutanlığı Hareket Merkezi Başkanı olarak görev yaptığı, Donanma Komutanlığı Hareket Merkezi’nin donanma bağlısı yüzer unsurların hareketlerinin takip edilip bilgi ve kayıtlarının tutulduğu, gerektiğinde emirlerin tüm askeri yüzer birliklere mesaj olarak duyurulduğu, gemiler ile donanma komutanlığı arasında bağlantı sağlamada köprü görevi gören askeri bir birim olduğu, sanık ...’nın gemilerin seyre kalkması ile ilgili bilgileri hareket merkezi vardiya amiri Ufuk Koç ve sanık ... ile yaptığı telefon görüşmeleri sonucu öğrendiği, sanığın karargaha girme isteği önce geri çevrilmiş ise de, saat: 22:45 sıralarında sanık ...’in onayıyla karargaha girdiği, sözde sıkı yönetim direktifini incelediği, saat: 23:01 sıralarında sanık ... ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinden sonra sözde sıkı yönetim direktifi ekinde yer alan atama listesine atıfla “bu emre göre şuandan itibaren donanma komutanı ..., harp filosu komutanı ..., kurmay başkanı ...’dır. Ben onlardan emir alacağım.” şeklinde sözler söylediği, sanığa denizaltı filo ve yıldızlar suüstü eğitim merkezi komutanlığı, deniz eğitim grup komutanlığı gibi diğer askeri birliklerden telefon edilmesi suretiyle sözde sıkı yönetim direktifi ile ilgili tereddütler dile getirilince sanığın arayan kişilere mesajın geçerli olduğunu ve teyit ettiğini söylediği, müşteki Kurmay Başkanı ...’in nezaret koşullarında yanında bulunan cep telefonuyla harekat merkezini arayarak gemilerin seyri konusuna müdahale etmeye çalıştığı, müştekinin hareket merkezini aradığı bilgisinin darbeci amirallere sanık ... tarafından iletildiği ve bunun üzerine müşteki ...’in telefonuna el konulduğu, sanığın ortaya koyduğu bu türden aktif eylemleri ile darbeci amiraller ile iştirak iradesi altında hareket ettiği,