V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil ..., asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asli müdahil ... temyiz dilekçesinde; mahkemece kullanımın dikkate alınmaksızın husumet olan davacı tanığının beyanına göre hüküm verildiğini, A1 – A2 diye ayrılmasının da hatalı olduğunu, vergi kaydı olduğu halde yanlışlıkla yapılan ölçümle mağdur edildiğini, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
2. Asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ile karar verildiğini, A2 nin orman içi açıklık mahiyetinde olduğunu, orman bütünlüğünü bozduğunu, A1 in de şahıslar adına tescilinin orman bütünlüğünü bozduğunu, her ikisinin de C harfli yerle evveliyatında bir bütün olarak en eski tarihli haritalarda gösterildiğini, bilirkişilerce vurgulandığı gibi açma sonucu oluştuğunu, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunun bozma gereklerini yerine getirecek düzeyde olmadığını, evveliyatı orman olan yerin kazanılamayacağını, kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ile karar verildiğini, zilyetlikle kazanım koşullarının yeterli araştırılmadığını, tanık beyanlarına dayandırılmışsa da maddi olaya dayanılmadığını, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, komşu parsel kayıtlarının tam olarak uygulanmadığını, davacının senetsizden iktisap miktarının kanunun aradığı miktardan fazla olduğunu, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapusuz taşınmaz tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun ( 4721 ... Kanun ) 713 üncü maddesi, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun ( 3402 ... Kanun ) 14 ve 17 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
T.C. Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 ... Kanun'un 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı düzenlenmiştir. Hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi, en önemlisi yazılacak gerekçenin, verilen hükme uygun olması gerekmektedir. Aksi halde yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına ... sarsılmış olacaktır. Yazılacak kararın gerekçesiyle, hüküm kısmı arasında bütünsellik ve uyumluluk esastır. Başka bir anlatımla gerekçe ile hüküm birbirine bağlıdır.
Anayasası'nın 141/3 üncü maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 388/1-3 maddesi ile 6100 ... Kanun'un 297/1-c maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. Bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hâkimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re’sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.
Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ ..., Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 ... Kanun'a göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, ... 2011, s.472). Yukarıda da değinildiği üzere Anayasa'nın 141 inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
Kanun'un aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Az yukarıda vurgulanan hususlar, Hukuk Genel Kurulunun 19.06.1991 tanihli ve E:323, K:391; 10.9.1991 tarihli ve E:281, K:415; 25.9.1991 tarihli ve E:355, K:440; 19.04.2006 tarihli ve E:2006/4-142, K:229; 05.12.2007 tarihli ve E:2007/3-981, K:936; 23.01.2008 tarihli ve E:2008/14-29, K:4; 19.03.2008 tarihli ve E:2008/15-278, K:254; 18.06.2008 tarihli ve E:2008/3-462, K:432; 21.10.2009 tarihli ve E:2009/9-397, K:453; 24.02.2010 tarihli ve E:2010/1-86, K:108; 28.04.2010 tarihli ve E:2010/11-195, K:238; 22.06.2011 tarihli ve E:2011/11-344, K:436 ... kararlarında da, benimsenmiştir. Nitekim, 07.06.1976 tarihli ve 3/4-3 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde yer alan “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır.
Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa'nın 141/3 maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 ... Kanun 'un 297 inci (mülga 1086 ... Kanun'un 388 inci ) maddesi, işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Yine 6100 ... Kanun 'un 27 inci (1086 ... Kanun 'un 73 üncü) maddesinin 2. bendi “c” bölümünde de hukuki dinlenilme hakkının “Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini” de içerdiği açıklanarak bu husus vurgulanmıştır.
O halde; usulüne uygun olarak harcını yatırmak suretiyle davaya asli müdahil olan ... hakkında Mahkemece hükmün gerekçesinin "Cevap" bölümünde bahsedildiği halde "Deliller ve Gerekçe" bölümünde olumlu veya olumsuz gerekçe yazılmaması, yine davacılar ve asli müdahil olan Orman İdaresi hakkında hüküm kurulmuşsa da asli müdahil ... hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.