İçtihatYargıtay3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2021/12036 · K. 2024/6774
- Esas No
- 2021/12036
- Karar No
- 2024/6774
- Karar Tarihi
- 14.05.2024
Karar Metni
3. Ceza Dairesi 2021/12036 E. , 2024/6774 K.
"İçtihat Metni"
TUTUKLU
DURUŞMA TALEPLİ
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARLARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/248 E., 2021/303 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2018 tarih ve 2015/284 Esas, 2018/164 sayılı Kararı
SUÇLAR : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs etme, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında;
a)TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62, 53, 58/9 uncu maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) TCK'nın 302/2 maddesi yollaması ve 3713 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi atfıyla TCK'nın 37/1 delaletiyle 82/1-a-g, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62, 53, 58/9 uncu maddeleri uyarınca 2 kez müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c) TCK'nın 302/2 nci maddesi yollaması ve 3713 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi atfıyla TCK'nın 37/1 delaletiyle 82/1-a-g, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 35/2, 62, 53, 58/9 uncu maddeleri uyarınca 3 kez 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
d) TCK'nın 302/2 nci maddesi yollaması ve 3713 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi atfıyla TCK'nın 37/1 delaletiyle 82/1-a-g, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 35/2, 62, 53, 58/9 uncu maddeleri uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi;
2-Sanık ...'ın TCK'nın 314/3 ve 220/7 nci maddesi delaletiyle 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 35, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararı.
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve O yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık ... hakkında bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince; sanık ... ... hakkında ise Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Sanık ... ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık ... ...'in üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken “Karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması sonuca etkili görülmemiştir.
I.Sanık ... ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme, katılanlar ... ve ...'ya yönelik olarak kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs etme suçlarından hükmedilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair karara yönelik sanık müdafinin temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ... ...'in üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanık sanık ... ...'in sübûtu kabul olunan, silahlı terör örgütünün stratejisi doğrultusunda 09.10.2014 günü sanığın, beraberindeki terör örgütü mensupları ile birlikte üniversite arkasındaki mahale alkol almak amacıyla aracıyla giden ve hakkında beraat hükümleri verilen diğer sanık ...'un aracını gaspederek, saat 20:55 sıralarında Bingöl İli Merkez ... Mahallesi ... Caddesi ile ... Sokağın kesiştiği noktada yaya olarak bulunan Bingöl il emniyet müdürü ..., Bingöl il emniyet müdür yardımcıları ... ve ..., güvenlik şube müdür yardımcısı başkomiser ... ve il emniyet müdürü koruma görevlileri polis memurları ... ve ...’a yönelik olarak uzun namlulu silahla saldırı gerçekleştirdikleri, silahlı saldırı sonucu il emniyet müdür yardımcısı ... ile güvenlik şube müdür yardımcısı ...'nun şehit oldukları, il emniyet müdürü ... ile polis memuru ...' nın yaralandıkları, ... ve ...'ın ise saldırıdan yara almadan kurtuldukları, sanığın iştirak ettiği söz konusu eylemin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme, katılanlar ... ve ...'ya yönelik olarak kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs etme suçlarının sübûtu kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre sanık hakkında verilen hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II.Sanık ... ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik olarak kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs etme suçlarından hükmedilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair karara yönelik sanık müdafinin temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede;
Yargılamaya konu olayda sanık ve beraberindeki şahıslar tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı eyleminde katılanlar ... ve ...'nın yaralandıkları ancak diğer katılanlar ... ve ...'ın saldırıdan yara almadan kurtuldukları, ilk derece mahkemesince hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin uygulanması sırasında katılanların yaralanmalarının niteliği de gözetilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesis edildiğinin belirtildiği ancak katılanlar ... ve ...'ın söz konusu saldırıda yara almamış olmaları nazara alındığında bu katılanlar yönünden 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin uygulanması sırasında alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde teşdit uygulanması,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III.Sanık ... hakkında örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan kurulan hükme ilişkin o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
06.11.2014 tarihinde yakalandığında kolluk görevlilerince yapılan arama sırasında sanığın üzerinde ve uhdesinde bulunan araçta ölen terör örgütü mensuplarının isim listesi ve üzerlerinde bilgiler yazılı kağıt parçaları, terör örgütü mensuplarına ait iki adet telsiz şifre ve kodlama listesi, sözde vergi toplamak üzere kullanılan HPG kaşeli kağıt parçaları, yüklü miktarda pil, battaniye, şemsiye, ayakkabı, çorap gibi yaşamsal alzemelere ait hesap dökümünü gösterir listelerin ele geçirilmiş olması ve tanık ... D.'nin aşamalarda alınan beyanlarında sanığın Dırej kod adını kullandığı, kendileriyle birlikte örgütsel faaliyetlerde bulunduğu için sanığın tanıdığı, sanığın kendilerine erzak getirdiği, dava konusu silahlı saldırı olayından bir gün önce ... ve ... kod isimli örgüt mensuplarını bulundukları yerden şahsi aracı ile alarak Bingöl İl merkezinde keşif yaptıkları, örgütün yerel yapılanması içerisinde faaliyet yürüttüğü şeklinde anlatımlarda bulunmuş olması nazara alındığında, sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun oluşabilmesi için aranan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk boyutuna ulaştığı anlaşılmakla, sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, olgu ve delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde teşebbüs aşamasında kalmış örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.