Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2021/12070 · K. 2024/5694
9. Ceza Dairesi 2021/12070 E. , 2024/5694 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/23 E., 2015/188 K. Kovuşturma aşamasında on beş yaşından büyük olan mağdurenin sanıktan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin sanık müdafiinin temyiz isteği ile sınırlı yapılmasına karar verilmiştir. Sanık müdafiinin temyiz isteğinin sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyiz İncelemesinin Kapsamına Göre Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2. cümlesi ve 62. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 103/1-2. cümlesinin yanlış şekilde değerlendirdiğine, sanığın cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığına, şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, mağdurenin şikayetçi olmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.