Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/13559 · K. 2023/1247
11. Ceza Dairesi 2021/13559 E. , 2023/1247 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2011 tarihli ve 2009/273 Esas, 2011/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (j) bentleri, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 250.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2011 tarihli ve 2009/273 Esas, 2011/87 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)15. Ceza Dairesinin 16.12.2014 tarihli ve 2013/5304 Esas, 2014/21295 Karar sayılı kararı ile: "Katılanlarla sanık ... arasında noterde düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinde; "müteahhit, binanın inşaat ruhsatı alındığında 1 daire veya işyeri, 3. kat döşemesi döküldüğünde 1 daire, sıvalar bittiğinde 1 daire, mal sahiplerine ait dairelerin tamamlanıp oturma raporları alınıp mal sahiplerine teslim edildiğinde kalan kısmın satış yetkisi verilecektir. Bu yetkiler müteahhidin uygun göreceği kişi veya kurumlara verilecektir." denildiği, satış yetkisine dahi sahip olan sanığın, daireleri ipotek ettirmesinin bu yetkiden ayrı düşünülemeyeceği, bu sözleşmeye göre uygun görülecek kişilere de yetki devri yapılabileceği, kredi veren bankanın kuralları gereği, gayrimenkul ipotek alınması durumunda gayrimenkul sahiplerinin kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzalamalarının zorunlu olduğu, katılanların bankadaki imzalarının ipotek için alındığını sandıkları iddiasının ipotek için imzaların bizzat tapuda atılması karşısında yerinde olmadığı, kaldı ki bankada düzenlenen sözleşmeye ayrıca müteselsil kefil olarak da imza attıkları, kredi sözleşmelerinin her sayfasında ... şirketinin isminin geçmesi ve katılanların muhatabı ...'ün kredi sözleşmesinde isminin geçmemesi karşısında kredinin sanık adına değil ... şirketi adına alındığının belli olduğu, buna göre hile unsurunun olayda bulunmadığı, katılanların ipotek ettirdiği dairenin ipoteğinin kaldırılarak satılmasının ve başka bir daireye ipotek konulmasının bankanın eşdeğer bir ipotek verildiğini kabul etmesinden kaynaklandığı, bu durumda bankanın katılanlara karşı hukukî sorumluluğunun olduğu, olayda sanığın hile ile katılanlara kredi aldırdığının sübut bulmadığı ve sanığın beraatına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin mahkumiyetine karar verilmesi" kabul göre de: "Suça konu gayrimenkulu, ipotek alarak kredi veren bankanın bir mağduriyetinin bulunmadığı, suçtan zarar görmediği, işlemlerin bankacılık kurallarına uygun olarak yürütüldüğü, buna göre bankaca tahsis edilmemesi gereken kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan söz etmenin mümkün olmadığı gözetilmeden, TCK'nın 158/1-f. Maddesinin yanında, TCK'nın 158/1-j. maddesinin de uygulanmasına karar verilmesi" ve "Katılanlara, sanık tarafından vaat edilen dairelerin verilmesinin yanında, katılanlardan ...'ın eşine kredinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibi nedeniyle mağdur olmaması için, daire verildiğinin iddia edilmesi karşısında, TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2015/12 E., 2015/109 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.