Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2021/137 · K. 2021/2090
9. Ceza Dairesi 2021/137 E. , 2021/2090 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 1-Sanığa yüklenen 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçundan CMK'nın 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen müşteki ...'nun bu suçtan açılan kamu davasına katılmasının mümkün olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla söz konusu suçlardan kurulan hükümleri temyiz yetkisi bulunmadığından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca ...'nun temyiz isteminin REDDİNE, 2-Sanık hakkında tefecilik yapmak suçundan kurulun mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; ... ili ... ilçesinde kırtasiye üzerine iş yeri bulunan ve ... Vergi Dairesinin 639 004 4906 vergi kimlik numaralı mükellefi olarak ticari faaliyet gösteren sanığın, dükkanında bulunan POS cihazı ile herhangi bir mal ve hizmet alımı olmadan kart sahiplerinin nakit para ihtiyaçlarını karşılamak ve karşılığında belirli oranlarda komisyon almak suretiyle kredi kartlarından para çekimi yapılmak suretiyle tefecilik suçunu işlediği iddia edilen somut olayda; Dosya içerisindeki vergi müfettişlerince düzenlenen 10/10/2012 tarih 2012-A-560-90 sayılı vergi tekniği raporunun ve 10/10/2012 tarih 2012-A-560-92 sayılı suç duyurusu raporlarının 2007 yılına ilişkin olduğu, ... Mal Müdürlüğünün 09/12/2015 tarih ve 2073 sayılı yazısında sanık hakkında 2008 ve 2009 yıllarının 28/12/2012 Tarih 2012 -A- 560/124 Nolu VTR ve 125 nolu vergi inceleme raporlarıyla incelenmiş olduğu, sanığın 2009 yılında tefecilik yapmadığının belirtildiği, mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporunda da sanığın 2009 yılına ilişkin olarak tefecilik eyleminin düşünülemeyeceği tespiti karşısında suç tarihinin 2008 yılı olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı tefecilik suçunun 5237 sayılı TCK'nın 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi ile temyiz inceleme günü arasında 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 07/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.