IV. GEREKÇE
A.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden;
1.5237 sayılı Kanun'un "Eziyet" başlıklı 96 ncı maddesinin birinci fıkrasında eziyet suçunun maddi unsuru,“bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştirmek” şeklinde belirtilmiş, ancak bu davranışların ne olduğu somut olarak ortaya konulmamıştır. Ancak maddenin gerekçesinde; eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerektiği belirtilmiştir.
Eziyet serbest hareketli bir suçtur. Mağdurun gerek bedensel gerek ise ruhsal yönden acı çekmesine neden olacak, mağdurda utanma, korku, acizlik ve değersizlik duygusu uyandırıp onurunu zedeleyecek hareketler eziyet kapsamındadır. Bu suç tipinde mağdur, objektif olarak aşağılayıcı ve eza verici hareketler aracılığıyla, insan olma niteliğinin gerekli kıldığı düzeyin objektif olarak altında kalan ve kişiliğinin derhal ya da ileride gelişebilmesi için gerekli olan dengeye olarak etki edebilecek muamelelere tabi kılınmaktadır.
Eziyet teşkil eden fiiller, kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedir. Eziyetten söz edebilmek için, maddenin gerekçesine göre eziyet oluşturan fiillerin sistematik bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sistematik olmaktan kastedilen, mağdura karşı yapılan birden fazla saldırının, genel bir tutum çerçevesinde gerçekleştirilen davranışların bir parçası olması ya da önceden kararlaştırılmış, organize ve düzenli bir seyir izlemesidir. Sistematik olma hali, hareketlerin eziyet suçunu oluşturup oluşturmadığını tespite yarayan kriterlerden biridir. Hareketlerin sistematik biçimde uygulanması, mağdura yönelik davranışların belli bir süreç içinde düzenli ve bir bütünlük arz eder biçimde yapılmasını gerektirir. Bu sebeple mağdura yönelik hareketler, fail tarafından bilerek ve istenerek belirli bir süreçte genel bir tutum çerçevesinde bir bütünün parçası olarak veya belirli bir plan dahilinde işlenirlerse eziyet suçu oluşur. Burada çeşitli nitelikteki hareketler objektif olarak belirli bir şiddeti içermekte, asgari düzeyde bir ağırlığa ulaşmaktadır. Hareketler bir bütün halinde objektif olarak eziyet teşkil edecek boyuta ulaştığında, başka bir deyişle asgari bir düzeyde şiddete ulaştığında suç tamamlanmış olacaktır.
2.Olay tarihinde, fazla miktarda çamaşır yıkarken görülen mağdurların, soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla ifadesi alınan infaz koruma memurlarına, yaklaşık 17 gündür aynı koğuşta birlikte kaldıkları suça sürüklenen çocuklar tarafından dövüldüklerini, çamaşırının yıkattırıldığını, uyumalarına engel olunduğu, ayakta bekletildiklerini, az yemek yedirildiğini, şınav çektirildiğini, gelen eşyalardan az yararlanmalarına neden olduklarını, ayaklarına çakmak tutup uyandırıldıklarını beyan etmeleri üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, mağdurlar hakkında aldırılan adli muayene raporlarında herhangi bir darp cebir izine rastlanmadığı, bahse konu olaya yönelik bilgi ve görgüsü bulunan tanık bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuğun eylemini mağdura yönelik olarak belli bir süreçte ve sistematik şekilde gerçekleştirildiğine dair eziyet suçundan mahkumiyetine yeterli kesin, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı ancak mağdur ...'i bir defa tokatla dövdüğünü ikrar ettiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında yaralama suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak;
Suç tarihi itibariyle 15 yaşını doldurup 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuk hakkında yargılama konusu yaralama eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 66 ncı maddenin ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B.Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Mağdur ...'a Yönelik ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında mağdur ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden;
Olay tarihinde, fazla miktarda çamaşır yıkarken görülen mağdurların, soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla ifadesi alınan infaz koruma memurlarına, yaklaşık 17 gündür aynı koğuşta birlikte kaldıkları suça sürüklenen çocuklar tarafından dövüldüklerini, çamaşırının yıkattırıldığını, uyumalarına engel olunduğu, ayakta bekletildiklerini, az yemek yedirildiğini, şınav çektirildiğini, gelen eşyalardan az yararlanmalarına neden olduklarını, ayaklarına çakmak tutup uyandırıldıklarını beyan etmeleri üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, mağdurlar hakkında aldırılan adli muayene raporlarında herhangi bir darp cebir izine rastlanmadığı, bahse konu olaya yönelik bilgi ve görgüsü bulunan tanık bulunmadığı ve mağdur ...'ın aşamalarda alınan çelişkili beyanlarında suça sürüklenen çocukların kendisine karşı herhangi bir hukuka aykırı fiilde bulunmadıklarını beyan ettiği, suça sürüklenen çocukların eylemlerini mağdurlara yönelik olarak belli bir süreçte ve sistematik şekilde gerçekleştirildiklerine dair eziyet suçundan mahkumiyetlerine yeterli kesin, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuklar hakkında atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.