V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü temyiz dilekçesinde; dava konusu 141 ada 27 parselin mülkiyetinin Hazineye ait olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava ve temyize konu yerlerin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve zilyetlikle kazanım şartlarının davacı taraf lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Davalı Hazine temsilcisi tarafından, dava konusu 141 ada 27 parsel yönünden verilen davanın kabulüne ilişkin kararı temyiz edilmiş olup, Takbis'te yapılan araştırmada, karar tarihinden önce 18.11.2020 tarihinde, 141 ada 27 parselin ham toprak olan niteliğinin kışlak olarak değiştirildiği ve dava konusu parselin kamu orta malına dönüştürüldüğü anlaşılmıştır.
Kamu orta mallarının mülkiyeti Hazineye, kullanım hakkı ise köy tüzel kişiliğine -somut olayda belediye- aittir. 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 ... On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6360 ... Kanun) 1/2 nci maddesi ile, ... Büyükşehir Belediyesinin sınırları il mülkî sınırları olarak genişletilmiş; bu sınırlar içinde kalan köy ve beldelerin tüzel kişilikleri sona ererek bağlı bulundukları ilçe belediyelerine mahalle olarak katılmışlardır. Bu nedenle, büyükşehir sınırları içinde yer alan Yarpuz Beldesinin tüzel kişiliği sona ermiş olup, 6360 ... Kanun'un geçici 1 inci maddesinin onüçüncü fıkrası uyarınca, yerine, bağlı bulunduğu ... İlçe Belediye Başkanlığı geçmiştir.
Bu durum karşısında; somut olayda, kışlak niteliğinde olan 141 ada 27 parsele ilişkin davada, 5216 ... Kanun hükümleri ve 6360 ... Kanun'un Geçici 1 inci maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, Yarpuz Beldesinin bağlı bulunduğu ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Akseki Belediye Başkanlığının taraf olarak yer almaları gerektiği halde, bu husus gözden kaçırılarak Akseki Belediye Başkanlığı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı davaya dahil edilmeden davanın esası hakkında hüküm kurulmuş ve böylelikle taraf teşkili eksik bırakılmıştır. Oysaki bir davada taraf teşkilinin sağlanması 6100 ... Kanun'un 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olup, re'sen gözetilmesi gereken bu koşul yerine getirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan; davanın esasıyla ilgili olarak, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; dava konusu 141 ada 27 parselin hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda D ve E ile gösterilen kısımları yönünden zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden oldukları ve zilyetlik yoluyla kazanım koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi, dosyaya sunulan bilirkişi raporları da hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda, yörede 30.07.1998 tarihinde ilan edilen 6831 ... Orman Kanunu'na (6831 ... Kanun) göre yapılmış orman kadastrosu bulunduğu ve dava konusu edilen yerlerin orman tahdidi dışında bulunduğu gösterilmiş ve kadastro tespit tarihinin 1997 olması karşısında taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında en eski tarihli hava fotoğrafları yönünden yapılan değerlendirmede bu yerlerin açık alan olduğu belirtilmiş olduğu halde, çekişmeli taşınmaz bölümleri hava fotoğrafı üzerinde çakıştırma yapılmak suretiyle gösterilmediğinden, rapor denetlenememektedir.
Yine gerçeğin bir resmi olan, kadastro tespit tarihinden 15 - 20 - 25 yıl önceki döneme ilişkin hava fotoğrafları, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi aracılığıyla incelenerek anılan tarihlerde taşınmaz bölümleri üzerinde ekonomik amaca uygun olarak sürdürülen zilyetliğin mevcut olup olmadığı da tereddütüz olarak belirlenmemiş ve ayrıca davacı ...'ın, aynı çalışma alanı içinde senetsizden başkaca taşınmaz mal edinip edinmediği de kesin olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
2. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye Akseki Belediye Başkanlığı ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına tebliğ edilip dava taraf olarak yer almaları sağlanmak suretiyle husumet yaygınlaştırılmalı; daha sonra yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafı olan 1958 tarihli hava fotoğrafı ve bu fotoğraftan üretilmiş memleket haritası dosya arasına getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından önceki mahalli bilirkişiler dışında seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile yine önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, dosya arasına getirtilecek olan 1958 tarihli hava fotoğrafı ile dosya arasına getirtildiği anlaşılan 1974 ve 1986 tarihli hava fotoğrafları ve fotoğraflar esas alınarak üretilmiş memleket haritaları çekişmeli taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgede ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp orijinal - renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritasındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; yine dosya arasına getirtildiği anlaşılan 1974 ve 1986 yılına ait hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği tespit edilmeli; taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar - ihyaya konu edilip edilmediklerini, edilmiş iseler imar - ihyalarına en erken ne zaman başlanıldığını ve imar - ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca; bu keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldıkları, imar - ihya gerektiren yerlerden olup olmadıkları, böyle yerlerden iseler imar - ihyaya konu edilip edilmedikleri ve edilmişlerse imar - ihyalarının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişisinden, taşınmaz bölümlerinin evveliyatlarını, toprak yapılarını, niteliklerini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadıklarını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, davacı ... adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 3/7/2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 ... Kanun) ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre, 141 ada 27 parsel içerisinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda D ve E harfleriyle gösterilen kısımlarla ilgili bir hüküm kurulmalıdır.
3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan ve hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığı gibi; her ne kadar 141 ada 5 parsele ilişkin olarak temyiz isteği bulunmasa da, kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, hakkında kabul kararı verilen, 141 ada 5 parsel içinde bulunan ve hükme esas bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen yer ifraz edildikten sonra, geriye kalan ve hükme esas raporda renksiz olarak, 21.09.2013 tarihli fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen raporda ise C harfi ile mavi renkli olarak ve D harfi ile pembe renkli olarak gösterilen, sırasıyla 6,69 ve 16,01 m2etrekarelik taşınmaz bölümlerinin 141 ada 5 parselle fiili bağlantıları koptuğundan, anılan bölümlerle ilgili olarak 141 adanın son parsel numaraları verilmek suretiyle Hazine adına tescil hükmü kurulması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılmış olması da isabetsiz olduğundan, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.