İçtihatYargıtay7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/15413 · K. 2023/3459
- Esas No
- 2021/15413
- Karar No
- 2023/3459
- Karar Tarihi
- 10.04.2023
Karar Metni
7. Ceza Dairesi 2021/15413 E. , 2023/3459 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/139 E., 2015/212 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/139 Esas, 2015/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı olmak suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; ailesine bakmakla yükümlü olduğu için askere gidemediğine, kastının olmadığına ve ... 39 uncu Mekanize Piyade Taburunda askerlik görevini yaptığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Askerlik yükümlüsü olan sanığın kanuni bir mazereti olmaksızın süresinde yoklama işlemlerini yaptırmadığı daha sonra 16.04.2015 tarihinde Askerlik Şubesine kendiliğinden başvurduğu maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2. Sanık savunmasında özetle; askerlik için başvuru yaptığını ancak kendisinden ... kardeşinin askere gittiğini, evin geçimini üstlendiği için kendisinin gidemediğini, kardeşi gelince askere gidebildiğini, şuan da da askerlik görevini yaptığını ve suç işleme kastının bulunmadığını beyan etmiştir.
3.Sanığa yüklenen suça ilişkin Alpu Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 03.12.2014 tarihli ve 4969 Esas, 84 Karar sayılı idarî yaptırım kararı, Alpu Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 03.12.2014 tarihli ve 4953 Esas, 87 Karar sayılı idarî yaptırım kararı, Alpu Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 03.12.2014 tarihli ve 4970 Esas, 83 Karar sayılı idarî yaptırım kararı, ... Askerlik Şubesi Başkanlığının 25.05.2015 tarihli yazısı ve sanığa ait askerlik safahatini gösterir ekli yazı, Kepez Askerlik Şubesi Başkanlığının 16.04.2015 tarihli sanığın kendiliğinden gelerek yoklama işlemlerini yaptırdığına dair yazısı ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
4.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, UYAP üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.... Askerlik Şubesi Başkanlığının 25.05.2015 tarihli "cezalandırma teklifi" konulu yazısının (B) ekinde sanık hakkında Alpu Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 03.12.2014 tarihli ve 4969 Esas, 84 Karar sayılı idarî yaptırım kararı ve Alpu Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 03.12.2014 tarihli ve 4953 Esas, 87 Karar sayılı idarî yaptırım kararının kesinleşmediğinden bahisle Alpu Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 03.12.2014 tarihli ve 4970 Esas, 83 Karar sayılı idarî yaptırım kararının tesis edildiği, asıl yazıda Alpu Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 03.12.2014 tarihli ve 4970 Esas, 83 Karar sayılı idarî yaptırım kararının 13.02.2015 sanığa tebliğ edildiği ve bu kararın 02.03.2015 tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği görülmüş ise de; dosya kapsamında anılan kararın sanığa tebliğ edildiğine dair belge bulunmadığından, sanığa yapılan tebligata ilişkin belgenin bulunup bulunmadığı Askerlik Şubesi Başkanlığından sorularak atılı suçun oluşup oluşmayacağının değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda "basit yargılama usulü"nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanun'la 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; 01.01.2020 tarihi itibarıyla "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş..." dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de,
Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibarelerinin, aynı bentte yer alan "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki "basit yargılama usulünün" uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
3.Her ne kadar sanık hakkında hüküm tesis edilirken "01.03.2008 tarihli ve 5739 sayılı Kanun'la yürürlüğe giren ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununa eklenen ek 10. madde gereği yasal imkansızlık nedeniyle sanık hakkındaki HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİYE BIRAKILMASI KARARININ VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA" ve "1632 sayılı Askerî Ceza Yasasının 47/A maddesi uyarınca sanığa verilen cezanın ertelenmesine YER OLMADIĞINA" denilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin, 23.01.2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmî Gazete'de gerekçesi yayımlanmış olan, 17.01.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararıyla; 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının, 4551 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi ile değiştirilen (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, 5329 sayılı Kanun'un 1 inci maddesiyle eklenen Ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının "sırf askerî suçlar ile bu Kanun’un Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile ..." bölümünün ve 5739 sayılı Kanun'un 1 inci maddesiyle eklenen Ek 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında Mahkemece yanlış gerekçelerle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/139 Esas, 2015/212 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.