III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'ün adına kayıtlı olan ve kendi kullandığını kabul ettiği 0507 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden ByLock programı kullanıcısı olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar sanık ByLock programını kullanmadığını savunmuş ise de, 26.10.2018 tarihli ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre sanığın ByLock programına ... ID numarasıyla kaydolduğu, bu ID'yi ekleyen kişiler olduğu, ID'ye bağlı kişi ve mail listeleri ile yazışmalar bulunduğu anlaşılmıştır. Bahsi geçen tutanağın incelemesinde kullanıcı isiminin "..." olduğu ve bu kullanıcı isminin sanığın ismi ve memleketi olan ... ilinin plaka kodu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca sanığın ByLock programı ile yaptığı yazışmalarda "...ama beni buralarda başıboş koymayın ... Mah.... Ortaokulu ..." şeklinde mesajın bulunduğu, sanığın da en son ... Ortaokulunda görev yaptığı, yine 12.01.2016 tarihinde yazılan bir mesajda "tayine başvurduk" şeklinde bir ifade bulunduğu, o dönemde sanığın ...'dan ...'ya tayin başvurusu olduğunu son duruşmadaki savunmasında kabul ettiği, böylece ByLock içeriklerinin sanıkla uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bunların haricinde CGNAT sorgusuna göre 0507 (...) (..) (..) numaralı telefon ile ByLock hedef IP numaralarından olan ... IP, ... IP, ... IP ve ... IP numaralarına 01.11.2015 ile 22.02.2016 tarihleri arasında toplam 28 kez
bağlantı sağladığını gösteren tablo göz önüne alındığında sanığın ByLock programı kullanıcısı olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmiştir. Anlatılan bu hususların savunmanın aksini ispat eder nitelikte olduğu, mahkememizce yapılan ve ByLock deliline dayalı davaların neredeyse tamamında sanıkların mutlak inkar yollu savunmalar yaptığı anlaşılmakla sanığın savunmaları suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirilmiş ve savunmasına itibar edilmemiştir.
Sanık hakkında iddianamede örgüt üyeliğine ilişkin gösterilen bir delil de sanığın Bank ... hesabınında bulunan mevduat miktarını FETÖ lideri ...'in talimatı doğrultusunda artırdığıdır. Ancak hesap hareketleri incelendiğinde sanığın bu hesabına 2015 yılı Mart ayında 33.603,82 TL para yatırdığı, bu tarihin örgüt liderinin çağrısı ile uyumlu olmadığı, dolayısı ile söz konusu para yatırma işleminin örgüte destek mahiyetinde olmadığından, Bank ... delili sanık aleyhine değerlendirilmemiştir.
Sanığın eşi H. Ü. ile ilgili FETÖ/PDY soruşturması olması ve sanık ile eşinin ikametinde daha önce arama yapıldığından sanıkla ilgili olan dijital materyal inceleme raporları Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli yazısı ile gönderilmiş olup, sanığın ve eşinin ikametinden elde edilen materyallere ait 05.01.2018 tarihli raporda Toshiba marka Hardisk üzerinde ByLock programına ait kalıntının tespit edildiği belirtilmiştir. Sanığın eşi H. Ü. ile ilgili olarak ByLock kullanma iddiasının bulunmadığı, H. Ü. hakkında terör örgütü üyeliği suçundan beraat kararı verildiği ve bu kararın istinaf edilmeden 04.09.2018 tarihinde kesinleştiği, dolayısı ile sanığın evindeki bilgisayar HARDİSK'indeki ByLock kalıntısının sanıkla ilgili yapılan ByLock tespiti ile de uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne iltisakı nedeniyle kapatılan ... Eğitim Sen Sendikasına üye olduğu anlaşılmış olup bu husus tek başına sanığın uzun süreden beri örgüt ile irtibatını ortaya koyan birer delil olmakla birlikte diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde atılı örgüt üyeliği suçu yönünden yan delil olarak dikkate alınmıştır.
Tüm bu hususların değerlendirilmesi neticesinde, sanığın herhangi bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ByLock kullanıcısı olduğu, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/3 Esas 2017/3 sayılı kararında, yine 14.07.2017 tarih ve 2017/1443-4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock'u haberleşme amacıyla kullandığı, mesaj içeriklerinin sanıkla ilgili olduğu, dijital inceleme raporunda belirtildiği üzere evindeki bilgisayar Hardisk'inde de ByLock kalıntısının tespit edildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne iltisakı nedeniyle kapatılan ... Eğitimciler Sendikasına üye olduğu nazara alındığında süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren bu eylem ve faaliyetleriyle sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bir bağ kurarak örgüt hiyerarşisine dahil olduğu ve bu suretle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılarak eylemine uyan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın bilgi düzeyi, eğitim seviyesi, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre şartları, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programını kullanması itibarıyla örgütün nihai amacını bilen ve bilebilecek durumda olan kişilerden olduğu, bu yapıyla dini saiklerle irtibat kurduğuna dair bir savunması da olmadığı anlaşıldığından, sanığın TCK'nın 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinden faydalanamayacağı kanaatine varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınarak, savunmaların inandırıcı gerekçelerle ret edilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer istinaf nedenlerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanması sırasında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmemesi kanuna aykırı ise de; CMK'nın 280/1-c maddesi uyarınca bu aykırılığın düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan, sanık hakkında TCK'nın 53/1 inci maddesindeki haklardan yoksun bırakılması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine, "24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin hak yoksunluğuna ilişkin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı gözetilerek TCK'nın 53/1-2-3 maddesinin uygulanması" cümlesinin eklenmesi suretiyle, CMK'nın 280/1-c maddesi gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.