Yargıtay 8. Hukuk Dairesi · E. 2021/16291 · K. 2024/1861
8. Hukuk Dairesi 2021/16291 E. , 2024/1861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kadastro tespitinden önceki zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ...Köyü çekişmeli 106 ada 1 parsel 1.768.787,56 m2 ve orman vasfıyla Hazine adına tespit görmüş, kadastro tutanağına göre askı ilanının 01.08.2008-31.08.2008 tarihleri arasında yapıldığı ve “dava açılmadığından 15.10.2008 tarihinde kesinleştiğinin” yazılı olduğu, tapu kaydında ise “kadastro tespiti davalı veya komisyonda itirazlı yerlerin tescili” açıklamasıyla 03.12.2010 tarihinde hükmen orman olarak tapu kaydedildiği anlaşılmaktadır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; .... Köyünde yapılan hatalı kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz olan 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına tescil gördüğünü, anılan taşınmazın kendisine dedelerinden kaldığını, kendisince 30 yıldan beri ekip biçilmek suretiyle kullanıldığını, davaya konu ettiği taşınmazın kendisine ait olan 119 ada 14 nolu parselin devamı olduğunu belirterek ....Köyünde kain davalı adına tespiti yapılan 106 ada 1 nolu parselin tapu kaydının iptali ile kendi adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, yargılama aşamasında davanın reddi savunulmuştur. 2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen taşınmazın orman vasfına haiz olduğunu, zilyetlik ya da olağan/olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyetinin kazanılamayacağını, davacının davayı yasal süre içerisinde açmadığını, arazide toprak işlemesinin bulunmadığını, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığını, çekişmeli taşınmazın ne kadarının davaya konu yapıldığının belirtilmediğini ve dava dilekçesinin dava şartlarına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.