IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden;
Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden beraat kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığından Tebliğnamede yer alan bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden;
Dosyadaki olgular ve mağdurun istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde, 0212 \*\*\* \*\* 20 numaralı hattan aranan mağdura, "Öncesinde sağlık sigortası yaptırdığı, yenilenmesini isteyip istemediği, istemez ise iptal edileceği" söylenerek Halk Bankası 5404 \*\*\*\* \*\*\*\* 5184 numaralı kredi kartı bilgilerinin alındığı, akabinde bu bilgiler kullanılarak, yabancı ülke menşeli Joint Stock Company Cartur Bank isimli iş yerinden, mail order yöntemi ile 3D şifre kullanılarak, üç ayrı işlemde üçer dakikalık aralar ile 553,91 TL, 576,72 TL ve 925,71 TL'lik harcamalar yapıldığı, arayan numaranın temyiz dışı sanık ... adına kayıtlı olduğu ve savunmasında "Diğer sanıkların adına şirket kurduğunu ve bu numaranın çağrı merkezinde kullanıldığını" beyan ettiği sabittir.
Çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği açıktır.
Sanıklar savunmalarında her ne kadar, "Şirket ile ilgilerinin olmadığını" beyan ederek, suçlamaları kabul etmemiş iseler de; sanıkların benzer suçtan yargılandıkları Afyonkarahisar 1. Asiye Ceza Mahkemesinin 2016/461 Esas, 2017/36 Karar sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen E.A, S.D. E.Ü ve L.M.B'nin alınan ifadelerinde "Sanıkların birlikte iş yaptıklarını ve birbirlerini tanıdıklarını" belirttiklerinin görüldüğü, nitekim Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) entegrasyon ekranından, sanıkların benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları içeriğinden de, bahsi geçen Metropol Reklam ve Danışmanlık isimli şirket ile sanıkların bağlantılı olduğu, bu şirketini başkalarına ait kredi kart bilgilerini hile ile alarak kullanmak suretiyle faaliyet sürdürdüğü, sanıkların, temyiz dışı sanık ... ile birlikte, aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri anlaşılmıştır.
Bu bağlamda, Bölge Adliye Mahkemesinin, sanıkların mahkumiyetlerine karar veren ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde hukuki yanılgıya düşülerek hükümlerin kaldırarak sanıkların beraatine karar vermesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, sanıkların eylemi sabit görülmekle birlikte, kabule göre;
Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık ... yararına, Hazine aleyhine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.