III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Mahkemece; "Tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumu birlikte değerlendirildiğinde; sanık ... \*\*\*'ın olay tarihinde kız arkadaşı olan ve 15 yaşında bulunan mağdure ... \*\*\* ile ilk olarak mağdurenin doğum günü olan 28/10/2015 günü buluştuktan sonra mağdureyi ablasının ikamet ettiği ... ilçesindeki ... köyüne götürdüğü, orada bir süre kaldıktan sonra il merkezine geri dönerek marketten bira aldıkları, pazar yerindeki bir banka oturarak sanığın aldığı biraları içtikleri, mağdurenin içtiği -yüksek oranda alkollü- içkinin tesiri ile sarhoş olunca sanığın mağdureyi evine gelmeye ikna ettiği, sanığın evine gitmelerinden sonra doğruca sanığın odasına girdikleri ve sanığın mağdureyi öpmeye başladığı ardından mağdurenin vücuduna cinsel organını sokarak eylemi gerçekleştirdiği sübut bulmuştur. Sanığın bu ilk eyleminden sonra da mağdure ile ilişkiye girdiği, son olarak 20/12/2015 tarihinden 20-25 gün önce yine sanığın evine götürdüğü mağdure ile cinsel ilişkiye girdikleri anlaşılmıştır.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk İzlem Merkezinin 20/12/2015 tarihli raporuna göre Mağdure ... \*\*\*'in vücut muayenesinde; vücutta belirgin bir travmatik patoloji tespit edilmediği, genital muayenesinde; vulva ve vajen girişinde patalojik bir bulguya rastlanmadığı, kızlık zarının annüler yapıda olduğu, hymen esnek aşıklığının yaklaşık olarak 3 cm çapında olduğu ve erişkin erekte bir penisin girimine uygun olduğu, kızlık zarında saat 9 hizasında vajen duvarında da devam eden 10 günden eski yırtığa rastlandığı ancak yeni yırtık vb travmatik buluya rastlanmadığı belirtilmiştir.
Sanık hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Çocuğun Cinsel İstismarı, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Tehdit suçlarından kamu davası açılmışsa da; sanık ile mağdurenin arkadaşları aracılığıyla tanıştıkları, mağdurenin arkadaşı olan ... isimli şahısın sanığa mağdurenin 16 yaşında olduğunu söylediği, bu hususun mağdure tarafından da kabul edildiği, sanık ile mağdurenin sevgili olduğu süre ve ilk cinsel ilişkiye girdikleri zamanın tanışmalarından itibaren 20 günlük sürede gerçekleştiği dikkate alındığında, sanığın, mağdurenin gerçek yaşını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı görülmediği, Türk Ceza Kanunun 30. maddesinde düzenlemesini bulan Hata hükümleri gereği, mağdurenin yaşında yanılması sonucu suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen sanığın TCK 103. maddesinden sorumlu tutulamayacağı, fakat mağdurenin 16 yaşında olduğunu sanan sanığın, mağdure ile TCK 104. maddesindeki suçu oluşturduğu anlaşılmakla, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, işlendiği yer ve zaman nazara alınarak asgari hadden cezası belirlenmiş, suçun, aynı mağdura karşı birden fazla kez işlendiğinden TCK 43. maddesine göre artırıma gidilmiş, sanık hakkında sanığın geçmişi (sanığın mahkememizin 2015/230 E 2016/96 K sayılı dosyasında da benzer suçlamalar ile yargılandığı, sanığın başka bir mağdureye karşı reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan ve çocuğun alıkonulması suçundan mahkumiyetine karar verildiği) sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak takdiri indirim uygulanmamış,
Yine sanık hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan açılan kamu davasında,mağdurenin suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olmakla beraber, bu hususta sanığın hataya düşürüldüğü, bu suç bakımından da sanığın 16 yaşında olan mağdureye karşı işlenmiş Hürriyeti Yoksun Kılma suçundan muhakeme yapılması gerektiği, mağdurenin 16 yaşında olduğu varsayıldığında düzenlemesini TCK'nın 234/3. maddesinde bulan Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması suçunun oluştuğu, katılan ... ...'in bu suç açısından da şikayetçi olduğu nazara alınarak, sanığın cezası,suçun işlenmesindeki özellikler, işlendiği yer ve zaman göz önünde bulundurularak asgari hadden belirlenmiş, sanık hakkında sanığın geçmişi (mahkememizin 2015/230 E 2016/96 K sayılı dosyasında da benzer suçlamalar ile yargılandığı, sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan ve çocuğun alıkonulması suçundan mahkumiyetine karar verildiği) sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak takdiri indirim uygulanmamış, sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığından, hükmü 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca geri bırakılmamış ve 5237 sayılı TCK 51. maddesi uyarınca cezası ertelenmemiştir.
Yine sanık hakkında her ne kadar tehdit suçundan kamu davası açılmış ise de; mağdurenin sanığın kendisine "beni şikayet ederseniz ceza alırsam çıkınca bunun intikamını senden ve ailenden alacağım" dediğini ve telefonla da mesaj atarak aynı şekilde annesinin şikayetçi olduğunu öğrendikten sonra ceza alırsa bunun intikamını kendisinden ve ailesinden alacağını söylediğini belirtmiş ise de sanık savunmasında "kötü olur" demesinin amacının kendisi açısından durumun kötü olacağını anlatmak amacıyla olduğu mağdureyi tehdit amacıyla olmadığını belirtmesi karşısında sanığ üzerine atılı suçu işlediğine dair,her türlü şüpheden uzak,kesin,yeterli ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir." şeklinde hüküm kurulmuştur.