İçtihatYargıtay4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2021/17983 · K. 2021/19450
- Esas No
- 2021/17983
- Karar No
- 2021/19450
- Karar Tarihi
- 15.06.2021
Karar Metni
4. Ceza Dairesi 2021/17983 E. , 2021/19450 K.
"İçtihat Metni"
İmar kirliliğine neden olmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kemer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/02/2020 tarihli ve 2019/5744 soruşturma, 2020/665 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/05/2020 tarihli ve 2020/1268 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından Kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17/03/2021 gün ve 2021/26450 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; " 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, Kemer Belediye Başkanlığı vekilinin 07/11/2019 tarihli dilekçesi ile şüphelinin Antalya ili Kemer ilçesi Yeni Mah. 550 parselde bulunan taşınmazda 3194 sayılı İmar Kanunu'na aykırı inşaat yaptığının tespit edilmesi sonucunda düzenlenen 15/05/2018 tarihli yapı tespit ve tatil zaptında resmi parselli yerde ruhsatsız inşaat yapıldığının tespit edildiğinden bahisle şikayetçi olması üzerine, Kemer Cumhuriyet Başsavcılığınca 19/02/2020 tarihinde şüphelinin üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini müteakip, müşteki kurum vekili tarafından anılan karara karşı 12/03/2020 tarihinde yapmış oldukları itirazda, 07/11/2019 tarihli şikayet dilekçelerinde şikayet konusu taşınmaza ait parsel numarasını maddi yazım hatası sonucu "Yeni Mah. 550 parsel" olarak belirttiklerini, ancak şikayet dilekçesi ekinde sunmuş oldukları ilgili taşınmaza yönelik yapı tatil zaptı ve encümen kararında, şüpheliye ait suç konusu taşınmazın adres bilgisinin "Beldibi Mahallesi Başkomutan Atatürk Caddesi No:123, 962 parsel" olduğunun anlaşıldığını beyan etmelerine karşın mercii Antalya 1. Sulh Ceza Hâkimliğince itirazın reddine karar verilmiş ise de, şüpheli ...'e ait 3194 sayılı Kanun'a aykırı inşa edildiği iddia olunan yapı hakkında taşınmaz kaydının tespit edilmesini takiben, ilgili belediyeye yazı yazılarak şüpheli hakkında düzenlenen varsa yapı tatil zaptı, idari para cezası gibi belgelerin celp edilerek mahallinde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu aldırılması, tutanak tanıkları ve komşu taşınmazlarda bulunanların tanık olarak dinlenmesi ve şikayet konusunda her türlü delil araştırıldıktan sonra şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
CMK'nın 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", 160/2. maddesinde "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. 172. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
CMK'nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet Savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK'nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; müşteki Kemer Belediye Başkanlığı vekilinin 07/11/2019 tarihli dilekçesiyle şüphelinin Antalya ili Kemer ilçesi Yeni Mah. 550 sayılı parselde bulunan taşınmazda imara aykırı inşaat yaptığından bahisle şikayetçi olup 15/05/2018 tarihli yapı tespit ve tatil zaptının dilekçeye eklendiği, Kemer Cumhuriyet Başsavcılığınca "yerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi raporunda imara aykırı yapıların yıkıldığı ve belirlenen usul ve yasaya aykılıkların giderildiği, suç unsuru oluşturan eylemin olmadığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara yönelik müşteki kurum vekili tarafından yapılan itirazda, 07/11/2019 tarihli şikayet dilekçesinde şikayet konusu taşınmaza ait parsel numarasını maddi yazım hatası sonucu "Yeni Mah. 550 parsel" olarak yazdıklarını, ancak şikayet dilekçesi ekinde sunmuş oldukları ilgili taşınmaza ilişkin yapı tatil zaptı ve encümen kararında, suç konusu taşınmazın adres bilgisinin "Beldibi Mahallesi Başkomutan Atatürk Caddesi No:123, 962 parsel" olduğunu, yanlış yerde keşif yapılıp rapor alındığını, suça konu yerde imara aykırılıkların giderilmediğini belirttikleri anlaşılmıştır,
Suça konu yapının bulunduğu taşınmazın tapu kaydının getirtilmesi, şikayete konu taşınmazın bulunduğu yerde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu aldırılması, tutanak tanıkları ve komşu taşınmazlarda bulunanların tanık olarak dinlenmesi, suça konu inşaatın yıkılıp yıkılmadığı, yıkılmış ise şüpheli tarafından yıkılıp yıkılmadığı araştırılarak yıkım işlemlerinin ilgili belediye tarafından gerçekleştirilmiş olması halinde, şüphelinin TCK’nın 184/5. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için, yıkım masraflarını karşılayıp karşılamadığı ve şüpheliye yıkım masrafları açısından müşteki Belediye tarafından bildirimde bulunulup bulunulmadığının belirlenmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, bu araştırmalar yapılmadan eksik soruşturma sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddedilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Antalya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/05/2020 tarihli ve 2020/1268 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- CMK'nın 309. maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 15/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.