III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay tarihinde sınır kapısında yapılan kontrollerde pasaportunu göstermeden kapıdan koşarak çıktığı, ihtarlara uymayınca havaya iki el ateş edildiği, sanığın 30 metre uzaklıktaki su tahliye kanalına atladığı, burada yakalandığı, yakalandığı yerde yapılan aramada 2 adet tabanca ve 2 adet şarjör bulunduğu, sanığın silahları Irak ülkesinde 1000 Amerikan Dolarına satın aldığını, bu silahları satmak maksadıyla ülke içerisine geçirmeye çalıştığını, x-ray cihazını görmesi üzerine korkutuğu ve silahları da yanına alarak araçtan indiğini, yürüyerek çıkmak üzereyken görevleri memurların pasaport sorduğunu beyan ettiği, alınan kriminal raporda tabancaların mandal marifeti ile tek tek ve seri atış yapabilen tabanca olduğu, yapılan incelemesinde ateş etmesine mani mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, laboratuvarda mevcut fişeklerle yapılan tatbiki atışlarda çap ve tipine uygun fişekleri tek tek ve seri olarak patlatığının görüldüğü, bu itibarla söz konusu tabancanın 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silahlardan olduğu, ayrıcı söz konusu tabancaının 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen vahim silahlardan olduğunun belirtildiği anlaşılmakla sanığın silah ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Sanığın olaydan hemen sonra alınan hazırlık beyanında silahları Irak ülkesinde 1000 Amerikan Dolarına satın aldığını, bu silahları satmak maksadıyla ülke içerisine geçirmeye çalıştığını, x-ray cihazını görmesi üzerine korktuğu ve silahları da yanına alarak araçtan indiğini, yürüyerek çıkmak üzereyken görevli memurların pasaportunu sorması üzerine kaçarak uzaklaştığını beyan ettiği, yargılamada suçlamaları kabul etmediğini, abisi ... ile birlikte abisinin tankere ile gümrük işlemlerini yaptırdıklarını, habur gümrük kapısında olduklarını, Iraktan geldiklerini, gümrük işlemlerini yaptırdıkları sırada abisinin yanından ayrıldığını, lavaboya doğru gittiğini, bu sırada memurlar arasında bir bağırış çağırış olduğunu, karışıklıklar olduğunu, korktuğunu ve oradan kaçmaya başladığını, orada bir çukura düştüğünü, düştüğü yerden iki tane tabanca bulunduğunu, ancak tabancaların kendisine ait olmadığını, tabancaları görse de bilemeyeceğini, bu tabancaları kendisinin getirmediğini, ayrıca karakoldaki ifadesini kabul etmediğini, olay günü paniklediğini, iki el havaya ateş edildiğini, bu nedenle kaçmaya başladığını, kendisine evrakları zorla imzalattıklarını ve kendisini dövdüklerini ifade etmişse de dinlenen tanık beyanları ve
olay tutanağında olay günü pasaport kontrol noktasında sanığın kaçması öncesinde herhangi bir karışıklıktan bahsedilmediği, sanığın kaçması sonrasında iki kez yapılan dur ihtarına uymaması nedeniyle havaya iki el ateş edildiği, karmaşadan ve silah sesinden korkup kaçtığı yönündeki savunmasının gerçeği yansıtmadığı, ayrıca tabancaların kendisine ait olmadığını beyan etse de kaçmasının hemen akabinde sanığın düştüğü yerde bulunduğu göz önüne alındığında mahkeme huzurunda alınan beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmekle ve silahlara ilişkin alınan kriminal raporda inceleme konusu tabancanın ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliğini haiz ateşli silahlardan olduğu, ayrıca söz konusu tabancanın nitelikleri itibariyle aynı Kanun'un 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında belirtilen vahim silahlardan olduğu anlaşıldığından sanığın silah ticareti suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin kovuşturma sonucundaki inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine, kabul ve uygulamaya, hukuka uygun yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin sair istinaf itirazları da yerinde görülmemiş ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak, infazı kısıtlar şekilde ödemeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi hususu nedeniyle hükmün düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.