Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2021/18458 · K. 2024/8816
9. Ceza Dairesi 2021/18458 E. , 2024/8816 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/594 E., 2016/312 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdure vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanığın, yaşı küçük mağdureyi aracıyla köydeki evine götürdüğü, aldığı alkol nedeniyle mağdurenin kustuğu ve üzerindeki elbiselerinin kirlendiği, elbisesini değiştirirken sanığın mağdureyi kayıt altına aldığı, sonrasında mağdureyi evine bıraktığı sırada nasihat ediyormuş gibi tavırlar sergileyerek mağdurenin bacağını ve omuzunu tuttuğu, sanığın olay gecesi mağdureyi görüşmeye zorlamak için telefonunda bulunan mağdureye ait görüntüleri ailesine göstermek tehdidiyle şantajda bulunduğu şeklindeki anlatımla sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Trabzon 4. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine, diğer atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle sanığın şantaj suçu yönünden eyleminin sübuta erdiğine, sanık hakkında bu suç yönünden de mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle yetkisiz mahkemede yargılama yapıldığına, sanığın iddia konusu eylemleri gerçekleştirmediğine, mağdure ve tanık beyanlarının çelişkili ve tutarlı olmadığına, sanığın cezalandırmasına yeter somut delil bulunmadığına, hakkında adli konrol kararı bulunan ve bu kararı ihlali olmayan sanık için tutuklama kararı verilmesinin ihsası rey kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın sabıkası nazara alınarak varsayımsal bir değerlendirme ile mahkumiyet kararı verildiğine, sübuta yönelik savunmanın aksi kabulü halinde eylemin hukuki vasıflandırmasının hatalı yapıldığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 110. maddesinin uygulanması gerektiğine, sanığa ait cep telefonuna ilişkin müsadere kararının hatalı olduğuna ilişkindir.