Yargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/18735 · K. 2024/3436
7. Ceza Dairesi 2021/18735 E. , 2024/3436 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/82 E., 2016/346 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'in temyiz isteği; Hatay Genç Madencilik şirketinden 2010 yılında ayrıldığına, şirket yetkilisiymiş gibi gösterilmesi nedeniyle haksız olarak ceza aldığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, iddianame, mütalaa ve hükmün uyumlu olmadığına, koşulları oluştuğu halde cezanın ertelenmediğine, zincirleme suç hükümleri uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık ...'ün temyiz isteği, kararı usul ve yasaya aykırı bulduğundan temyiz ettiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
23.10.2008 tarihinde Hatay Genç Madencilik isimli firmaya maden ocağı ve yol açma izni verilen sahanın kontrolünde yol güzergahında değişiklik olduğu, jalonların söküldüğü ve izin verilen alan dışında maden ocağı açıldığı, açılan yoldaki emvallerin yediemine alındığı tespit edilmiştir. Hakkında suç tutanağı düzenlenen Ali Gök'ün 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama, mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, yol güzergahının değiştirildiği, yapacak nitelikteki ağaçların iş makinesiyle tahrip edildiği, yediemine alınan emvallerin değer kaybı nedeniyle satıldığı belirtilmiştir. Ali Gök'ün suça konu yerde işçi olarak çalıştığını ve şirket yetkililerinin ..., ... ve ...olduğunu beyan etmesi üzerine sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. 01.07.2008 tarihli saha teslim tesellüm tutanağı ve 10.11.2009 tarihli kolluk araştırma tutanağı dosyada mevcuttur. Sanık ... savunmasında, madene ulaşmak için izinli yapılan yolun mecburiyetten dolayı güzergahını değiştirdiklerini, izinli olan yer dışında yol açmak zorunda kaldıklarını, ancak her seferinde orman işletme görevlilerinin yanlarında olduğunu beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında, 2010 yılında Hatay Genç Madencilik şirketindeki ortaklıktan ayrıldığını, saha açma çalışmasına girmeden önce gerekli izinlerin alındığını bildiğini, saha açma esnasında orada olmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. A.Sanıklar Hakkında 6831 Sayılı Kanun'un 91 inci Maddesine Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik İncelemede Bilirkişi raporuna göre sanıklar hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Suç tutanağı, sanıkların savunmaları, bilirkişi raporu, saha teslim tesellüm ve kolluk araştırma tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. B.Sanıklar Hakkında 6831 Sayılı Kanun'un 93 üncü Maddesine Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik İncelemede Suç tarihinin 23.10.2008 olduğu anlaşılmakla; Sanıkların yargılama konusu eylemleri için belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanıklara atılı suçların işlendiği 23.10.2008 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.