Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2021/19040 · K. 2023/4380
9. Ceza Dairesi 2021/19040 E. , 2023/4380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Beraat 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan mağdure ve velayet hakkı sahibi annesi ...'nin soruşturma aşamasında şikayetçi olmaları dolayısıyla mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle atanan vekilinin temyiz istemi, aynı zamanda katılma istemi olarak değerlendirilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Saray (Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli, 2014/118 Esas, 2016/357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.01.2021 tarihli ve 14-2017/2026 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.12.2013 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, bu sebeple Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.