IV. GEREKÇE
A.Sanık Hakkında Devletin Birliğini Ve Ülke Bütünlüğü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
PKK/KCK sözde yürütme konseyinin öz yönetimden başka seçenek kalmadığına yönelik çağrısı üzerine, terör örgütünün amaca ulaşmak için gerçekleştirdiği stratejik hamlelerden en önemlilerinden birisi olan, yoğun olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve Ülkemizin değişik yörelerinde hakimiyet alanları oluşturmak için güvenlik güçlerine ve kamu binalarına topluca saldırı girişiminde bulunmak kararı kapsamında, PKK/KCK terör örgütünün şehirlerdeki milisleri ve kırsal alandaki örgüt mensuplarının silahları ile şehir merkezlerine gizlice girerek halkın arasına karıştıkları, zaman zaman bir kısım belediyelerin araç ve gereçlerini de kullanmak suretiyle insanların yoğun olarak yaşadıkları sokaklara, mahallelere hendekler kazarak el yapımı bomba ve düzenekleri yerleştirdikleri, umumun kullandığı karayollarına mayın döşeyerek patlamaya hazır hale getirdikleri, tonlarca patlayıcı yüklü kamyonlar, iş makineleri ve diğer araçlarla canlı bomba saldırıları hedefledikleri, güvenlik güçlerinin kamu düzenini ve bu yörede yaşayan vatandaşların güvenliğini sağlamak için operasyon yapma zorunluluğu sonucunda, örgüt mensuplarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalar sırasında daha önce yerleştirilen patlayıcıların infilak ettirilmesi ve bireysel ya da araçlarla gerçekleştirilen canlı bomba saldırılarıyla çok sayıda sivil vatandaş, kamu görevlisi ve güvenlik güçlerinin ölüm ve yaralanmasına sebebiyet verdikleri, bu süreçte yöre halkının oturduğu evleri terk etmelerini cebren engelleyerek canlı ... yaptıkları, yerleşim alanlarının teröristlerden ve patlayıcılardan temizlenmesi için sürdürülen operasyonların haftalarca sürdüğü, çok sayıda özel konut ve işyeri, okul, hastane gibi kamu konutları ve şehrin alt yapı tesislerinin ağır hasar görerek kullanılamaz duruma geldiği, bölge halkının büyük bir çoğunluğunun terör örgütünün yasalara ve devlet otoritesine itaatsizlik çağrısına itibar etmemesiyle, silahlı çatışmaya giren birçok örgüt mensubunun etkisiz hale getirilerek, yerleşim alanlarının, örgütün işgalinden ve patlayıcılardan temizlenerek, kamu düzeninin sağlandığı bilinen bir gerçektir.
Sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği sanığın tevil yollu ikrarı, tanık beyanları, olay ve araştırma tutanakları birlikte değerlendirildiğinde, Silopi ilçesi Barbaros mahallesinde hendek kazdığı, barikat kurduğu, kaleşnikof marka silahla nöbet tuttuğu, patlayıcı yerleştirilmesinde aktif rol oynadığı sabit olan sanığın sübutu kabul olunan, silahlı terör örgütünün stratejisi doğrultusunda güvenlik güçlerinin ve halkın giriş çıkışını engellemek amacıyla hendek kazma, barikat kurma, bu hendek barikatlarda silahlı nöbet tutma, patlayıcı madde yerleştirme şeklinde tezahür eden eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçunun sabit olduğu anlaşılmıştır.
5271 ... CMK'nın 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince "müdafi bulunmaksızın kollukça alınan ifadenin, hakim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınmayacağına" ilişkin emredici hüküm gözetilerek; kollukta şüpheli sıfatıyla müdafisiz olarak sanık aleyhine verdikleri beyanları hükme esas alınan ... ..., ... ... ve ... ...'ün savcılık veya mahkeme aşamasında bu beyanlarını doğruladıkları tespit edilemediğinden söz konusu beyanların hükme esas alınamayacağı açık ise de, diğer delillere göre atılı suçun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış, ancak;
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte suç kaydı ve sabıkası olmayan, kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili suçunu kabul etmeyen sanığın pişman olduğunu beyan etmesinin beklenemeyeceği, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan, ayrıca savcılık, sulh ceza ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında hakkında kurulan hükme esas alınan örgütsel faaliyetlerinden bir kısmını tevil yoluyla ikrar eden sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; savunma ... kapsamında değerlendirilmesi gereken suçu inkâra yönelik beyanların, sanığın pişman olmadığını gösteren bir beyan olarak kabul edilerek yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B.SanıK Hakkında Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma Veya El Değiştirme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1-Sanık hakkında tanık beyanları ve olay tutanakları bir arada değerlendirilerek Silopi ilçesi Barbaros ve Başak Mahallelerine patlayıcı madde döşediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmişse de, söz konusu araştırma tutanaklarında Silopi ilçesinin pek çok mahalle ve caddesinde patlayıcı madde tespit edilip kolluk tarafından imha edildiği bilgilerine yer verildiği, bu döşenen patlayıcılarla sanığın bağlantısını kurabilecek herhangi bir uzmanlık raporunun dosyada olmadığı, yine sanığın patlayıcı madde döşediğine ilişkin somut bir noktanın belirtilmediği, beyanlarda belirtilen cadde ve sokaklarda birden fazla EYP bulunduğu görülmekle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın olay tutanaklarında belirtilen EYP'lerden hangisi ya da hangilerini yerleştirdiği kesin olarak tespit edilemediğinden üzerine atılı tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre;
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte suç kaydı ve sabıkası olmayan, kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili suçunu kabul etmeyen sanığın pişman olduğunu beyan etmesinin beklenemeyeceği, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan, ayrıca savcılık, sulh ceza ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında hakkında kurulan hükme esas alınan örgütsel faaliyetlerinden bir kısmını tevil yoluyla ikrar eden sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; savunma ... kapsamında değerlendirilmesi gereken suçu inkâra yönelik beyanların, sanığın pişman olmadığını gösteren bir beyan olarak kabul edilerek yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C.SanIk Hakkında Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1-Oluşa ve dosya kapsamına göre; gizli tanık beyanının tek başına hükme esas alınamayacağı ilkesi de gözetilerek anılan bölgede hendek-barikat kazıp burada silahla nöbet tutan ancak bizzat silahlı çatışmaya katıldığı her türlü şüpheden uzak kesin şekilde kanıtlanamayan sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
2-Kabul ve uygulamaya göre;
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte suç kaydı ve sabıkası olmayan, kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili suçunu kabul etmeyen sanığın pişman olduğunu beyan etmesinin beklenemeyeceği, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan, ayrıca savcılık, sulh ceza ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında hakkında kurulan hükme esas alınan örgütsel faaliyetlerinden bir kısmını tevil yoluyla ikrar eden sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; savunma ... kapsamında değerlendirilmesi gereken suçu inkâra yönelik beyanların, sanığın pişman olmadığını gösteren bir beyan olarak kabul edilerek yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.