Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2021/19766 · K. 2024/1057
4. Ceza Dairesi 2021/19766 E. , 2024/1057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/130 E., 2016/142 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Temyiz başvurusu, şikâyet ve davaya katılma iradesi olarak değerlendirilerek, talimat duruşmasına mazereti sebebiyle katılmayan ve duruşmanın ertelenmesine yönelik talebi hakkında herhangi bir karar verilmeksizin dinlenmesinden vazgeçilen şikâyetçi ...'in katılan, aynı şekilde mazereti sebebiyle duruşmanın ertelenmesine yönelik talebi karara bağlanmayan şikâyetçi vekilinin ise katılan vekili sıfatıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya kabulüne karar verildi. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteminin özetle; kendileri dinlenmeksizin ve katılma talepleri olup olmadığı sorulmaksızın karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıktan şikâyetçi olduklarına ve davaya katılma taleplerinin kabulüne karar verilmesini istediklerine, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğine, bu ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu görülmüştür.